VAV TV CANLI YAYIN
Mustafa Özcan

Velayetten monarşiye

09.03.2026

Hayatta 'zinhar olmaz' denilen birçok şey oluyor. Mesela İran'da velayetten monarşi kumaşı çıkmaz deniliyordu, çıktı. Mücteba Hameney'in Uzmanlar Meclisi tarafından babasının yerine seçilmesi usule uygun olmasa da tarihin seyrine ve yatağına uygun düşmüştür. Sonuçta olacakları idealler değil realite tayin ediyor! Obama döneminde Beyaz Saray'da arz-ı endam eden İranlı isimlerden birisi olan Trita Parsi bunun velayetten monarşiye geçişi temsil ettiğini söyledi. Şah İsmail'den sonra İran'ın meşrep olan kızıl başlık yerine mezhep olan Şiiliğe geçmesinde olduğu gibi ana yatağa geri dönüldü. İdeallere uygun birisi bulunsa, ilmi yeterliliğe haiz olsa da bu isim seçici zemine uygun olmayacaktı. Burada da tarihe geri dönüldü.

Esasen hiçbir şey kuralına uygun yapılmadığından bu da kuralına uygun düşmemiştir. Kuralsızlık Humeyni'ye kadar dayanır. Elbette velayet daha sonraki bir aşamadır lakin köklerde de kuralsızlık hakimdir. Humeyni kazara ayetullah yapılmıştır. 1962-1963 yıllarında Şah'ın hapishanesinde iken veya idam edilme riskiyle karşı karşıya bulunduğu sırada bunun önüne geçmek için iken kendisine Ayetullah Şeriatmedari tarafından ayetullahlık payesi ve rütbesi verilmiştir. Böylece giyotinden kurtulmuştur. Şah'a karşı dokunulmazlık elde etmiştir. Bilahare idam yerine sürgüne gönderilmiştir. Lakin Humeyni daha sonra hemen Şeriatmedari hem de halefi olan Mentazari'ye sırt dönmüştür. Kuralları benimseyenler çiğneyenler karşısında tutunamamıştır. Zira Muntazari siyasi konularda da kuralları atlamayı değil kurallı davranmayı esas almıştır. İrangate ayrışma meselelerinden birisi olmuştur. Humeyni'nin gizli kapaklı ilişkileri çevresiyle ilişkilerini bozmuştur. Ancak millet gidene ağam gelene paşam dediği için bu ayrıntılar hiçbir zaman sorun olmamıştır. Hep galip geleni veya mütegallibe unsurları desteklemişlerdir. Ta ki kriz dönemlerine kadar. Halk başkaldırdığında ise iş işten geçmiştir. Mücteba Hameney hiçbir şekilde yeterli veya yetkin bir donanıma sahip değildir. Ticaretle ve insani ilişkilerle meşgul olmuştur. Seçilmesinin iki nedeni var. Babasının oğlu olması ve Devrim Muhafızları'na yakın durması. Böylece kurulu düzen bozulmamış oluyor. Lakin bunlar İran'da iktidar erki içinde çatlamalar ve sarsıntılara neden olmaktadır. Uzlaşmacı bir çizgiyi temsil eden Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan iyice yalnız kalmıştır. Beni Sadr'ın durumuna da düşebilir. Zaten onun kadar da dirayetli değil. İran'da ona arka çıkacak bir kitle ve güç merkezi bulunmuyor! Komşulardan özür dilemesi ve uzlaşma arayışı bir zayıflık işareti sayılıyor. Eminim ülke dışındaki sosyal medya takipçileri de aynı görüştedir. İran'da taht oyunları pek yaman geçiyor. Bu durumda ABD ile uzlaşma imkanı kalmamıştır. Birbirlerini yontacaklar. ABD, İsrail ile BAE aynı çizgide buluşmuştur. Lakin Cemal Kaşıkçı meselesinden bir de Muhammed Bin Zayed'in aşağılamalarından dolayı kızgın ve öfkeli olan Muhammed Bin Selman, Mücteba Hameney'e olumlu sinyaller gönderiyor. Mücteba Hameney de bunu karşılıksız bırakmıyor. Birliğimiz can simidimizdir diyor. Bu, seçim çözüm mü yoksa tıkanma mı getirir? İran'da sorunlar yumağı derinleşerek devam ediyor. Bunlardan birisi Mısır ordusunun modelini uygulayan Devrim Muhafızları'nın iğneden ipliğe sanayi ve ticareti tekeline almasıdır. Serbest sanayi ve ticarette bazarın en büyük rakibi onlar. Serbest sanayici ve tüccarların serpilmesine için vermiyorlar.

Ülkenin kalkınmasının veya düzlüğe çıkmasının önündeki en temel engel Devrim Muhafızları ve onların yedeğindeki velayet-i fakih kurumudur. Şimdi bu kurum altında Ali Laricani gibi şahinler toplanmıştır. Bu seçimle birlikte servet ile siyasi erk aynı kimsede ve zümrede buluşacaktır, toplanacaktır. Sağduyudan ve kurallardan yoksun ve uzak İran'ı zor günler bekliyor.

Son kertede belki Muhammed Bin Selman'ın tercihi başına dert de açabilir. Lakin kaygan zeminde fazla bir seçeneği de yok. Bütün dünyada kuralların esnetildiği hatta yerle bir olduğu bir karanlık dönemden geçiyoruz. Bu sahte bayraklar arasında hakkın sancağı kaybolmuş durumda. Dünyaya yeni bir aşı lazım.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.