Hürmüz'den Babu'l Mendep'e
Suudi Arabistan yine hazırlıksız yakalandı. Girişim ruhunu Husilere kaptırdı. Zaten Husiler Sa'de bölgesinden Sanaa'ya inerken de pek oralı olmamıştı. İhvan ile Husiler yani düşman kamplar arasındaki çekişmeyi izlemekle yetinmişti. Nasıl olsa düşmanlar birbirini kırıyordu. Ama sonrasında yasal güçlerin gerilemesinin faturasını ödemek Suudi Arabistan'a düştü. İhvan gerileyince sıra kendisine geldi. İlgisizliği yangının evine sıçramasına neden olmuştur. Husiler cephede değil cephe gerisinde kazanıyor. Yani ihanetler zinciri ve cepheleri satın alarak devşirerek büyüyor. Bu defa da öyle olmuştur. Bunun arkasında kurmay aklı olduğu söylenebilir. Ya da pratik Şii kapaklığı ya da aklı. Bu edilgenliğin ya da münfail olma durumunun değişik nedenleri var. Siyasi basiretsizlik ve vakıadan kopukluk bunlar arasındadır. Bunu biraz açalım: Trump İran'a karşı abes bir savaş başlattı. Dünyanın zaten uçta duran ahengini de bozdu! Bu savaşın kıvılcımları bölgeye yayılıyor. Yakıtı da Riyad olma yolunda. Bunun sonucunda Suudi Arabistan rejimi bile devrilebilir. Birleşik Arap Emirlikleri İran'da kaybettiklerini Suudi Arabistan'da yakalamak ve kazanmak isteyebilir. İsrail ve ABD de bu işten kazançlı çıkar. Hayır demezler. İbrahimizm anlaşmalarına potansiyel bir ülke daha kazanırlar. Önemli olan İslam aleminin biraz daha dağınık hale gelmesidir. Husiler sadece Babü'l Mendep'i ele geçirmekle yetinmediler. Aynı zamanda içerideki petrol tesis ve hatlarını da vurdular. Riyad ve Medine yakınlarındaki hatları Iraklı milislerle birlikte vurdular. Dört koldan saldırıyorlar. Konjonktür müsait.
İran cephesi bilinçli hareket ediyor. Riyad'ın ittifaklarla zemin ve zaman kazanmasına ve toparlanmasına izin vermiyorlar. Trump abesle iştigal ederken Suudi Arabistan da vakıadan kopuk hareket ediyor. Petrol tesisleri vurulurken o oyunda oynaşta. Eğlence Heyeti halkı eğlendirmekle meşgul. Aleyhte propaganda için Husilere ihtiyaç yok. Nasıl olsa kendi kendilerine bu vazifeyi deruhte ediyorlar.
Trump ise yayılan savaş sathını kontrol edemiyor. Muhammed Bin Selman, Trump ile temasa geçiyor ve yardım istiyor. Lakin ABD yardım etmiyor. Neden yardım etmiyor? Bunun nedenlerinden birisi Kasım'daki seçim takvimi. Buradaki müdahalenin Husilerin saldırılarıyla tırmanabileceğini ve bunun da Amerikan seçimlerine gölge düşürebileceğini düşünüyor. Husiler de Trump'a ulaşarak bu meseleden uzak durmasını istiyor. Bir başka ihtimal daha var. O da 2015 yılı ve sonrasında olduğu gibi Cezire Kalkanı hareketi sırasında Amerikan yönetimi Suud'un Yemen'e müdahalesini frenlemeye çalışmıştır. ABD yönetimleri müttefiklerinin veya başkalarının çıkarı için çalışmazlar. Kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Dengeleri gözetirler. Körfez ülkelerinin sadakatinden İran gibi ülkelerin de düşmanlığından kazanırlar. Emme basma tulumba.
Şimdi Babu'l Mendep'in Husilerin eline düşmesiyle satrançta en büyük kaybedenlerden birisi de Mısır olmuştur. Babu'l Mendep'in düşmesi Süveyş Kanalı'nın etkisini kıracaktır.
Peki, Muhammed Bin Selman ve ekibinin vakıadan kopukluğunun belirtileri nelerdir? Dikkatlerini ve mesailerini iç ve bölge güvenliğine değil hayali projelere hasretmesidir. NEOM, Qiddiya ve Diriye gibi daha ziyade eglence projeleri ülkeyi vakıadan koparmıştır. Nehirden geçtikten sonra derede boğulma vaziyetine getirmiştir.
ABD ile İran kapışmasından önce Muhammed'ler arasına kara kedi girmiştir. Şimdi Husi meselesiyle birlikte bu yeniden nüksetmiştir. Yemen'de yasallığı temsil eden cephenin BAE etkisinde olan kısım savaşı cephe gerisinde belki de İran'ın aracılığıyla satmıştır. BAE ile İsrail cephesi Muhammed Bin Selman'ı devirebilirler. Bu daha az külfetli olacaktır. Tevekkül Kirman'ın ifade ettiği gibi Tarık Salih cephe gerisinde Babu'l Mendep'e açılan kasabaları Husilere satmıştır. İran destekli Husilerin Babu'l Mendep'i ele geçirmekle Mekke ittifakını hazırlıksız yakalamıştır. Pakistan Husilere karşı devreye girebileceğini duyurmuştur. İkinci olarak bu adım Amerikan seçimlerini de Trump aleyhine etkileyebilir. Trump durumun daha derinleşmesinden endişe etmektedir. Bu durumda Mübarek mi haklı çıkmıştır yoksa Trump mı? Trump biz olmasak İran bölgeyi bir iki hafta içinde ele geçirir demişti. Mübarek ise Amerikan gömleği, kisvesi giyen çıplaktır demişti. Şimdi Yemen aynasında bu şıklardan hangisi doğru çıktı?
Suudi Arbistan'ın vakıadan kopukluğunun temel nedeni Muhammed Bin Selman ile Türki Al-Şeyh'in eğlence projeleridir. Karşı taraf veya cephe ölüm kalım mücadelesi verirken beriki cephenin fantazilerle uğraşması çöküşü hızlandırır. Bazı yanlışların telafisi yoktur.
İşte bu durumda bir çare üretemeyen Yemen'in meşru güçleri adına dışişleri bakan yardımcısı Awsan Abdullah AL-AUD Husilere zeytin dalı uzatıyor. Birlik ve beraberlikten dem vuruyor! Zilletin son noktası bu olmalı! Husilere karşı çare yine Husilerin kendisi galiba! Husiler yaptıkları açıklamada Babu'l Mendep Suudi Arabistan hariç herkese açıktır mesajı verdi. Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az!
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Dinden dini ideolojiye (10.09.2026)
- Veda edemeden ayrıldıklarımız (09.09.2026)
- Beyaz Saray buluşmasının perde arkası! (05.09.2026)
- Taş çağına dönme sırası İsrail’de (05.09.2026)
- Aklı tatile göndermek (31.08.2026)
- Kraliçe Nazlı'nın mirası (30.08.2026)
- Mevlid kutlamasına dair (27.08.2026)
- Berzahtaki hesaplaşma (24.08.2026)