Kur'an'da Beni İsrail'in DNA'sı ya da Sünnetullahı
Kur'an'da Beni İsrail'e dair ayetlerin dışında başka ayetler olmasaydı bile yine de bunlar, Kur'an-ı Kerim'in mucize bir kitap olduğunu ispata kâfi idi. Kur'an en doğru kitaptır ve en doğru ve sağlam olana götürür (yehdi lilleti hiye akvam). İmam Gazzâlî, "El-Munkızu mine'd-Dalâl" adlı eserinde kıyamet alametlerinin İslam'ın bir mucizesi olduğunu ortaya koymuştur. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da bir yazısında Beni İsrail'in DNA'sı niteliğindeki hususlara temas etmektedir. Bu alandaki ayetlerin i'cazını nazara vermiştir. Gavvas-ı manevi olarak Kur'an, tarihin derinliklerinden haber verdiği gibi geleceğin bilinmeyenlerine de ışık tutar. Emarını çeker. Moris Bukay (Maurice Bucaille)'ın işaret ettiği gibi Haman ismini geçmişin derinliklerinden çıkaran Kur'an'dır.
Bu yazıda Kur'an-ı Kerim'in Beni İsrail'e dair ihtiva ettiği üç ayeti ve üç mucizeyi ele alacağız. Ali Erbaş bunlara Kur'an'ın ihbarî mucizesi demektedir. Kur'an'da Beni İsrail'e dair mucizeler daha çoktur lakin konuyu dağıtmamak üzere üçüne yoğunlaştık. Mesela diğer mucizelerden birisi şudur: "Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar; ancak müstahkem (sağlamlaştırılmış, korunaklı) kaleler içinde veya duvarların/siperlerin arkasında korka korka savaşırlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok çetindir. Sen onları dışarıdan birlik içinde sanırsın; halbuki kalpleri darmadağınıktır. Çünkü onlar, akıllarını kullanamayan bir gürûhtur."
Kur'an-ı Kerim ihbar-ı gaybîleri ihtiva ettiği gibi bunu hem müstakbel hem de mazi zemininde uygular, yapar. "Yahudiler 'Allah'ın eli bağlanmış!' dediler. Asıl kendi elleri bağlanmıştır ve söyledikleri yüzünden lanetlenmişlerdir. Aksine O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Rabbinden sana indirilen, onlardan birçoğunun azgınlığını ve inkârcılığını kuşkusuz arttıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar sürecek düşmanlığı ve kini saldık. Ne zaman savaş ateşini tutuşturmuşlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk için çaba harcarlar; Allah ise bozguncuları sevmez."
Bu ayet Beni İsrail'in DNA'sından, yani meknun ve iç yapısından bahsetmektedir. İç çekişme, savaş kışkırtıcılığı, kundakçılığı, ifsat ve bozgunculuk değişmez karakterleri arasındadır. Bu iç düşmanlığın maziye doğru tecellilerinden birisi, Hazreti Süleyman'ın krallığının oğulları arasında didişme ve itişme meselesi hâline gelmesi sonucu ülkenin ikiye bölünmesidir. Titus döneminde Kudüs'ün Romalıların eline geçmesi de iç çekişme nedeniyle olmuştur. Onlar birbirleriyle boğuşurken Kudüs ellerinden çıkmış ve düşmüştür. Bugün de aynı kaderle karşı karşıya bulunuyorlar.
Nitekim İsrail'deki Maariv gazetesinin "Drop Site News" adlı internet sitesine dayandırdığı habere göre, ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından hazırlanan gizli raporda, İsrail'in karşı karşıya olduğu iç ve dış süreçlere ilişkin değerlendirmelere yer verildi. İsrail'in birkaç krizden geçtiği, bu krizlerin ülkeyi "iç savaş veya siyasi çöküş riski" ile karşı karşıya bıraktığı bildirildi. İsrail'in uluslararası camiada yalnızlaşması ve uluslararası zeminin ayaklarının altından kayması bunlardan birisidir. Sürekli savaşlarla ordunun yıpranması, bitap düşmesi, ekonominin bozulması ve Haredilerin askerlikten muaf tutulmaları iç gerilimi artırıyor. İsrail ya tarihin tekerrür etmesiyle birlikte içeriden çözülecek ya da dışarıdan bir müdahale ile yok olacaktır.
İkinci ayet ise A'raf Suresi'nin 167'nci ayetidir ve müteakip ayet de onların diasporada dağıtılmalarını konu eder. "Rabbin, kıyamet gününe kadar onlara en ağır azabı tattıracak kimseleri üzerlerine salacağını bildirmişti. Şüphesiz Rabbinin hesabı çabuktur; yine O çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir. Onları grup grup yeryüzüne dağıttık. İçlerinden bazıları iyi kimselerdir, bazıları da böyle değildir. Bu sonuncuları, belki dönüş yaparlar diye iyi durumlarla da kötü durumlarla da imtihan ettik." Seyyid Kutub, tefsir ve kitaplarında Hitler'in; Kur'an'da zımni olarak anılan, haber verilen, Beni İsrail'e çetin azap tattıran şahıslardan biri olduğunu ifade eder.
Üçüncü ayet ve demeti şudur:
"Allah'tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunmadıkça, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, onlara alçaklık damgası vurulmuş; Allah'ın gazabına uğramışlar ve aşağılanmaya mahkûm olmuşlardır. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Bu (cüretleri de) onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır."
Allah'ın eliyle payidar olmaları dönemi, peygamberleri dönemiyle birlikte kapanmıştır. Beşer eli ise İngiltere ile başlamış, Truman ve ABD ile devam etmiştir. O da kısalmıştır ve bu ip de kopmak üzeredir. Nitekim sabık Amerikan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Douglas McGregor şöyle demektedir: "Biz bölgeden çekilirsek İsrail dımdızlak ortada kalacaktır. Kısa bir süre sonra arkamızdan gelecek ve bize katılacaktır."
Beşer ipi çekilince boşlukta kalacaklardır. Bilmeden Douglas McGregor, Kur'an buyruğunu tasdik ediyor. Şimdi Yahudilerin Belgrad, Atina ve Kıbrıs Rum Kesimi'ne taşındıklarını haber vermektedir. Diasporadan gelip diasporaya gidiyorlar. İsrail yavaş yavaş eriyor, boşalıyor. Keskin sirke küpüne zarar! Çöküşü hızlandıran Netanyahu sağ olsun!
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Orta Çağ kalıntıları ya da skolastik zihniyet! (05.10.2026)
- Avrupa’nın asalak adamı (30.09.2026)
- Osmanlı'nın Gazze'de dirilişi (23.09.2026)
- Hasan el Benna'nın son rüyası (20.09.2026)
- Suudi Arabistan'ın mehdiler ile başı dertte (17.09.2026)
- Karmatilerin son halkası (16.09.2026)
- Hürmüz'den Babu'l Mendep'e (13.09.2026)
- Dinden dini ideolojiye (10.09.2026)