Geçmişten günümüze megalo manyaklar!
Donald Trump tuhaf konuşmalar yapıyor ve bunu tuhaf hareketleriyle de taçlandırıyor. Eminim sıradan bir doktor değil dışarıdan bakan biri bile kolayca megaloman ve narsist kişiliğini anlayabilir, sezebilir. Kişiliğini çözmek için kahin olmaya lüzum yok, basit bir gözlemci olmak bile yeter. Yapısı kendisini ele veriyor. Dansını taklit ediyor diye Maduro'ya çok içerlemiş. Belki de askeri operasyonun nedenlerinden birisi hıncını almak. Kişiliği kendisini ele verirken öyle ise milyonlarca Amerikalı onu bir kez daha niye seçti? Onların da reşit olduklarını söylemek mümkün değil. Başka bir izahı yok. Cehennemde lider ile taraftarları arasındaki çekişme sahnesini Kur'an bize şöyle tasvir ediyor: Ateşin içinde birbirleriyle çekişirken mustazaflar, müstekbirlere, "Vaktiyle biz size uymuştuk, şimdi bu ateşin hiç olmazsa bir kısmından bizi kurtarabilir misiniz?" derler! ﴾el Mümin Suresi 48﴿! heyhat!
Bu kitlesel aymazlık durumu gezegenimizi daha da ürkütücü hale getirmektedir. Orman kanunu bile Trump yasları karşısında daha hafif kalır. Trump son paylaşımlarından birisinde şöyle demektedir: "Zeki bir arkadaşım bana dedi ki; tarihteki en dürüst adam sen olmalısın!" Onarıcı ve dürüst olan kendisini lafıyla değil icraatıyla ifade eder. Galiba Trump Ziya Paşa'yı hiç duymamış olmalı. Ona ve benzerlerine şöyle hitap ediyor: Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz! Boş olan ise teneke misali ses çıkararak böbürlenir. Trump 'ta kral olma özentisi var. Zira layüs'el olmak ve kimseye hesap vermek istemiyor. Keyfince dünyayı yönetmek emelinde! Kral olunca nasıl olsa harem de kurar! Emeline kavuşsa bile Amerikan kralı olmakla yetinmeyecektir. Küresel bir taç giyme hasreti çekecektir. İkide bir kraliyet özleminden söz ediyor. Bu yönüyle Kaddafi'nin hezeyanlarını tekrarlıyor, hatırlatıyor. Kaddafi de kendisini ifade ederken 'Melikü mülüki Afrikiyya/ Afrika'nın krallar kralı' deyimini kullanıyordu. Kaddafi petrol parasıyla yandaş ediniyor veya devşiriyordu. Trump ise bunu zorbalıkla ve askeri gücüyle yapmak istiyor. Petrol paralarını paylaşmıyor bilakis el koyuyor! Afrika kralı olma hevesi Kaddafi'nin megaloman kişiliğini dışa vurmaktadır. Yine ülkesinin rejimini cumhuriyet yerine cemahiriye olarak tanımlayarak burada da bu kişiliğini sergilemiş ve yansıtmıştır. Sonunda bir isale hattında saklanırken can verdi. Kaddafi iktidara Sunusileri devirerek yani askeri darbe yaparak gelmişti. Halkın seçiminde bir dahli ve ihtiyarı olmamıştır. Lakin Trump iki defa halkın iradesiyle seçilmiştir. Burada suçlu kim?
Maduro'yu al aşağı ederken Netanyahu'nun suçlarından affı için İsrail cumhurbaşkanına dil döküyordu. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Trump da Putin ile Netanyahu karşısında bazen küfürlü konuşsa da yine de sonunda mum gibi oluyor! Gücü çaresizlere ve zayıflara yetiyor.
Kaddafi'nin hezeyanlarını ve dengesizliklerini sineye çekmek nispeten kolaydı zira uluslararası denklemde küçük ve zararsız bir ülkenin başında bulunuyordu. Lakin ABD İslami kesimlerce ikinci Ad kavmi olarak değerlendirilmektedir. Azgınlığı sınır tanımıyor. Mega manyaklığıyla "Make America Great Again" (MAGA)sloganı üretmiştir. Bu slogan Ronald Reagan'dan Donald Trump'a devretmiştir. Reagan Kaddafi ile de dalaşmış ve 1986 yılında Aziziye Kışlasını bombardımana tabi tuttuğunda ona 'köpek' diye hitap etmiştir. Eskiler deliden al haberi derler. Bazen Kaddafi'nin tespitleri tam yerine isabet ediyordu. Baba Bush yeni dünya düzeninden bahsedince Kaddafi bunu düzensizlik olarak tashih etmiştir. Açılımını kendince şöyle yapmıştır: " Not new world order/ but new world disorder. Yeni dünya düzeni değil, düzensizliğidir demiştir. Belki de kehaneti tam anlamıyla Trump'ta ortaya çıkmıştır.
Mısır başbakanlarından Kemal Hasan Ali, Kaddafi'nin zaman zaman Mısır'a gelerek Avusturyalı bir doktordan tedavi gördüğünü aktarmıştı. Trump ise deli olduğunu anlamayacak kadar zır deli. Tedaviye de cevap vermez.
Velhasıl, Kaddafi'yi mumla arıyoruz. Trump'a nazaran ehven ve daha az zararlıydı. Zararı küresel değil yerel ya da bölgeseldi. Arapların deyimiyle Allah ilk mezar soyguncusuna rahmet etsin! Sonraki daha beter çıktı!
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Çekiç ile örs arasında (05.01.2026)
- Cephe gerisinde satılan savaşlar (04.01.2026)
- İç müdahale mi, dış müdahale mi? (03.01.2026)
- Yeni bir dünyanın eşiğinde ya da 2026: Yol ayrımındaki dünya (29.12.2025)
- Kötü komşu insanı ev sahibi yapar (26.12.2025)
- İmparatorluk hevesi (25.12.2025)
- İslam diyarlarında çözülme ve ayrılık salgını (21.12.2025)
- Arius'a iade-i itibar! (19.12.2025)