Arama

Çevrim dışı gençlik

Yayınlanma Tarihi: 18.06.2018 00:00 Güncelleme Tarihi: 18.06.2018 12:57
Çevrim dışı gençlik

Son yıllarda baş döndürücü hızla artan internet ve bilgisayar kullanımı, denilen bozukluklara yol açmaya başladı.

Bilgisayar ve internet, yaşamımızın her alanında vazgeçilmezler arasında yer almaya başladı. Son yıllarda ise bu bilgisayar ve internet kullanımı baş döndürücü bir hızla artmaya devam ediyor. 'nun 2011 yılı Ağustos ayı verilerine göre genelinde İnternete erişim olanağı bulunan hane oranı yüzde 42.9'a ulaştı. Bu oran gün geçtikçe de artmakta. Çocuk ve ergenler ise bu teknolojileri en çok kullanan yaş grubu olarak göze çarpıyor.

İnternetin temel ortaya çıkış amacı bilgiye kolay, ucuz, hızlı ve güvenli ulaşmak ve iletişimi kolaylaştırmak olmasına rağmen internetin tahmin edilenden de hızlı yaygınlaşması patolojik aşırı kullanıma ve yeni bir bağımlılık türü olarak nitelenebilecek internet bağımlılığına yol açmaya başladı. Gelişen çağa hızla ayak uyduran ülkemiz de internet kullanımının giderek yaygınlaşması nedeniyle bu yeni tanımlanan bozukluk için uygun bir zemin oluşturuyor. Türkiye'de problemi daha ziyade bu teknolojiye daha yatkın olan gençlerde ve çocuklarda daha fazla görülüyor ve artık aileler çocuklarının internet kullanımının yol açtığı sorunlar nedeniyle bu bozukluğun tedavisinin arayışına girmeye başlamıştır.

Teknoloji bağımlılığı nedir?

Teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydalar var. Ancak kişinin kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması çok ciddi zararlara sebep olabilir. İnternet ve teknoloji bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluk yaşadığı bir durum olarak tanımlanır.

Birçok kişi için bağımlılık kavramı klasik anlamda alkol, esrar, kokain, eroin gibi kimyasal madde kullanımını içerse aslında bağımlılığı neyin oluşturduğu konusunda gerçekte net bir açıklama yapmak zordur. Özellikle son zamanlarda kumar, para harcama, alışveriş yapma, yemek yeme, egzersiz, televizyon izleme, bilgisayar oyunları oynama gibi çok çeşitli davranışların da bağımlılık yaratabileceği görülür. Kimyasal olmayan bağımlılıkların bağımlılık yaratıp yaratmadığını belirlemenin yolu uyuşturucu bağımlılığı için saptanmış olan klinik ölçütlerle karşılaştırmaktır.


Bilgisayarın çocukları gerçek oyun kültüründen alıkoyarak kendileri için henüz çok erken olan bir dönemde kaldırabileceklerinin üzerinde miktarda uyarana maruz bırakabileceği tehlikesi söz konu. Bu teknolojilerle sağlanan sanal dünyanın gerçeği yansıtmaktan uzak olması, çocuğu gerçeklerden izole bir yaşama doğru çekmesi, farkındalığını ve yaratıcılığını azaltması gibi diğer tehlikeleri de barındırıyor.

Çocuk ve ergenleri bu teknolojilerle buluşturma zamanı, süresi ve biçimi konusunda farklı görüşler bulunuyor. Bilimsel araştırma bulguları, kullanım biçimine göre bu teknolojilerin tehdit ya da fırsata dönüşebildiğini gösteriyor. Öte yandan güncel bilimsel yaklaşımlar, güvenli internet uygulamalarını tamamen toplumun iyiliğine ya da tamamen özgürlük karşıtı olarak kabul eden iki uç görüşün gölgesinde sürmektedir.

Amerikan Pediatri Akademisi, iki yaşın altındaki çocukların kesinlikle televizyon izlememesi gerektiğini belirtmektedir. Bugün ise teknolojik tehditler arasında uzunca bir süre ilk sırada yer alan televizyonun yanına bilgisayarlar ve mobil araçlar da katıldı. Artık kişisel dijital yardımcısını, akıllı telefon veya tablet bilgisayarını iki yaşındaki çocuğunun elinden alamayan ebeveynlerle de karşılaşmaktayız. Oysa dijital ortamlarla meşgul iken edilgen ya da hareketsiz biçimde geçirilen zamanların bilişsel, fiziksel ve psikososyal gelişime olumsuz etkide bulunması kaçınılmazdır. Çünkü küçük çocuklar, iletişim kurup sosyal ilişkiler kurma yolunda yetişkinleri ve çevrede gördükleri uygun davranışları taklit ederler. Yine dijital ortamlardan uzakta iken fiziksel gelişimlerine önemli katkılar sağlayan çok sayıda oyun seçeneği bulunmaktadır. Bilgisayar başında geçirilen zamanın çocukların mutlaka yaşamaları gereken bu gelişimsel deneyimlerin önüne geçmemesi gerekir.

