Kabusun dönüşü
Birkaç ay öncesine kadar kimse raf ömrünü tamamlayan Nuri Maliki'nin yeniden tedavüle sokulacağını kestiremezdi. Ama İran sayesinde dolan miadı yenilendi. Mankurt neoconlardan birisi olan Zalmay Halilzad, Irak'ta iki dönem başbakanlık yapan Nuri Maliki için 'deneyimli ve güçlü bir başbakandı' nitelemesinde ve tezkiyesinde bulunuyor. Nuri Maliki, Sünni radikal olsaydı mutlaka Halilzad veya eşi Cheryl Benard'ın süzgecine takılırdı. Şii zaviyeden radikal olmasında galiba bir mahzur bulunmuyor. Bununla birlikte Nuri Maliki kendisi de aşırı olan Trump'a göre bile aşırı. Seçimlerde gayet düşük bir oy oranı almasına rağmen diğer şanslı Şii adayları bağlayarak veya baskılayarak Nuri Maliki ismini öne çıkardılar. Bunda elbette İran'ın ağırlığı var. Şii Davet Partisi kökenli olan Nuri Maliki her yönüyle şaibeli bir isim. Hem mali hem de siyasi olarak. Tahammül edilebilir bir yanı yok. Çevresinde sürekli gerilim üretiyor!
Peki, Trump kendisine niye karşı? İran'ın çıkarlarını temsil ettiğinden dolayı. Trump onun bağımsız ve bağlantısız Irak politikası izlemeyeceğini ve çıkarlarını temsil etmeyeceğini düşünüyor. Kısaca İran'a en yakın isim olduğundan dolayı kabul görmüyor. Yoksa Trump için aşırı Şiiliği veya bıçkın birisi olması sorun değil. Sadece aşırı İran yanlısı olmasın! Aksine Sünni kesimler için İran'dan güç alması sorun olduğu gibi ondan da öte uzlaşmaz ve uç kişiliği de sorun teşkil ediyor.
Bu nedenle İslam dünyasında İran eksenine yakın duranlar bile Nuri Maliki'nin adaylığına itiraz ediyorlar. Başbakanlık için üçüncü defa aday gösterilmesini hoş karşılamıyorlar. Uygun bir isim ve seçim olmadığını düşünüyorlar. Mesela sürekli olarak yazılarında ve değerlendirmelerinde İran'ı kollayan Gannuşi'nin damadı Refik Abdusselam bu seçimin İran için de hayırlı olmayacağını ve İslami saflar arasında çalak meydana getireceğini öngörüyor ve şöyle diyor: "İran Irak'ın başına getirmek için bula bula bu adamımı buldu? Şii çevrelerde başka adam kalmadı mı? Şii camiada böyle mezhepçi ve polemikçi ikinci bir adama rastlamak mümkün değil. Bugün İran Irak'ta zinhar uzlaşmacı isimlere ve tiplere muhtaçtır. Dış tehditlere karşı İslami safları pekiştirecek mezhepçi olmayan isimler tercih edilmeliydi."
Bu kadar şaibeli ve ismi etrafında kuşkular dolaşan birisini başbakanlık adaylığına nasbetmek olsa olsa kötü bir düşüncenin eseri olabilir. Belki de ondaki kötü vasıflar İran açsından kasıtlı tercih nedeniydi.
Yine Arap dünyasında İran' sempatik bakan İhvan yanlısı isimlerden Yasir Zaatre de benzeri duyguları paylaşmaktadır. 'İran, Irak'ta bozuk ürününü yeniden dolaşıma sokuyor' başlıklı değerlendirmesinde Maliki'nin isabetsiz bir seçim olduğuna değiniyor. Bu meyanda şunları kayda geçiriyor: "Irak'ta İran Nuri Maliki'nin bir kez daha başbakan olmasına karar verdi. Halbuki seçim listesi veya kitlesi parlamento seçimlerinde ancak yüzde 9 oranında oy alabilmiştir. Eski başbakan Sudani ise yüzde 14 almıştır. Bu görevlendirme katıksız bir İran kararıdır. Zira bu adaylık işlemini belirleyen mekanizma Şii koordinasyon çerçevesi İran'ın kontrolündedir. Bunun haricinde söylenecek söz boş laftır. Maliki, Irak trajedisinin en büyük sorumlusudur. 2013 yılında Anbar merkezli kabilelerin oturma eylemini dağıtmıştır. Tarihte gelmiş geçmiş en büyük haramidir. Amerikalılar Sudani'yi istiyordu. İran Nuri Maliki ile birlikte Sudani'nin önünü kesti. İyi de yinede İran Iraklılarla didişmeyen itişmeyen daha mülayim ve kitleler tarafından da benimsenen bir ismi öne çıkarabilirdi. Hiç olmayacak bir tercih yaptı. Şiiler de kesinlikle Nuri Maliki'den hiç hazzetmiyorlar. Sokak gösterilerinde şöyle haykırdıklarını duyabilirsiniz: Din adına bizi haramilere pazarladılar. Nuri Maliki yönetimi sırasında mafya yöntemlerini kullanmıştır. Nuri Maliki'nin direniş eksenini temsil ettiği söylemin gelecek olursak: Maliki Amerikan tankları üzerinde gelmiştir. Neyin direnişi? İran'ın felaketlerinden birisi bu tür adamlarla iş birliği yapmasıdır…"
Herhalde ondan daha kullanışlısını bulamıyor! Maliki, hiç gündemden inmeyen ve şerir güçler tarafından aranan teflon bir isimdir. Felaketin öteki adıdır ve Tony Blair ve Netanyahu gibi isimlerle yan yana getirilebilir.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Kimi desteklemeliyiz? (28.01.2026)
- Vuruşarak Çekilmek (27.01.2026)
- Yapısal tıkanma ve yapısal krizler (23.01.2026)
- Rojava tatile çıktı! (21.01.2026)
- Ortak karakter, ortak ruh (18.01.2026)
- Rejim içinden alternatif arayışı (17.01.2026)
- Operasyon rafa mı kaldırıldı? (16.01.2026)
- Değişim zamanı geldiğinde akıllar tutulur (15.01.2026)