Duvardaki Yazı
Mim Kemal Öke'nin "Duvardaki Kan" diye bir eseri olacak. Biz ise burada duvardaki yazı ve yazılardan söz edeceğiz. Ufuk açıcı olması için öncelikli olarak İran'daki gelişmeleri nazara vermek istiyorum. Sokaklardaki göstericiler Şah'tan kalma bayrağı dalgalandırıyorlar. Humeyni döneminde bayrak değiştirildi ve aslan figürü yerine lafza-i celal olan Allah ifadesi öne çıkarıldı ve yerleştirildi. Saddam da eski bayrağı değiştirmiş ve bayrağa "Allahu Ekber" ifadesi eklemiştir. Bayraklarında Allah yazan bu iki ülke yıllarca çarpıştılar. Şimdi ise en azından birinde Allah yazan bayrağın değiştirilmesi gündemde. En azından rejim değişikliği halinde... Onun ötesinde de bazı tahminler yapılıyor.
Bir sosyal medya hesabı buna temas ediyor (https://x.com/ahampay/status/2009683708157276332) ve şöyle yazıyor: "İran halkı İran'daki İslam Cumhuriyeti'nin kurumlarını ve camileri/mescitleri yakıyor." Akabinde kötü emellerini ve niyetlerini şöyle dile getiriyor: "Bizim derdimiz rejim olarak İslam Cumhuriyeti'ni yıkmaktan öte İran'da İslam'ı yerle bir etmek ve yıkmaktır..." Niyetleri bu olsa da alaşağı edecekleri hususun gerçek manada İslam olup olmadığı tartışılabilir. Hasan el Benna veya Bediüzzaman tali İslam algıları yerine gerçek İslam'dan söz etmiştir. Hayrettin Karaman da gerçek İslam'da birlik diye bir eser kaleme almıştır. Bazen İslam adına heveslerimizi öne çıkarmış ve dile getirmiş de olabiliriz.
Endülüs'te El Hamra Sarayı'nın duvarında yüzyıllara meydan okuyan bir ayet yer almaktadır. Çok ibret verici bir ayet. Yusuf Suresi'nden iktibas edilen ayette "La galibe illallah" (Allah'tan başka galip yok) deniliyor. Bu ayet Müslümanların mağlubiyetini, Allah'ın da galibiyetini ifade ediyor. Bütün denklemlerde galip olan sadece Allah'tır. Burada bir soru ve ihtimal akla geliyor: "Müslümanlar yenilirse İslam ya da Allah da yenilmiş oluyor mu?" Veya öyle sayılır mı? Hâşâ ki öyle olsun. Zaferi ve hezimeti yaratan Allah'tır. Bazen Allah adına beşer tarafından azgınlıklar sergilenebilir. Hezimet bunun zehrini alır. Peygamber Efendimiz döneminde de girilen bazı savaşlarda –lihikmetin- Müslümanlar yenilmişti. Hatta dönemin Bizans Kralı Hirakl, Ebu Süfyan'a savaşlarda Müslümanların yenilip yenilmediğini de soruyor. O, bazen yenildiklerini ifade ediyor. Demek ki Müslümanlar İslam'ın kendisi veya Allah'ın iradesi değildir. İslam'ın beşeri yansımasıdır. Müslümanlar galip de olsa mağlup da olsa Allah her zaman galiptir.
Asırlar ötesinden El Hamra Sarayı'nın duvarı bize bunu söylüyor, hatırlatıyor. Vaktiyle orada Müslümanlar birbirlerine düşmüşler ve güçleri dağılmıştı. Arap, Zenci ve Berberiler birbirlerine girmişler, uyumları bozulmuş ve rüzgarları dağılmıştı. İslam'ın emirlerine riayet etmemişlerdi. Zaferleri, İslam'ın değil heva ve dağınıklıklarının zaferi olacaktı. Abdullah Ahmer de tahtını tacını kaybettikten sonra bir tepenin ardından kaybettiği saltanata ağlıyordu. Ondan önce İslam için ağlasaydı belki de El Hamra Sarayı düşmeyebilirdi.
Vaktiyle Babil Sarayı'nın duvarına da görünmeyen bir el tarafından bir ibare yazılmıştır. Baltazar (Belşazzar)'ın sarayının duvarına görünmeyen bir el tarafından "Mane, Tekel, Fares" ibaresi yazılmıştır. Mane: Allah senin krallığını saydı ve sona erdirdi. Tekel: Terazide tartıldın ve eksik bulundun. Fares: Ülken bölündü; Medlere ve Farslara verildi anlamındadır.
"Tilke'l eyyamu nüdaviluh beynen'n nas" ayeti de bunu anlatır. Zafer ve hezimet günlerini insanlar arasında dolaştırıp dururuz. Allah sırasıyla milletleri ve insanları sınar. Nitekim Yunus 14'üncü ayette bu durum şöyle dile getirilir: "Sonra onların ardından nasıl davranacak, neler yapacaksınız görelim diye sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik."
İnsanların çoğunluğu bilmese de Allah her daim galiptir. Mesele bizim O'nun yanında olup olmadığımızdır. Ameli üstünlüğü bırakıp sözel ve ideolojik üstünlükle avunanlar sonunda çuvallar. İran geleceği kollarken ve beklerken belki de sırasını savmıştır. Bu İslam'ın hezimeti değil kendi hezimetleri olacaktır.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Geçmişten günümüze megalo manyaklar! (08.01.2026)
- Çekiç ile örs arasında (05.01.2026)
- Cephe gerisinde satılan savaşlar (04.01.2026)
- İç müdahale mi, dış müdahale mi? (03.01.2026)
- Yeni bir dünyanın eşiğinde ya da 2026: Yol ayrımındaki dünya (29.12.2025)
- Kötü komşu insanı ev sahibi yapar (26.12.2025)
- İmparatorluk hevesi (25.12.2025)
- İslam diyarlarında çözülme ve ayrılık salgını (21.12.2025)