Dijital medya yoğunluğu içerisinde yeterli miktarda sosyal uyarılma ya da fiziksel etkinlik yaşamayan çocukların gelişimlerinde bir farklılaşma ya da anormalleşme görülmesi söz konusudur.

Teknoloji bağımlılığının belirtileri ise şöyle;

  • Yalnızca birkaç dakika diyerek saatler harcamak,
  • Çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek,
  • Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek,
  • Anonim bir kişiliğe bürünmek, insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih etmek,
  • İnternete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün vermek,
  • Bilgisayarınızın başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygular arasında gidip gelmek,
  • Bilgisayarınızdan uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek,
  • Gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalmak,

İnternet bağımlılığının nedenleri

İnsanların zararlı alışkanlıkları ve bağımlılıklarında olduğu gibi teknoloji bağımlılığının da çeşitli kişisel davranışların, biyolojik ve genetik nedenlerin yanı sıra yaşam ortamının etkili olduğu düşünülür. Teknoloji bağımlılığına neden olduğu düşünülen en önemli 3 faktör şunlardır:

Zihin sağlığı geçmişi: Center for Internet kurumunun araştırmalarına göre teknoloji bağımlılığı anksiyete, depresyon, sosyal fobi ve uyku problemleri çeken kişilerde daha sık görülüyor. Aynı kurumun elde ettiği bir diğer verilere göre; materyalist kişiler bu alışkanlıklarını teknolojiyle sürdürdüklerinde internet alışverişlerine karşı bağımlı bireylere dönüşebiliyorlar.

Kişilik: Sosyal ilişkiler konusunda başarısız ve çekingen bireyler, teknolojinin sunduğu avantajlardan faydalanmayı daha az korkutucu kabul ediyor. Bu kişiler için internet ve sosyal medya insanlardan bir kaçış biçimi olurken, anonim olarak bir topluluğa tehdit edilmeden dahil edilme şansı sunuyor.

Çevre: İş stresi ve kişisel hayatta yaşanan olaylar insanları teknoloji bağımlığına sürükleyebiliyor. İş hayatında başarısız bir kariyere sahip olmak, stres seviyesini düşürmek için kişileri internete sevk ediyor. ABD'de bu konu üzerine yapılan bir araştırmanın sonucu olarak yetişkinlerin yüzde 58'inin akıllı telefonu olduğu ve gençlerin yüzde 37'sinin teknoloji bağımlılığına aday olduğu kayda düşülüyor.

Araştırmacılar internet bağımlılığının nedenleri noktasında özellikle sosyalleşme ihtiyacını vurgular. Günümüzün şehir hayatında kolay kolay kurulamayan sosyal bağlantıları, internet üzerinden kurabilme, yabancılarla kolaylıkla ve risksiz olarak ilişkiye geçebilme; insanların kendi kendilerini dizginlemeden, özgürce düşüncelerini, duygularını ifade edebilmeleri; kendilerini göstermek istedikleri yönlerini abartarak gösterebilmeleri; internet üzerindeki paylaşma ortamlarında ses çıkarmadan diğerlerini inceleme olanağının olması gibidir. Sosyalleşme ihtiyacına, interneti çekici kılan başka unsurları da eklemek zor değildir. Sözgelimi her an el altında olması, yasaklanmış olana ulaşabilmeyi kolaylaştırması, oyun oynamaya, risk almaya yardım etmesi bunlardan birkaçıdır.


Teknoloji bağımlılığı fiziksel ve sosyal alanda sorunlara neden oluyor. Bunlar;

  • Gözlerde yanma
  • Boyun kaslarında ağrı ve sertleşme
  • Beden duruşunda bozukluk
  • Elde uyuşukluk
  • Halsizlik
  • Akademik başarıda düşüş
  • Kişisel, aile ve okul sorunları
  • Zamanı idare etmede başarısızlık
  • Uyku bozuklukları
  • Yemek yememe
  • Aktivitelerde azalma
  • İnternet arkadaşları dışında izolasyon

Bağımlılığı nasıl kontrol altına alırız?

  • Günlük internet kullanım saatlerini değiştirin.
  • Haftalık internet kullanımı çizelgeleri hazırlayıp, uyulmasını sağlayın.
  • Destek grupları ya da aile terapisi gibi yöntemleri hayata geçirin.

