Arama

Yakın Tarih

15 Temmuza yönelik tehlikeler

15 Temmuz'a yönelik tehlikeler

15 Temmuz sonrası Türk insanı, kendisinden önceki nesillerin askeri darbeler karşısında takındığı pasif ve kabullenici tavrın ötesinde bir kahramanlık ortaya koymanın haklı gururuna sahip oldu. Batı tarafından Türkiye’ye yakıştırılan “Bir diktatörün ülkesi” imajı 15 Temmuz’da yıkıldı. Zira diktatör, askeri tarafından halkına karşı korunan kimsedir; halkının askere karşı koruduğu diktatör tarihte görülmüş şey değildir, olamaz.

Nurettin Topçu ödül olarak ne istemişti?

Nurettin Topçu ödül olarak ne istemişti?

Çalışması, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Jürisince en başarılı doktora tezi seçilen Nurettin Topçu'ya ödül olarak altın saat ya da istediği bir ülkeye seyahat imkânı önerilir; o ise, ikisini de istemez. Nurettin Topçu'nun düşünce yapısını, vatan ve bayrak sevgisini yansıtan o güzel ayrıntı...

Boşnakların 23 yıldır kapanmayan yarası: Srebrenitsa

Boşnakların 23 yıldır kapanmayan yarası: Srebrenitsa

En az 8 bin 372 Boşnak sivilin Sırp askerlerce hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 23 yıl geçmesine rağmen Boşnak halkı için kapanmayan bir yara olmaya devam ediyor. Soykırımın yıl dönümü 11 Temmuz'da, kimlik tespitleri tamamlanan 35 yeni kurbanın defnedileceği Potoçari Anıt Mezarlığı'nda 6 bin 575 kurbanın mezarı bulunuyor. Farklı mahkemelerde görülen Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp, toplam 699 yıl hapis cezası aldı.

Kıraathane değil halk üniversitesi

Kıraathane değil halk üniversitesi

Kıraathane ama nasıl? Sadece kitap, kek ve çay kokusu bir araya gelince gerçekten de kıraathaneler açılmış olacak mı? Yetmişli yıllarda Erzurum’da halkı ve üniversite hocalarını buluşturan Karasu Kütüphanesi diğer adıyla Karasu Kıraathanesi’ni kurucularından Nuri Bayrakçı, “Her kesimi buluşturan irfan yuvasıydı” diye tarif ederken müdavimlerinden Murat Ertaş “Her masa ayrı bir sınıftı” diyor.

Solun 15 Temmuz’u anlamasına mani bazı epistemolojik engeller

Solun 15 Temmuz’u anlamasına mani bazı epistemolojik engeller

Her şeye rağmen sosyalistler yine de 15 Temmuz’u görebilir ve onu var eden kimliği kabul edebilirlerdi: Onların “kitlesi” olmayı kabul etmesi, hayran hayran hep onların ağızlarına bakması şartıyla. Ama dindar Müslüman, muhafazakâr kimlik birilerinin kitlesi olmayı değil; kendisi olmayı seçti. Kesif bir dünya karanlığında el yordamıyla da olsa kendi yolunda, kendi olmaklığına yürümeyi.

Necip Fazıl’dan Menderese mektuplar

Necip Fazıl’dan Menderes'e mektuplar

Necip Fazıl’ın Başbakan Adnan Menderes’e yazdığı mektuplar genişletilmiş baskısıyla okurla buluştu. Alaattin Karaca’nın yayına hazırladığı mektuplar, şairin Büyük Doğu’yu çıkarmak için verdiği mücadeleyi gözler önüne seriyor. Karaca, “Bu mektuplar 1940’lı yıllarda basınla iktidar arasındaki ilişkiyi gösteriyor” diyor.

Türkçe ezan ve bir zulmün hikayesi

Türkçe ezan ve bir zulmün hikayesi

Türkiye’de cami minarelerinden tam 18 yıl ezan yerine ‘Tanrı uludur’ ile başlayan bir tercüme okutuldu. 29 Ocak 1932’de Fatih Camii minaresinde ilk Türkçe Ezan’ı okuyan Hafız Rıfat’ın, elindeki kağıda bakarak bu tercümeyi seslendirmesi Türkçe Ezan’ı henüz ezberleyemediğinin de kanıtıydı. 18 Temmuz 1932’de de Diyanet Reisliği tüm müftülüklere ezan ve kametleri Türkçe okuma talimatı veriyordu. 1941’e kadar yasal düzenleme dahi bulunmadığı halde, ezanı Arapça okuyan onlarca imam ve müezzine ceza verildi. 2 Haziran 1941’den sonra ise çıkarılan yasa tatbik edildi. Hapisler, işkenceler, sürgünler... Ta ki 16 Haziran 1950’ye dek.

Türkiyeyi ayağa kaldıran yatırımlara da darbe indirildi!

Türkiye'yi ayağa kaldıran yatırımlara da 'darbe' indirildi!

Gerçekleştirdiği ekonomi hamleleri ve yaptığı yatırımlarla Türkiye'yi ayağa kaldıran merhum Başbakan Adnan Menderes ve kadrosu, iktidardan indirildikleri 1960 yılında dahi halka hizmet yolunda çok sayıda yatırıma imza attılar. Demokrat Parti iktidarına kadar, suyu dahi olmayan köylere yollar yapılarak şehirler ile ticari ilişkiler canlandırıldı. 1950-1960 yıllarında karayolları ağı geliştirilerek 40 bin kilometre karayolu, 30 bin kilometre köy yolu yapıldı.

Einsteinın ırkçı görüşleri seyahat günlüklerinde ortaya çıktı!

Einstein'ın ırkçı görüşleri seyahat günlüklerinde ortaya çıktı!

Zamanında ırkçılığı “beyaz insanların bir hastalığı” olarak tanımlayan Einstein'ın ırkçı ve yabancı düşmanı görüşlerini yazdığı seyahat günlükleri yayımlandı. Einstein bu günlüklerde 1922-23 yıllarında Orta Doğu ve Uzak Doğu'dan izlenimlerini aktarırken, ırkçı ifadeler kullanıyor.

Hilâl-i Ahmerden Türk Kızılayına

Hilâl-i Ahmer'den Türk Kızılayı'na

19’uncu yüzyıl, dünyaya savaşların damga vurduğu ve kamuoyunda büyük etkiler yarattığı bir yüzyıl oldu. Savaş alanlarındaki kanlı çarpışmalar, yaralı ve hasta askerlerin milliyet farkı gözetilmeden, yetiştirilmiş sağlık personeli tarafından tedavisi ihtiyacını doğurdu. Dünyada Kızılhaç ile başlayan bu hareketin ambleminin haç olması, katılım konusunda Osmanlı yöneticilerine rahatsızlık verdi. Bu nedenle, Osmanlı topraklarına bundan tam 150 yıl önce Hilâl-i Ahmer olarak gelen kuruluş, kırmızı hilâli amblem seçerek, dünyanın ilk Kızılay’ı oldu.

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN