Yönetim değil, denetim
Gelişmeler ışığında İran'ın yönetim yapısını gözden geçirmesi gerekiyor. Hamaney'in 86 yaşında ülkeyi yönetmesi pek normal bir durum değildi. Devlet ona muhtaç o da başkalarına muhtaç! Muhammed Hatemi'den bir Gorbaçov olması istenmiş lakin o buna cesaret edememişti. Keşke cesaret etseydi bu İran halkının ve bölge halklarının lehine olurdu. Tehlikeli bir yapının karizması ve kutsiyeti alınmış olurdu. Dini rehberi seçen Hubrigan Meclisi (Meclisi Hubera) elden ayaktan düşmüş yaşlılar kümesi tarafından temsil ediliyordu. Bu Sovyetler Birliği'nde parti iktidarı olan Nomenklatura'ya benzetilmiştir.
Onlarla birlikte rejim de yaşlanmıştır. Dolayısıyla yaşlı kuşak devletin işleyişinde dinamizmi engelliyordu. Sistem işe göre adam değil adama göre iş anlayışını temsil ediyordu. İran'da aslında yönetim piramidi ve hiyerarşisi ters işliyor. Söz gelimi şimdi Hamaney'in oğlu babasının yerine geçecek olursa; hangi özelliğinden dolayı bu makama getirilecek? Dünyevi özelliklerinden mi dini özelliklerinden dolayı mı? Teoriye göre öncelikli olarak dini özelliklerinden dolayı olmalıdır. Bu makam dini rehberiyet makamı olmasına rağmen Mücteba Hamaney dünyevi nedenlerden dolayı veya siyasi nedenlerden dolayı bu makama aday gösteriliyor. Devrim Muhafızları ile ilişkileri dikkate alınacak. Halbuki dini müesseseden ya da clergy (din adamları) hiyerarşisinden uzak bulunduğundan dolayı Ali Laricani gibi yetkin isimler bu makama aday gösterilemiyor. Kaldı ki Mucteba Hamaney'in dini rütbesi de bu makama gelmesine yetmiyor, müsaade etmiyor. Mücteba Hamaney ne dini nedenlerle ne de dünyevi nedenlerle bu makama getiriliyor. Bu makama gelmesinin tek nedeni babasının çevresinden ve ilişkilerinden güç devşirmesi! Farklı bir şahlık türü. Babasının gölgesi olarak kazandığı nüfuz ve etki alanından dolayı yetersizliğine rağmen en güçlü adaylardan birisi. Burada dirayet faktörü değil çevre faktörü gözetiliyor. Onunla birlikte aynı nedenden dolayı halef olarak ismi geçenlerden birisi de Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni!
Esasen Hamaney devrim rehberi oyarak seçilirken de seçilme kriterlerini karşılamıyordu. En yetkin adam Ayetullah Muntazari devre dışı bırakılınca entrikacılar devreye girdi. Makama göre adam değil adama göre makam devri başladı. Rafsancani kirvelik yaptı ve böylece Hamaney bir gecede "Huccetü'l İslam" mertebesinden "Ayetullah" mertebesine çıkarıldı. Beşşar Esat'ın yaşını anayasaya uydurmak yerine anayasayı yaşına uydurmaları gibi. Peki adamına göre işleyen bu sistem karmaşa üretmiyor mu? Hem de nasıl! Post dışı kalan güçlü isimleri darıltmamak için bir sürü içi boş makamlar türettiler. Bu sistem Bir sürü paralel yapı doğurdu.
Makam dışı kalanlara Rejimin Maslahatını Teşhis kurumu gibi kurumlar lütfedildi. Dini rehber varken bu makamın ve bu makamı dolduran kişinin etkinliğini ne olacak? Rehberin himayesinde cumhurbaşkanlığına paralel işler yapıyorlar. Bu da cumhurbaşkanını işlevsiz hale getiriyor.
Başa dönmeli ve sistemi yeniden onarılmalı. Bunun için Velayet-i Fakih sistemi kaldırılmalı ve cumhurbaşkanı tam yetkili olmalıdır. Velayet-i Fakih kurumu yerine de şeyhülislamlık benzeri bir denetim müessesesi kurulmalıdır. Hem yönetim hem denetim tek elde toplanmaz! Din adamları hukukun işleyişinin İslam'a göre tanzimini ve işleyip işlemediğini denetlemelidir. Bu şeyhülislamlık gibi bir kurum tarafından yapılabilir. Bu sistemde din adamlarından bazıları yetkinliği oranında sistemde görev alabilir ve cumhurbaşkanı da seçilebilir. Lakin bu bir kural olmamalı ve bu makam sürekli din adamlarının uhdesinde kalmamalıdır. Aksi halde ruhbaniyet rejimi olacak ve her şey birbirine karışacaktır. Devlet katındaki bu kargaşa ortamı ancak yetkiler ve postlar ehil insanlara verilerek yatıştırılır. Dini rehbere veda edildiği gibi Mehdi'yi temsil etmesi gibi rasyonalite dışı yaklaşımlara da veda edilmelidir.
Bunun yolu da dini sistemle dünyevi sistemin yer değiştirmesidir. Uzmanlar Meclisi gibi kurumlar teknik bir kurum haline getirilmelidir. Görevleri dini lideri seçmek değil sadece kanunların İslam hukukuna uygunluğu denetlemek olmalıdır. Kurumsal olarak din adamlarının (ulema) denetçi olmaları siyasi liderlerin de yönetici olmaları sağlanmalıdır. İslami sistem de şeyhülislamlık veya benzeri kurumlar vardı, devletin işleyişini İslami açıdan denetler ve kontrol ederdi. Günümüzde bazı Arap ülkelerinde de çıkarılan yasaların şeriata uygun olup olmadığı hem pratik hem de teorik olarak ulema tarafından denetlenmesi isteniyor. En azından bu yönde arayışlar var!
İran'da sistemin karmaşıklığı tamamen Humeyni'nin eseridir ve hatasından kaynaklanmıştır. İran'da bu sistemde kapıcı veya hacip rolünde olan seçilmiş Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan gibilerine de yazık oluyor. Yetki onların elinde olsa böyle harp darplar yaşanmayabilirdi. İran'da bir şeyler ters gidiyor düzeltme vakti geldi hatta geçiyor! Mücteba'nın veliyi fakih olarak seçilmesi yerine bu kurum ortadan kaldırılmalıdır. Çözüm budur.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- İran Arapları niye bombalıyor? (05.03.2026)
- İran'ın boşluğunu kim dolduracak? (04.03.2026)
- Kullandıkları aleti kırıyorlar! (02.03.2026)
- Kehanetin peşinde ya da küresel 28 Şubat süreci (28.02.2026)
- Pakistan-Taliban arasında Ramazan savaşı! (28.02.2026)
- Bulanıklıktan duruluğa (24.02.2026)
- Şiilerin Ümmü'l Kura doktrini (20.02.2026)
- Pazarlık gücünü abartmak (14.02.2026)