Yapmayı isteyip de fırsat bulamadığı faaliyetleri bir deftere yazmasını sağlayın, internet kullanmak için yoğun istek duyduğunda yazdıklarından birini yapmasını isteyin.

Çocuk ve ergenlerde bağımlılığı önleme

2 yaşından küçük çocukların internet, TV ya da bilgisayarla karşılaşması uygun değildir. Okul öncesi yaş grubu için günde 30 dakikayı geçmeyecek şekilde internet kullanımı yeterlidir. İlköğretimin ilk 4 yılında ödev haricinde oyun ve eğlence için günlük 45 dakika zaman ayrılmalıdır. Sonraki yıllarda hafta sonu daha esnek olmakla birlikte günde 1 saat kullanım uygundur. Lise çağında da günlük 2 saat yeterlidir.

Teknoloji bağımlığıyla etkin mücadele eden Genel Müdürü Yılmaz da konu ile ilgili açıklamada bulundu.

Bağımlılığın "bir madde veya davranışın, kişinin hayatını kontrol etmeye başlaması" olarak yorumlayan Yılmaz, "Bir şey kişinin hayatını kontrol etmeye başlıyorsa, bütün gününüz onu bulmak veya bırakmaya çalışmakla geçiyorsa, artık bir bağımlı profilinden bahsedebiliriz. Bu açıdan bakıldığında, teknolojide de benzer süreçler ve benzer sonuçlar yaşanıyor." ifadelerini kullandı.

"Boşlukları doldurmanız lazım"

Savaş Yılmaz, bağımlılığın önüne geçilmesi noktasında boş zamanların doldurulması için alternatif bir yaşam sürülmesi gerektiğini belirterek, gençlerin sanatla ve sporla ilgilenmesi amacıyla Yeşilay'ın projeler geliştirdiğini aktardı.

Bağımlılıkların tümünün hayattaki bir boşluktan yararlanarak kişiye ulaştığına değinen Yılmaz, "Boşlukları doldurmanız lazım. Teknoloji bağımlılığı da aynı şekilde giriyor hayatınıza. Hayatınızdaki boşluğu daha pozitif şeylerle, sporla ve sanatla doldurabilirsiniz. Bunu yaptığınızda bağımlılık oluşturacak materyallere yer kalmıyor hayatınızda. Maalesef ebeveynlerimizin bu konuda duyarlı olmadığını görüyoruz. Belki duyarlılıkların geliştirilmesi lazım. Bazı ebeveynlerimizin çocuklarını teknolojiye yönlendirmesi konusu da var ve bilinçsizlikten kaynaklanan bu süreç, bağımlılık olarak ortaya çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Ailelere çok büyük iş düşüyor"

Kişinin bilgisayar, tablet veya telefon başında geçirdiği zamanın artmasıyla teknoloji bağımlılığının başladığını ya da başlamak üzere olduğunu dile getiren Yılmaz, "Teknoloji bağımlılığının sonuçları kötü olabiliyor. Bağımlının insan ilişkileri bozuluyor, akademik başarı düşüyor. İşe gitmiyor, sağlığı bozuluyor, hijyenine dikkat etmiyor, yeterince uyumuyor ve benzer sonuçlar yaşanıyor. Bağımlı kişi, teknolojiden uzak kalınca öfke ve huzursuzluk gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor." diye konuştu.

İnsanların bağımlılık noktasına bir anda gelmediğini, bu sürecin adım adım ilerlediğini anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılan araştırmalarda, Türkiye'de gençlerin yaklaşık yüzde 20'sinin teknoloji bağımlılığı riski altında olduğu görülüyor. Bu oran, diğer bağımlılıklardan çok yüksek. Diğer bağımlılıklarla karşılaştırdığınızda, yüksek bir oran olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla teknoloji bağımlılığına önlem alınmalı. Özellikle spor, sanat gibi alternatifler sunmamız lazım gençlere ve çocuklara."

Her şeyden önce doğru anne ve baba

Her türlü bağımlılıkta olduğu gibi teknoloji bağımlılığı konusunda da ailelere çok büyük iş düştüğünü kaydeden Yılmaz, ebeveynlerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yeşilay Genel Müdürü Savaş Yılmaz, doğru anne ve baba olmanın önemine dikkati çekerek, "Çocukların her şeyden önce doğru anne ve babaya ihtiyacı var. Arkadaşlarını bir şekilde okulda, sosyal medyada veya başka yerlerde bulabiliyorlar ama anne ve baba bir tane. Onların da eğitimli, bilgili, bilinçli olması gerekiyor. O nedenle anne ve babaların önce kendini eğitmesi lazım." şeklinde konuştu.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN