VAV TV CANLI YAYIN
Zekeriya Erdim

Beşerî aşktan ilahî aşka giden yol

27 Temmuz 2026

Her insanın, fıtrî olarak "sevme ve sevilme" ihtiyacı var. İlim, irfan ehli; sevginin ileri derecesine "aşk" diyorlar. Eskiden beri insanın insana duyduğu derin sevgiye ve bağlılığa "beşerî aşk", insanın Allah'a duyduğu derin sevgiye ve bağlılığa "ilahî aşk" adı verilmiş. Geçici dünya hayatı, bu ikisi arasında yürünen "yol" olarak görülmüş.

Temelinde, "yaratılanı severiz Yaratan'dan ötürü" anlayışı vardır. Çünkü varlık âlemi içinde bulunan herkese ve her şeye duyulan sevgi, nihayetinde dönüp dolaşıp Allah'a dayanır.

Ortada bir yol ve yolculuk varsa "yoldaş" yahut "yol arkadaşı" da var demektir. Yalnızlık, Yaratan'a yakışır; sosyal bir varlık olan insanın, başka birileriyle de "beraber" olması gerekir.

Annemizle, babamızla, kardeşimizle, akrabamızla, dostumuzla, arkadaşımızla birlikte yaşarız. Birlikte düşer, birlikte kalkar, birlikte koşarız. Yolumuz ve yolculuğumuz devam ettikçe, aramızda "gönül bağı" oluşur. Akıllar, ruhlar, bedenler sevgi, saygı, güven zemininde buluşur.

Evlenip yuva kuran, nikah bağı ile bağlanıp insanlık kuşunun iki kanadı olan kadın ile erkek birbirinin yoldaşıdır, haldaşıdır. Dünya ve ahiret yolculuğunda; hem dava, hem de hayat arkadaşıdır. Bunlardan erkeğe "refik", kadına "refika" deriz. Yardıma muhtaç birinin yanında bulunan yakınına da "refakatçi" adını veririz.

Aralarında samimi dostluk ve arkadaşlık bağları bulunan, birbirlerine iyi ve güzel davranan, karşılıklı etkileşim içinde olan kimseler hakkında da aynı kavramlar kullanılır. "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim; üzüm üzüme baka baka kararır; kır atın yanında duran, ya huyundan ya suyundan kapar" gibi atasözleri de o anlayışın yansımalarıdır.

Bu sözcükler, "rıfk" kökünün türevleridir. Özet olarak; "iyi huyluluk, yumuşaklık, nezaket, kibarlık, tatlılılık, sabırlılık, anlayışlılık, ölçülülük, kolaylaştırıcılık" gibi anlamlara gelir.

Rabbimiz, Âl-i İmran suresi ayet 159'da, Resul'üne hitap ederek; "Ey Muhammed! Allah'tan gelen bir merhamet sayesinde onlara rıfk ile (yumuşak, sabırlı, anlayışlı) davrandın. Eğer kaba, sert, katı kalpli olsaydın; yanından ayrılıp giderlerdi" diyor. Peygamber (sav) ile ashabı arasındaki bağın, sevgi ve saygı olduğunu belirtiyor.

Hadis külliyatı içinde, konuyla ilgili çokça rivayet var. Her biri, beşerî aşktan ilahî aşka giden yolun taşlarını döşüyorlar.

Resulullah (sav)'in bir beyanına göre; "Allah rıfk sahibidir; bütün işlerde, yumuşaklıkla muameleyi sever. Sertliğe ve diğer incitici davranışlara vermediği sevabı, rıfk ile muameleye verir". Başka bir beyana göre ise; "Allah'ım! Ümmetime rıfk ile muamele edene, sen de rıfk ile muamele et" diye dua ettiği belirtilir.

Bir iş için birini görevlendirip bir yere gönderirken, sıkı sıkı tembih edermiş. "Sevdirin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın" dermiş. Bir gün, ashabına; "Kendisi cehennem ateşine ya da cehennem ateşi kendisine haram olan kişiyi size bildireyim mi?" diye sorar. Sonra cevap verir "cana yakın, yumuşak huylu ve kolaylaştırıcı kimse" diye sıralar.

Bir müjde verir. "Güçsüzlere rıfk ile muamele eden, anaya-babaya şefkat ve merhamet gösteren, elinin altındakilere iyi ve güzel davranan kimseleri Allah'ın koruması altına alacağını ve cennetle mükafatlandıracağını" bildirir.

Bir de uyarısı vardır. "Rıfktan mahrum olan kimsenin, hayırdan da mahrum olacağını" hatırlatır.

Medine Vesikası ile İslam devleti kurulmuş, Müslümanlarla birlikte gayrimüslimler için de huzur ve güven ortamı oluşturulmuştur ama Yahudilerin içinde gizli bir husumet vardır. Bu yüzden; zaman zaman kişisel, kurumsal, toplumsal gerilimler yaşanır.

Bir gün Peygamber (sav) Efendimiz'e ve ashabına, "es-selâmü aleyküm" (esenlik sizin üzerinize olsun) yerine, "es-sâmü aleyküm" (ölüm sizin üzerinize olsun) diye selam verirler. Böylece, beddua ederek düşmanlıklarını belli ederler.

Hz. Aişe (ra), buna öfkelenir. "O dediğiniz sizin başınıza gelsin, Allah sizin belanızı versin" diyerek tepki gösterir. Resulullah (sav) müdahale eder. "Ya Aişe, sakin ol, rıfk göster, sertlikten ve hakaretten sakın" der.

Hz. Ömer (ra), bu hassasiyetin devlet erkanı nezdindeki anlamına ve önemine dair bir tespitte bulunur. "Allah katında, Devlet Başkanı'nın rıfkından daha değerli bir erdem ve onun sertliğinden, hiddetinden daha çirkin bir erdemsizlik yoktur" buyurur.

İnsanlara "rıfk ile muamele" etmek; sevginin, saygının, dostluğun, kardeşliğin, huzurun, güvenin teminatıdır. Bu hal üzere hayat sürenlerin, yolu Allah'a varır. O, "Refik-i a'lâ" (en yüce dost) sıfatının sahibi ve "sevgililer sevgilisi"dir. Bu seviyeye ulaşanların mertebesi, "ihsan" mertebesidir.

Rehberimiz, önderimiz, ahir zaman peygamberimiz; son nefesini, Hz. Aişe'nin kucağında vermiştir. Yaratılanların cümlesi ile birlikte eşini, çocuğunu, dostunu, arkadaşını, ashabını, ahbabını, ümmetini çok sevmiştir ve onlar için bolca dua etmiştir; ancak Allah'ı kastederek ve O'na gitmekte olduğunu belirterek "Yüce Dost, En Sevgili" sözleri ile ruhunu teslim etmiştir.

Zekeriya Erdim

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.