VAV TV CANLI YAYIN
Mustafa Özcan

İç müdahale mi, dış müdahale mi?

03.01.2026

İran müdahale mi ediyor, yoksa müdahale mi görüyor? Bu sorunun doğru cevabı İran'da patlak veren protesto eylemlerinin de izahı olacaktır. 'Nerede hata ettik?' sorusuna odaklanmaya da vesile olacaktır. Onca zenginliğine ve kıta cesametinde büyüklüğüne rağmen İran ekonomik olarak iflasın eşiğinde bir ülkedir. Halkını doyurmaktan ve sulamaktan icaz bir durul düşmüştür. Ontolojik olarak yaşanılan su kıtlığı ve yağmurun azlığı da mı yabancıların eseri? Bu sır gökyüzüyle İran arasındaki ilişkinin bir sonucudur.

Rejim baştan beri yanlış kurgulanmıştır. Halka nefes aldırma değil baskılama üzerine kurulmuştur. Sadece halkına değil çevresine de baskı politikası uygulamıştır. Bu da İran'da gördüğümüz periyodik aralıklarla meydana gelen sosyal patlamalara neden olmaktadır. 1980 yılından beri sürekli olarak Müslüman komşularıyla savaş halindedir. Birinci Körfez Savaşını başlatan Irak ve Saddam idi diyebilirsiniz. Olabilir ama bir tango veya savaş ancak iki taraf arasında yaşanabilir! Saddam'ın tehevvürüne Humeyni pervasızlıkla karşılık vermiştir.

Savaşı uzatma onun sorumluluğundadır. Dış müdahale ile Arap Baharını kanlı karnavala çevirmiştir. ABD ile birlikte Irak'a müdahale ettiği gibi karışıklık çıkarmak amacıyla onların göz yummasıyla Lübnan, Suriye ve Yemen'e müdahale etti. Şimdi ise kötü yönetim, yolsuzluklar ve yabancı müdahaleler girdabında boğuluyor. 2017 ve sonrasında Meşhed üzerinden yolsuzluk iddiaları isyanlara ve sosyal patlamalara neden olmuştur. Mehsa Emini, ya da bilinen diğer ismiyle Jina Emini, 22 yaşındaki İranlı bir Kürt kadını 16 Eylül 2022 tarihinde, İran'ın Tahran şehrinde gözaltında bulunduğu sırada şüpheli bir şekilde öldü. Emini'nin polis şiddeti sebebiyle öldüğü iddia edildi. Protesto dalgaların neden oldu. Sonra de rejim kadın konusuna bakışını revize etmek mecburiyetinde kaldı. Rejim kendi söküğünü dikemiyor. Şimdi ise kadınlar ahlaki sınırları da aşarak gece kıyafetleriyle sokağa fırlıyorlar. Humeyni rejimi ektiğini biçiyor. İrşat eksenli değil baskı eksenli bir rejim kurmuştur. İran bunun sonuçlarını yaşamaktadır. İran'da İslam'ın doğru bir açılımı değil yanlış yorumlarından birisi hayata geçirilmiştir. Ağaç meyvesinden belli olur.

Radikaller ayarları bozuyor ve devletin çarklarını tıkıyor sonra da Pezeşkiyan gibi adamlardan düzeltmesini bekliyorlar! Onlara ön açıyorlar. Bazen de iş işten geçiyor. Mesela Devrimin başında Mehdi Bazergan ya da İbrahim Yezdi gibilerine fırsat verilmemiştir. Şimdi benzeri şahsiyetlerden medet umuyorlar. İnsana biraz geç kalmadın mı diye sorarlar! İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan olaylar üzerine nokta atışı yapmış ve gerçek sorumluya işaret etmiştir: "İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir." Hatta aksine bu nazik ortamda İsrail ile ABD'nin İran'ın iç işlerine karışmaları veya sosyal dalgalanmayı fırsata çevirmek istemeleri geri tepebilir. Halkın rejimle kenetlenmesine neden olabilirler. En azından protestocular ile rejim yandaşlarını kutuplaştırabilir.Olaylara bakarken veya değerlendirirken at gözlüğü takmayı bırakalım. İğneyi ABD ile İsrail'e batıralım ama çuvaldızı da kendimize batıralım. Kendi kendimize aldatma, mugalata ile yanlış çıkarımda bulunmayalım. Bursalı Talib Muhammed Bey bu gerçeği şöyle dile getiriyor: "Çeşm-i insaf gibi kâmile mîzân olmaz. Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz!"

İbni Haldun ve Malik Binnebi'ye göre çalkalanmalarda harici etkiden ziyade dahili etki daha belirleyicidir. Nitekim yenilmeye yatkınlık/kabiliyetü'l hezime diye bir kavram kullanmıştır. Artık dış odaklı temelsiz değerlendirmeler kabak tadı verdi. Sorumluluğu başkaları üzerine yıkma kolaycılığından kaçınmamızın vakti gelmiştir. Yoksa gök kubbe başımıza yıkılacaktır. Sorumluluk alma zamanıdır. Nitekim milli şairimiz Akif bu hususta gerçeğin ciğerine temas etmiştir:"Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."

Başkalarının yanlışları yerine biraz da kendi yanlışlarımıza odaklanalım.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.