VAV TV CANLI YAYIN
Zekeriya Erdim

Kötülüklerin kök sebepleri

15 Ekim 2026

Her kim insanlara, toplumlara, havaya, suya, tabiata, toprağa, bitkilere, hayvanlara bilerek, isteyerek zarar veriyorsa; "kötülük" yapıyor demektir. Metodu, usulü, muhtevası bakımından; maddi olabileceği gibi manevi de olabilir.

Bu tür eylemler ve söylemler; aynı zamanda, varlık aleminin dengesini-düzenini bozmaktır. Parçaları birleştirip bütüne dönüştüren bağları çözmektir.

Canlı organizmaların oluşumunun temelinde "hücre" vardır. Hücreler dokulara, dokular organlara, organlar organizmalara dönüşerek son halini alır.

Yapısal bozulma olduğunda, onarım gerekir. Dokuların bakımında, onarımında kullanılan hücrelere "kök hücre" denir.

Onlar, organizmadaki tüm hücre türlerine dönüşebilirler. Bozulan dokuları tamir edip düzeltirler.

İletişim aracı olarak kullandığımız dilimiz, "kök kelime" topluluğundan meydana gelir. Yapılan eklerle yeni kelimeler, kavramlar elde edilir.

Bitkiler, ağaçlar, toprakla bağlarını kökleriyle kurarlar. İhtiyaçları olan gıdayı ve suyu, bu yolla alırlar.

İnsanların ve toplumların "soy ağaçlarının kökü", Hz. Adem ile Havva'ya dayanır. Zincirleme bir süreç içinde, sahip olduğumuz tüm beşeri özelliklerin onlardan geldiğine inanılır.

Olaylar, durumlar analiz edilmeye ve anlaşılmaya çalışılırken; "sebep-sonuç ilişkisi" kurulur. Sorulara cevap, sorunlara çözüm aranırken; öncelikle, maruz kaldığımız yahut muhatap olduğumuz sonuçların kök sebepleri sorulur.

Dünya genelinde, giderek artan kötülüklerin de "kök sebepleri" var. Hemen tamamı aynı kökün ve gövdenin dallarını oluşturuyorlar.

Bozulmuş yiyeceğin gıda zehirlenmesine sebep olması gibi bozulmuş ahlak da insanın ifsadına sebep oluyor. Fıtrat çizgisinin ve çerçevesinin dışına çıkanlar, azgın canavarlar haline geliyor.

Kötüleri ve kötülükleri onlar üretiyorlar. İnsanlık alemini ayakta tutan iyileri ve iyilikleri; bozuyor, engelliyor, görevini yapamaz hale getiriyorlar.

Mesela, hırsızlık; sosyal yönden kötülük, ahlaki yönden ayıp, dini yönden günah, hukuki yönden suçtur. Para, pul, mal, mülk, eşya ile birlikte; huzur ve güven de çalınmış olur.

Bazen doğrudan, bazan dolaylı olarak yapılır. Haksız kazanç elde etmenin tüm yolları ve yöntemleri; hakka, hukuka, adalete, ahlaka aykırı sayılır.

Bütün dinlerde ve toplumlarda yadırganmış, yanlış bir eylem olarak görülmüştür. Failine, küçüğünden büyüğüne muhtelif cezalar verilmiştir.

Şiddetin her türlüsü, kötülük cinsindendir. Zarar vermekten başlayıp, öldürmeye yahut yok etmeye kadar varabilir.

Yakmak, yıkmak, dövmek, sövmek, hakaret etmek, baskı altına almak, özgürlükleri kısıtlamak, bazı şeylerden mahrum bırakmak şiddetin çeşitleri olarak görülür. Karşılık verildiğinde karşı şiddeti doğurur, kabullenildiğinde ruhu öldürür.

İçki, kumar, fuhuş, zina kötülükler arasında sayılır. İnsanlar ve toplumlar için, dünyevi ve uhrevi zararları vardır.

Allah(cc) kullarına bir "ana görev" vermiştir. Âl-i İmran suresi ayet 110'da, Tevbe suresi ayet 71'de, Hac suresi ayet 41'de, Lokman suresi ayet 17'de bu görevi "iyiliği yapmak ve yaptırmak, kötülüğü yapmamak ve yaptırmamak" şeklinde özetlemiştir.

İyiliğin de kötülüğün de karşılığı vardır. En'am suresi ayet 160'dan anlaşıldığına göre; "iyilik yapan yaptığı iyiliğin on katı kadar mükafat, kötülük yapan yaptığı kötülüğe denk gelecek kadar ceza" alır.

Nisa suresi ayet 85'te ise, "aracılık" yapmaktan söz edilir. "İyiliğe aracılık yapanlara iyiliğin sevabından, kötülüğe aracılık yapanlara kötülüğün günahından pay verilir".

Nahl suresi ayet 90'da; "adil olmak, iyilik yapmak, akrabaya bakmak" emredilmiştir. "Her türlü hayasızlığın, kötülüğün, azgınlığın, sapkınlığın yasak olduğu" belirtilmiştir.

Fussilet suresi ayet 34'de, "kötülüğü iyilikle savma" tavsiyesi vardır. "O zaman düşmanların bile dost olabilecekleri" hatırlatılır.

Nur suresi ayet 21, insanları yoldan çıkarmaya yemin etmiş bir düşmandan söz eder. "Ey iman edenler! Sakın şeytana uymayın. Çünkü o ısrarla hayasızlığı, çirkinliği ve kötü işler yapmayı emreder" der.

Peygamber(sav) Efendimiz'in beyanına göre; "kötülüğü elimizle engellememiz, buna gücümüz yetmiyorsa dilimizle engellememiz, buna da gücümüz yetmiyorsa kalbimizle karşı çıkmamız" gerekir. Ki sonuncusu; "imanın en zayıf derecesidir".

Yusuf Has Hacip, kötülüğün "yakarak yayılan ateş gibi" olduğunu söyler. "Onun içinde, geçilebilecek bir geçit yoktur" der.

Mevlana'ya göre, "kötülük zararlı bir tohum gibi" çoğalır. Her kim yaparsa, "Allah yeşertip karşısına çıkarır".

Cenap Şahabettin de "yayılma" özelliğine dikkat çekerek; "Kötülüğün kapısını aralık bırakırsanız, ardına kadar açılır" uyarısını yapar. Sokrates'e göre, "Kötülük ölümden daha hızlı koşar".

Edmund Burke; "kötülüğün zafer kazanmasının sebebinin, iyilerin sessiz kalmaları olduğunu" söyler. Tolstoy ise; "Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar" der.

Şimdi dönüp, giderek artan "kötülüklerin kök sebepleri" neymiş bakalım. Toplam çizgisini çizip, anlamlı bir sonuç çıkaralım.

Demek ki; "iyiliği yapma ve yaptırma, kötülüğü yapmama ve yaptırmama, iyileri ve iyilikleri teşvik edip destekleme, kötülere ve kötülüklere elimizle-dilimizle-kalbimizle karşı çıkma" görevini ihmal ediyoruz. Ayrıca, gaflete düşüp; "baş düşmanımız olan şeytanın ve adamlarının" gösterdikleri yola, yöne doğru gidiyoruz.

Aslımıza dönüp kulluk ve halifelik sorumluluğumuzu kuşanmazsak, bu hal böyle devam edecek. Hayatı kötüler yönetecek, daha fazla kötülük üretecek.

Zekeriya Erdim

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.