VAV TV CANLI YAYIN
Mustafa Özcan

Kur'an Masonluktan bahseder mi?

25.05.2026

Kestirmeden söyleyecek olursak; Kur'an Masonlardan bahseder. Pekala! Öyle ise aramızdan biz niye duymadık diyenler çıkabilir. Onlar da haklı. Öyleyse mevzuyu izah edelim. Kur'an, Masonlardan isim olarak bahsetmez ama sıfatlarından bahseder. Onlar hini hacette Yahudilerin harekete geçirdikleri organize bir kitle ve zümredir. Kur'an-ı Kerim iki kapağı arasında Yahudileri deşifre etmekte ve haklarında çarpıcı ifadeler kullanmaktadır. Yirminci yüzyılda, İsrail kuruluncaya kadar Kur'an-ı Kerim'in sırlarından bir sırrı saklı kalmıştır. Vakti geldiğinden bu sır açığa çıkmıştır. Bu sır, İsrail devletinin kurulacağını öngörmesidir. Lakin ifadeleri kapalı ve perdeli olduğundan eski müfessirler meramını anlamamışlar. İsra Suresi'nin ilk ayetleri ile 104'üncü ayet yeryüzüne dağıldıktan sonra tekrar toplanacaklarını ve Arz-ı mev'ud'a geri geleceklerini haber vermektedir. 'Uskunu'l arza 'ifadesi diasporayı ifade etmektedir. 'Ci'na biküm lefifa' ibaresi de sizi parça parça diasporadan toplayacak ve geri getireceğiz anlamındadır. Kur'an- Kerim madem haber vermiş öyle ise zamanı gelmeden bizler bundan niye haberdar olmadık ve durumu kavrayamadık, tedbir almadık? diye sorulabilir. Geleceği bilseler bile insanlar tarihin akışının yönünü değiştiremezler. Çünkü akış nehir kolları gibi çok yönden gerçekleşir. Kısaca, Allah murat etmediği için önlem alamadık! Aksi taktirde gerçekler herkese ayan olsa dünya sahnesindeki mücadele ve süreç başlamadan biterdi.

Kur'an yazdığı halde bu durum beşer idrakinde ma'kes bulmamış ve keşfedilmemiştir. Lakin İsrail ete kemiğe büründüğünde zamanın keşfiyle Kur'an- Kerim'in bu sırrı anlaşılmış ve inkişaf etmiştir. Bazıları Müslümanların olayların hep gerisinden geldiklerini düşünebilir ve söyleyebilir. Tam öyle değil. Müslümanlar 14 yüz yıllık İslam tarihini en az 8 ya da 10 yüzyıl ileride kapatmışlardır. Onların zaferleri ve galibiyetleriyle son bulmuştur. Haçlı-Moğol savaşlarını saymazsak bir de 18'inci yüzyıldan itibaren küreselleşen Batı medeniyetini saymazsak Müslümanlar dünyayı önüne katıp sürüklemişlerdir. Bu nöbet devri veya mola dönemleri olmasaydı imtihan sırrı bozulurdu. İnsanlar gayri iradi bir biçimde İslam'a teslim olurlardı. Halbuki bilgi düzeyinde ya da ilme'l yakin düzeyde de olsa İslam insanları kanaatlerinde hür bırakır. Onlar ilmen zorlamaz. Bunun için aksettirdiği hakikatler perdeli gelir. Tercih haklarını ellerinden almaz. Aksi takdirde bütün dünya Müslüman olurdu. Hak ile batıl arasındaki çekişme erkenden sonuca bağlanırdı. Müslümanlar yeterince duyarlı olsalardı birçok menfi gelişmeyi vukuundan evvel sezebilir ve bertaraf edebilirlerdi. Bu da dünya imtihanının kısa devre yapması anlamına gelirdi. Bu da imtihan sırrına uygun düşmezdi. Dolayısıyla herkesin rolünü oynaması için olaylar yakin derecesinde öngörülememiştir. Muhkem ve müteşabih ayetler konusunda olduğu gibi zamanı geldiğinde; sırları çözüldüğünde müteşabih ayetler kümesi muhkem ayetler kümesi haline gelmektedir. Muhammed Abduh ve muakkibi Reşid Rıza, Kur'an-ı Kerim'in ancak iki dille anlaşılabileceğini ve tefsir edilebileceğini söyler. Bu dillerden birisi Arapçadır. Kur'an, Arapça nazil olmuştur. Sırları Arapça mahfazasında muhafaza edilmektedir. Lakin bu esrarının ikinci mahfazası ise zaman boyutudur. Zaman ihtiyarladıkça Kur'an gençleşiyor. Muhammed Abduh ve Reşid Rıza'nın ifadesiyle tefsirin ikinci dili zaman dilidir. Ayetlerin inkişafının vakt-i merhunu vardır. Bu da zaman dilinin asırdan asra çözülmesidir. Zaman keşşaf-ı hakaiktir. Zamanı geldiğinde sırlar açığa çıkar. Üzerindeki perdeleri atar, indirir. Gizli sırları ortaya serer. Bu nedenle zamanında yaşamayan kimse skolastik ve anakronik kalır. Bu nedenle de İskilipli Atıf Hoca 'İslam asri değil, a'saridir' demiştir. Bütün asırları kuşatır. Her asır ondan ve mucizelerinden payını alır. Kur'an her dem yeniden nazil olur. Bu, zamani nüzüldür.

Kur'an sadece Yahudilerin sıfatlarını değil aynı zamanda dal bil işare yöntemiyle geleceklerini de haber verir.

Konya'daki konuşmamda Kur'an-ı Kerim'in perdeli bir biçimde Masonluktan bahsettiğini dile getirmiştim. Zira İsra Suresi onların yeryüzünde iki defa bozgunculuk yapacaklarını anlatırken onların İsrail'in kuruluş aşamasında ve sonrasında 've cealnaküm eksere nefira' ifadesiyle iltihaken taraftar mobilize güçleri olacağını haber verir. Burada ayet Masonluğu aracı topluluk ve vekalet güçleri olarak geç dönemle irtibatlandırıyor. Burada geçen nefira ifadesi istinfar ve seferberlik meselesiyle bağlantılıdır. Lakin nüzulüne müteakip zamanlarda nasıl kavramlaştırılması gerektiği yönünde idrakler kilitlidir. Burada ibare Arapça ama asimetrik bir anlatım boyutu var.

Yeryüzü iyiler ile kötüler arasında çekişme sahnesi olduğundan menzilini alıncaya kadar bu mücadele devam eder. Nitekim ayet buna vurguda bulunur: Tilke'l eyyamu nüdaviluha beynennasi. Biz zafer ve hezimet günlerini insanlar arasında dolaştırırız. İmtihan sırrı gereği sürekli olarak hakkın galip gelmesi oyunun kurallarını bozar. Dünya iyiler ile kötüler arasında çekişme sahnesidir. İyiler akıbetlerini bilseler kötüler de akıbetlerini bilselerdi süreç başlamadan sona ererdi. Dolayısıyla olayların sırrı, olayları takiben anlaşılıyor. Demek ki Arapçadan kopmadan zamanın dilini bilen Kur'an-ı Kerim'in esrarını çözüyor!

"Biz âyetlerimizi hem âfâkta (kendi dışlarındaki âlemlerde, evrende) hem de kendi nefislerinde (enfüste, kendi iç dünyalarında ve bedenlerinde) onlara göstereceğiz; tâ ki onun (Kur'an'ın) gerçekten hak olduğu kendilerine iyice ayan olsun..."

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.