Cephe gerisinde satılan savaşlar
Yeni yıla hızlı başladık. Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro ile eşi bir şekilde derdest edilerek ülke dışına çıkarıldı. Donald Trump seleflerine özenerek bir de Putin'den geri kalmamak için arka bahçesindeki Venezuela'ya askeri müdahalede bulundu. Müdahale ilk aşaması itibarıyla başarılı gözüküyor. İkinci ve sonraki aşamalar ise (gelirse), Venezuela'nın geride klan yöneticilerine ve halkının kararlılığına kalıyor. Trump birkaç ay evvel Maduro'dan çekilmesini aksi takdirde operasyonla karşılaşacağını söylemişti. Esasında Trump, seleflerinin gerisine düşmemek ve Putin'den geri kalmamak için sudan bahanelerle Venezuela'ya saldırdı. Daha doğrusu askeri garnizonların bulunduğu üç şehre saldırdı.
İşgaller konusunda Putin ile Trump'ın birbirlerini motive ettikleri söylenebilir. Teslim ve tesellüm önceden ayarlandığı için operasyon yağdan kıl çekercesine kolay olmuştur. Çoktandır ambargo ile karşı karşıya kaldığından Venezuela'nın savunma hatları gevşek ve kırılgandı. Saddam'ın devrilmesine giden süreçteki gibi hava savunması çökmüştü. Maduro adrese teslim bir biçimde yakalandı ve şimdilik meçhul bir yere götürüldü. Akıbeti Saddam Hüseyin ve Panama lideri Manuel Noriega'ya benzedi.
Gürbüz Evren gibi gazeteciler, yaklaşık 3 aydan beri ABD'nin bu operasyona hazırlandığını ve Maduro'nun yakın çevresine sızdığını ve onların zimmetlerini ele geçirdiğini söylemiştir. Muhafızları ve korumalarını bir şekilde ele geçirdikleri anlaşılıyor. İstihbari ön adımlar sayesinde cephe böyle çökmüş ve Maduro'ya böyle ulaşmışlardı. Maalesef 100 yıldan beri durum bu yönde seyrediyor ve tarih tekerrür ediyor! Savaşlar cephe gerisinde satılıyor. Selanik de Yunan'a bu yolla devredilmiştir.
Arnavut asıllı Kara Hasan Tahsin Paşa, Selanik'i tek kurşun atmadan düşmana teslim etmiştir. Yine 1967 yılında Esat kardeşler (Hafız ve Rıfat Esat) Golan Tepelerini İsrail'e belirli bir meblağ karşılığında tek kurşun atmadan satmışlardır. Saddam Hüseyin de Bağdat Havaalanında yapılan pazarlıklarla ve ondan öncesi kurulan irtibatlarla birlikte devrilmiştir. Kasım Süleymani'nin uçağıyla ilgili bilgiler de çevresi tarafından sağlanmıştır. İmad Muğniye ve Hasan Nasrallah gibilerine yapılan suikastlar da hep böyle içeriden ve sırdaşların katkı ve sızıntılarıyla, ifşaatlarıyla sağlanmıştır.
Taliban'da 2001 yılında aynı şekilde Bagram Hava Üssünde kurulan pazarlık masasında satılmış, Afganistan böyle ele geçirilmiştir. ABD baskın zaferler elde etmiş lakin zaferleri kısa süreli olmuştur. Ardından hem Afganistan hem de Irak'ta yenilmiştir. Venezuela'nn temsil ettiği yeraltı kaynakları Trump'ın iştahını kabartmıştır. Bu hususta Ukrayna gibi ülkelerle de ilgilenmektedir. Bu açıdan ABD küresel bir korsandır ve bu eylemi de korsanlığa girmektedir. Çin de Rusya da aynı kategoridedir. İt iti ısırmaz dedikleri gibi hiçbiri ötekini ısırmaz. Kimse ABD karşısında Rusya ya da Çin'e güvenmesin. Sırtını dayamasın. Dayanaksız kalır. Sizi sadece rakipleriyle pazarlık unsuru olarak kullanırlar. Venezuela baskını onların işini kolaylaştırıyor. Onlar da Trump'tan alacakları cesaretle arka bahçelerine saldırabilirler. Nitekim 11 Eylül'den sonra Putin, Çeçenler karşısında daha rahat hareket kabiliyeti kazanmıştır. Çin de Doğu Türkistan karşısında. Şimdi Putin Ukrayna konusunda daha rahat hareket edebilecektir. Çin de Tayvan'da. Onlar hiçbir zaman hasbi davranmamışlardır, hesapları da sadece kendi çıkarları içindir. Kimsenin gözyaşına bakmazlar.
Trump'ın uyuşturucu bahanesi uydurmacadır. Adamların petrolü var neden uyuşturucu kaçakçılığına tenezzül ve tevessül etsinler! Esasında uyuşturucu ile kendi halkını zehirleyen bizzat Ronald Reagan gibi gelmiş geçmiş Amerikan başkanları olmuştur. İran-Kontra skandalı bunun kanıtlarından birisidir. Sandinista rejimine karşı savaşan Amerikan yanlısı Kontralar, Beyaz Saray'ın göz yummasıyla bu ülkenin sınırları içinde uyuşturucu pazarlıyorlardı.
Sonuç itibarıyla olan bitenin hikayesi şudur: Zengin toprakların fakir sahipleri zenginliklerine sahip çıkamıyorlar, korsanlara yem ve lokma oluyorlar. Korsanlar her yerde hayatı çekilmez hale getiriyorlar.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- İç müdahale mi, dış müdahale mi? (03.01.2026)
- Yeni bir dünyanın eşiğinde ya da 2026: Yol ayrımındaki dünya (29.12.2025)
- Kötü komşu insanı ev sahibi yapar (26.12.2025)
- İmparatorluk hevesi (25.12.2025)
- İslam diyarlarında çözülme ve ayrılık salgını (21.12.2025)
- Arius'a iade-i itibar! (19.12.2025)
- Mevlana yaşasaydı bugün bize ne söylerdi? (17.12.2025)
- Dünyanın yeni merkezi (15.12.2025)