Arama

Dünya Tarihi

Fuat Sezgin Rönesans ninnisine son vermişti

Fuat Sezgin Rönesans ninnisine son vermişti

Prof. Dr. Fuat Sezgin, geçtiğimiz yıllarda katıldığı bir konferansta, bize öğretilenlerin çoğunun aslında bildiğimiz gibi olmadığını anlatmıştı. Avrupa'daki bilim ve kalkınmanın Müslümanlar üzerine kurulu olduğunu söyleyen Fuat Sezgin, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde, toplumumuzun Rönesans ninnileriyle büyüdüğüne işaret etmişti. Günümüz biliminin temellerini Müslüman bilginlerin attığını belirten Sezgin, "Eğer Müslümanlar İber Yarımadasına geçmeyip, Afrika'da kalsalardı bugün Avrupa'nın ve dünyanın jeopolitik ve bilimsel kaderi bambaşka olacaktı" şeklinde konuşmuştu.

İslam Bilim Tarihi öksüz kaldı: Fuat Sezgin yaşamını yitirdi

İslam Bilim Tarihi öksüz kaldı: Fuat Sezgin yaşamını yitirdi

Yaptığı çalışmalarla ezberleri bozarak dünyada çığır açan bir isimdi Prof. Dr. Fuat Sezgin. İslam Bilim Tarihine yaptığı katkılarla, adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Bilimin dünyaya, İslam kültür ve medeniyetlerinden yayıldığını kanıtlayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, 94 yaşında yaşama veda etti. Ömrünü bilime adayan Sezgin için, yarın öğlen namazını müteakip Süleymaniye Camiinde cenaze töreni düzenlenecek. Fikriyat’ın kıymetli yazarı Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Osmanlı’dan New York’a uzanan öykü: Özgürlük Heykeli

Osmanlı’dan New York’a uzanan öykü: Özgürlük Heykeli

New York denildiğinde hiç şüphesiz her birimizin aklına ilk olarak Özgürlük Heykeli gelir. 1880’li yıllarda inşa edilen, şehrin ve ülkenin sembolü haline gelen bu heykel, geçmişte Osmanlı toprağı olan Mısır için yapılmıştı. Yapımı için gerekli olan ücretin bizzat Abdülaziz tarafından ödendiği bu heykel, bundan tam 133 yıl önce bugün Fransa’dan New York’a götürüldü.

Nargile dumanı altında piyano çalan Liszt

Nargile dumanı altında piyano çalan Liszt

19’uncu yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden biri olan Macar asıllı Franz Liszt, senfonik şiir tarzının yaratıcısıydı. Liszt, Macarlara kucak açarak; onların iadesini talep eden ülkelere sert bir tavırla karşı çıkan Sultan Abdülmecid’in büyük bir hayranıydı. Ünlü besteci, yıllar boyu İstanbul’a gelmenin hayalini kurmuş, nihayet 1847 yılında şehre ayak basabilmişti. Liszt, 171 yıl önce bugün Abdülmecid’e Çırağan Sarayı’nda verdiği konseri, nargile dumanı altında mı gerçekleştirmişti?

Kanuni devrinin Kudüs’üne ışık tutan eser

Kanuni devrinin Kudüs’üne ışık tutan eser

İslam’ın ilk kıblesi, üç mübarek beldeden biri ve Mirâc’ın başlangıç noktası olan Kudüs, Müslümanların kendisine verdikleri değer nispetinde, hizmet de ettikleri bir şehir. İslâm kültürü içerisinde daima önemli olan bu şehrin ihyası için, geçmişte ecdadımız büyük hizmetler verdi. Şehrin harap halinin haberini alan Kanuni, “Dimesünler ki çok hazîne gider / Bir içim suyı bin hazîne değer” diyerek; derhal şehrin ihya edilmesini emretti. Onun Kudüs’e verdiği hizmeti, Na’îmî satır satır kaleme alarak, Feza’îl-i Kuds başlığı altında topladı. Günümüz Türkçesine “Kudüs’ün Fazileti” adıyla çevrilen bu kitap, Kudüs’ün tarihine ışık tutuyor.

