İsrail'e yandan ve içeriden uyarılar
'Alametler belirdi, zahir oldu' diye amiyane bir tekerleme vardır. İsrail'in durumu da böyle. Ölümün son perdesini veya sekerat halini yaşıyor. Bir çılgın İsrail'in kaderiyle oynuyor. Onu felakete doğru sürüklüyor. Vaktiyle Amerikan savunma bakan danışmanı olan Douglas McGregor İsrail karşısında oldukça pervasız ve açık konuşuyor. Bıçak kemiğe dayanmış olmalı. Bundan ötesi düşmana bile söylenmez. Maariv gazetesinin alıntıladığına göre şöyle diyor: "Çevrendeki herkese parmak sallamak, insan altı olduklarını söylemek nobranlıktır. Onlara senin için en fazla yapabilecekleri şeyin ölmek olduğunu söyleyemezsin. Ölün de sizden kurtulayım, diyemezsin. Yahudiler diğer insanlara ve goyimlere böyle davranıyor ve bu gözle bakıyorlar. Kelimenin en korkunç anlamıyla Yahudi hükümranlığı veya sonuçları böyle bir şeydir. Bu bakış altında bölgede yeni müttefikler edinmesi imkansızdır. İsrail'in kalan ülkeler namına bölgede güvenli bölge inşa etme tezi ve stratejisi başarısızlığa mahkumdur. Yahudi liderleri İsrail'in çevre bölgelerini işgal ettiklerinde durumlarının daha güvende olacağını var saymışlardı. Heyhat." Şİmon Peres'in ifadesiyle tersi olmuştur. Peres bir defasında pazarlık için ek toprak işgalinde bulunduklarını lakin daha sonra bunları iade edemediklerini ve gözlerine geldiğini söylemiştir. Dolayısıyla toprağı elde tutarak barışa ulaşamadıklarını ifade etmiştir. Douglas McGregor'a göre Bu strateji başarılı olmadı ve olmayacaktır. 'ABD olarak bölgeden yani Ortadoğu'dan çekilecek olursak, korkarım ki İsrail de hemen arkamızdan gelecektir. Şimdi İsrail vatandaşlarının birçoğu bölge ülkelerinde gelecek arıyor. Civar bölgelere yerleşiyorlar. Sırbistan ve Kıbrıs Rum Kesimi bunlar arasında. Rumlar bile bu göç dalgasından bizarlar ve Ada'ya artan ilgiden rahatsızlar. Daha fazla Yahudi göçmen istemiyorlar..."
Douglas McGregor gibi sırdaş ve dostların yanında bizzat Yahudi çevreler de gidişattan kaygılılar. Onlar da benzeri uyarılar yapıyorlar. Bunlardan birisi de Reagan, Clinton ve Obama idarelerinde çalışmış olan Dennis Ross adlı arabulucudur. Hem diplomat hem de yazardır. Kavmine benzeri uyarılarda bulunuyor. Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az! AIPAC'a yakın isimlerden olan Dennis Ross, Israel Hayom adlı gazetede neşredilen makalesinde İsrail'in bölge ve dünyada dostsuz kaldığına değiniyor. Daha doğrusu İsrail yanlısı bir Yahudi olarak bundan yakınıyor. ABD ile İsrail arasındaki mesafenin açıldığını kimsenin de bunu tamire çalışmadığını ve yanaşmadığını söylemiştir. ABD'de kamuoyunun hızlı bir biçimde Israil aleyhine döndüğünü ama bu dalgayı geri çevirmek için ciddi hiçbir uğraş olmadığını ve çaba görmediklerine değinmiştir. Bu yeni durum hemen geri çevrilebilecek geçici bir rüzgar olarak da görünmüyor. Burada sorun ABD'nin mali yardımlarını kesmesi, askıya alması veya azaltması da değil. Daha derin ve ileri seviyede. Siyasi ve askeri desteğinden mahrum bırakma ihtimalidir. Bu durumda İsrail şapa oturacaktır. Bu İsrail için yıkımı beraberinde getiren varlıksal bir tehdittir.
Kısaca İsrail yorgun ve sonunu bekliyor.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- İran'ın Amerikan rüyası (12.10.2026)
- Kur'an'da Beni İsrail'in DNA'sı ya da Sünnetullahı (07.10.2026)
- Orta Çağ kalıntıları ya da skolastik zihniyet! (05.10.2026)
- Avrupa’nın asalak adamı (30.09.2026)
- Osmanlı'nın Gazze'de dirilişi (23.09.2026)
- Hasan el Benna'nın son rüyası (20.09.2026)
- Suudi Arabistan'ın mehdiler ile başı dertte (17.09.2026)
- Karmatilerin son halkası (16.09.2026)