Beyaz Saray buluşmasının perde arkası!
1979 yılından beri ilk defa Beyaz Saray, Satmar da dahil Hasidik/Haridi Yahudilerinin buluşma noktası oldu. İleri gelenlerini veya hahamlarını ağırladı. İbrani yılbaşı münasebetiyle onları Beyaz Saray'da topladı. Buluşmalarına vesile oldu. Bu buluşma birçok sadet dışı, fantastik ve layman yani meslek dışı yorumu da beraberinde getirdi. Buluşma dalgalanmalara neden oldu. İsrail aleyhtarı Yahudileri toplayarak Trump'ın Netanyahu'ya gizli ve subliminal bir mesaj verdiği işlendi. Beyaz Saray'daki buluşmada ele alınan konuların İsrail iç sorunları ile yakından uzaktan alakası yoktu. Daha geniş ölçekte Ortodoks gelenekten gelen Hasidik Yahudileri İsrail'de nüfusun yüzde 10'u ile 13'ünü oluşturuyor. Bunların dini okullarında okuyan talebeleri askerlik hizmetine katılmak istemiyorlar. Muafiyetlerini sürdürmek istiyorlar. Eşitliği zedelediği için Laik topluluklar ve devlet ise buna karşı çıkıyor. Temel sorun budur. Bu meselenin Trump'a arz edileceği umulmuştu, öyle olmadı. Görüşme tutanağında böyle bir konunun işlenmediği görüldü. Dolayısıyla Trump cephe değiştirdi; Siyonist cepheden antisiyonist cepheye kaydı sözlerinin hiçbir anlamı ve aslı astarı yok. Bu yorumlar, meseleyi ve ayrımlarını bilmemekten ileri geliyor.
Satmar grubunun anti siyonist olduğu verisi veya bilgisi de pek gerçeği yansıtmıyor. En azından bulanık bir bilgi. Satmar cemaatini oluşturan koyu dindar Yahudilerin büyük kısmı gönlünü İsrail'e kaptırmış durumda. Grubun hahamı Aaron Teitelbaum açıkça cemaatinin gönlünü İsrail devletine kaptırdığını söylüyor. Başlangıçta İsrail'e dini nedenlerden ve Mesih gelmeden kurulduğu için karşı çıkan cemaat zamanla ehlileşiyor. İsrail'in bir unsuru haline geliyor. Nasıl olur demeyin! Dinler tarihi bu tür vakalarla doludur. Hazreti Musa mikata yani Rab ile buluşmaya gittiğinde kavminden 40 gün ayrı kalıyor. Bu zaman zarfında Samiri onları işliyor, aldatıyor ve buzağıya tapınmaya başlıyorlar. Mikattan dönen Musa şaşkınlıktan elvahı/on emir tabletini elinden atıyor.
Hazreti Harun'un yakasına yapışıyor. O da kavminde bir bölünmeye meydan vermemek için sessiz kaldığını söylüyor. Satmar cemaati de İsrail kurulurken dini nedenlerle buna karşı çıkıyor. Lakin taban zamanla İsrail'e doğru kayıyor. Dolayısıyla Beyaz Saray görüşmesi İsrail aleyhtarı bir görüşme veya buluşma değil. Bunu savunmak zorlama olur. Görüşmede Hasidik Yahudileri olsa da bunlar karmaşık Yahudilerdir. Temelde Nature-i Karta (Aramice, Kapıların Muhafızları) Satmar grubuyla birlikte anılsa da gerçek pek öyle değil. Bugün Hasidikler içinde İsrail devletine temelden karşı olan ve barışçıl bir şekilde Güney Afrika rejim gibi yıkılmasını isteyen iç bütünlüğünü muhafaza eden tek topluluk Nature-i Karta grubudur. Şimdiye kadar görüşlerinde sabit kaldılar. Bunların Beyaz Saray'a çağrılı olduklarına dair bir emare ve işaret yok. Siyonist ahtapot karşısında azalarak yollarına devam ediyorlar. Bunlar Hazreti Musa'nın gerçek devamı ve kalıntılarıdır. Diaspora döneminde İsrail adına bir devlet kurulamayacağını söylüyorlar.
Bu anlamda sunulduğu gibi Beyaz Saray'da anti Siyonist bir toplantı tertip edilmemiştir.
Satmar grubu tabanını İsrail devleti lehine kaybetmiştir. Bugün İsrail ile Netanyahu Samiri'yi temsil etmektedir. Musa'nın temsilcileri ise Nature-i Karta cemaatidir. Konuyla ilgili haberü'l yakin budur.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Aklı tatile göndermek (31.08.2026)
- Kraliçe Nazlı'nın mirası (30.08.2026)
- Mevlid kutlamasına dair (27.08.2026)
- Berzahtaki hesaplaşma (24.08.2026)
- Türkiye, İsrail ile savaşır mı? (23.08.2026)
- Modernistler ile gelenekçiler arasında kıyamet alametleri (20.08.2026)
- Baas darbesinden Humeyni devrimine… (17.08.2026)
- İlahi yardımın gecikmesi (14.08.2026)