Dünya Savaşından jilet fabrikasına uzanan hikâyesiyle Yavuz

Dünya Savaşından jilet fabrikasına uzanan hikâyesiyle Yavuz

İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimleri, Almanlarla gizli bir ittifak anlaşması yapmışlar; Almanya’ya ait zırhlılar olan Goben ve Breslau İstanbul’a doğru yola çıkarak Osmanlı topraklarına sığınmışlardı. Satın alınan bu gemilere, Osmanlı bayrağı asılmış ve isimleri “Yavuz” ve “Midilli” olarak değiştirilmişti. Alman Amiral Suşon’un idaresindeki filo, Rus limanlarını bombalamış ve Osmanlı, Birinci Dünya Savaşının içine bilfiil çekilmişti. Bundan tam 45 yıl önce bugün, Yavuz Zırhlısı donanmadan çıkarıldı ve on yıl süren sökümün sonunda, parçaları jilet yapılmak üzere satıldı.

Napolyon’a yenilgiyi tattıran Türk komutan

Napolyon’a yenilgiyi tattıran Türk komutan

Napolyon, gerçekleştirdiği seferlerle Avrupa’nın siyasi haritasını tamamen değiştiren ve adını dünya tarihine yazdıran bir Fransız İmparatoruydu. Askeri ve siyasi stratejileriyle birçok bölgeyi ele geçiren Napolyon, son olarak Doğu’nun zengin topraklarına gözünü dikmişti. Bu topraklarda, “yenilmez Napolyon"a ilk gerçek yenilgiyi tattıracak olan ise, cesur bir Türk komutanıydı. Napolyon, bundan tam 219 yıl önce bugün, Akka’da büyük bir hezimete uğramış ve Doğu düşleri böylece sona ermişti.

İstanbulun fethinde kullanılan Şahî Toplarının sırrı

İstanbul'un fethinde kullanılan Şahî Toplarının sırrı

II. Mehmet, şehzâdelik yıllarından itibaren iyi bir eğitim almış, üstün yetenekleri olan bir hükümdardı. Peygamberimizin müjdelediği “İstanbul’un fethi”ni gerçekleştirerek bir çağı kapatmış; şehrin semalarında Müslüman sancağının dalgalanması şerefine nail olmuştu. “Yıkılamaz” sanılan surları yıkmayı başararak, yeni bir çağ açmıştı. Dönemin yetenekli mühendisleriyle birlikte, Fatih Sultan Mehmet’in bizzat kendisinin geliştirdiği Şahî Toplarının ve tamamen kendi icadı olan havan toplarının sırrı neydi?

İstanbulun fethinin sembolü: Ayasofya

İstanbul'un fethinin sembolü: Ayasofya

Fatih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u fethiyle birlikte camiye çevrilen ve yüzyıllarca cami olarak hizmet veren Ayasofya, fetihten günümüze ulaşan en önemli sembollerden biri olarak ön plana çıkıyor. FSMVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahameddin Başar: "Fatih, Ayasofya'yı görünce çok etkilenmiş, hatta kubbelerine kadar çıkarak hem Ayasofya'yı hem de şehri incelemiş ve hemen yanında bulunan birisine ezan okumasını söyleyerek, burada şükür namazı kılmıştı."

Azerbaycan’ın ‘devlet olma savaşında ‘tek millet’

Azerbaycan’ın ‘devlet olma' savaşında ‘tek millet’

Çarlık Rusya’nın yıkılması sonucu, sömürge durumundaki halklar, kendi bağımsızlıkları için mücadeleye başladılar. O halklardan biri olan Azerbaycan halkı, Müslüman Doğunun ilk demokratik cumhuriyeti olarak kabul edilen Azerbaycan Cumhuriyetini kurdu. Bağımsızlıklarını ilk olarak Osmanlı’nın tanıdığı bu genç devletle, Ermeni ve Bolşevik tehditlerine karşı bir anlaşma yapıldı. Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, bu tehditlere karşı Azerbaycan’ın yardımına koştu. İki ülkenin “tek millet” olma anlayışının temeli, daha o günlerde atıldı…

Süt tozu ile zehirlenen nesiller

Süt tozu ile zehirlenen nesiller

Bundan tam 71 yıl önce bugün, ABD Başkanı Harry Truman, Marshall Planı kapsamında Türkiye'ye yapılacak bir yardıma imza attı. Sovyetlerin “komünizm” propagandalarına karşı, siyasi bir mekanizma gibi görünen bu yardım, ABD’nin o dönemde ekonomik yönden Türkiye’yi kendine bağlamasının da bir aracıydı. Türk toplumunun temel tüketim alışkanlıklarını değiştiren ABD, o yıllarda okullarda “içilmesini zorunlu” kıldığı süt tozuyla, bir nesli doğal süt ve süt ürünlerinden uzaklaştırmış; ardından yeni bir ölümcül hastalığın hızla yayılmasına yol açmıştı…

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN