Dinden dini ideolojiye
17'inci ve 18'inci yüzyıldan itibaren dini feza veya alemde araba veya araç atın önüne çekilmiştir. Dine yabancı bir süreç başlamıştır. Dinin yerini ideoloji ve beklemenin yerini de hareket almıştır. Böylece ideolojik hareket çağı başlamıştır. Dinsiz ideoloji olarak komünizm yükseldiği gibi dini ideoloji olarak da Siyonizm, Siyasal İslam ve Şiilikte ise velayet-i fakih doktrini yükselmiştir. İmamın veya imametin yerini fakih almıştır. Bunların hepsinde dini bir revizyonizm vardır. Şerif Hüseyin ve arkasındaki güçler hilafeti yıkmadan evvel Medine'ye hicret eden Hindistan asıllı Şeyhülislam Hüseyin Ahmed Medeni, Mescid-i Nebevi'de hadis dersleri vermektedir. Bir taraftan da Mehdi hadislerini derlemektedir. El Halifetü'l Mehdi fi ehadisi es sahiha adıyla küçük bir risale telif etmiştir. Bu risale ile hilafetin Mehdi eliyle yeniden ihya edileceğini haber vermektedir. Lakin Osmanlı ile Mehdi dönemi arasında bir ara dönemin geçeceğini de zımni olarak işlemektedir.
Bu mesele bazı tali sorunlar doğurmuştur. Hilafet kendinden bir şekilde mi zuhur edecek yoksa bir tayfa buna öncülük mü edecektir? Bu öncülük de iki kısma ayrılmaktadır. Dini zemini ihya etmek ve siyasi zeminde çabalamak. Bediüzzaman gibiler dini zemine odaklanmıştır. Hasan el Benna ise siyasi zemine odaklanmıştır. Bu nedenle de hilafeti ihya etmek için 1928 yılında Hasan el Benna Müslüman Kardeşler hareketini kurmuştur. Said Havva gibiler bu çelişki karşısında şunu söylemişlerdir: Mehdi eliyle hilafet kurulmadan evvel bir cihetle İslami hareketler eliyle hilafet yeniden kurulabilir. Cundullah adlı eserinde bu temayı işler.
Mehdi'den önce hilafetin kurulmasına bir mani olmadığını savunur. Lakin bekleme yerine hareket bir nevi zemini profanlaştırmıyor mu? İlahi zeminini aşındırmıyor ve bulandırmıyor mu?
Bu süreç diasporada ve Avrupa'da sıkışan Yahudilerle başlamıştır. Önce Almanya'da revizyonist Yahudi hareketleri başlamış ve bunlar Siyonizme zemin hazırlamıştır. Bu revizyonist hareket Mesih beklemek yerine hareketi esas almıştır. Siyonizm de siyasal Yahudilik olarak ete kemiğe bürünmüştür. Mesih'ten evvel davrandığı için seküler bir kimlik kazanmıştır. Mesih adına Deccal'ın adresi haline gelmiştir.
Hilafetin yıkılması ve Kudüs'ün kaybedilmesiyle birlikte de ıslah hareketleri yerini siyasal İslami hareketlere bırakmıştır. Hilafeti kurma arayışındaki bu hareketler tam olarak başarılı olamamıştır. Sudan'da 30 yıl hükmetse de ülke ileriye değil geriye gitmiş ve kargaşaya boğulmuştur. Sünni hilafet teorisinden etkilenen Şiiler ve ayetullah Humeyni, Şii imamet teorisi olan velayet-i fakih doktrinini ortaya atmıştır. Mehdi'nin bir takım otoritesini üzerine almış ve kendisine mal etmiştir.
Şimdi Iraklı akademisyen Beşşar Avad Mehdiliğin İslam'da olmadığını Buhari ve Müslim de yer almadığını ve Yahudilik ve Hıristiyanlıktan mülhem olduğunu ve İslam'a geçtiğini savunmaktadır. Bunlar mesnetsiz iddialardır. Buhari ve Müslim, Mehdi'den halife sıfatıyla bahseder. Bu yok demek değildir. Keza Mehdi fikrinin pasifizme yola açtığını ve Müslümanları cihaddan soğuttuğunu, uzaklaştırdığını sömürgeciler karşısında edilgen hale getirdiğini ileri sürmüştür. Halbuki Şiiliğin hilafına Sünnilik de cihad kıyamete kadar bakidir. İyi ve kötü her yöneticinin arkasında namaz kılınır ve cihada iştirak edilir. Sünnilik Şiilik gibi bir distopya üretmez. Hayat ve gelişmelerle iç içedir. Bu ideolojik dini hareketler çivinin çiviyi sökmesi gibi birbirini sökecektir.
Peki! Mehdi nasıl zuhur edecektir? Sebepler tahtında hatlar arasındaki gerilimden besleneceği söylenebilir. Siyasi hareketlerle dini hareketler arasındaki etkileşim hattından doğabileceği varsayılabilir. Doğrusunu Allah bilir.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Veda edemeden ayrıldıklarımız (09.09.2026)
- Beyaz Saray buluşmasının perde arkası! (05.09.2026)
- Taş çağına dönme sırası İsrail’de (05.09.2026)
- Aklı tatile göndermek (31.08.2026)
- Kraliçe Nazlı'nın mirası (30.08.2026)
- Mevlid kutlamasına dair (27.08.2026)
- Berzahtaki hesaplaşma (24.08.2026)
- Türkiye, İsrail ile savaşır mı? (23.08.2026)