Deccal öfkesine kapılmış Netanyahu
İşlerin ters gitmesi karşısında Deccal öfke nöbetine tutulur. Buna 'gadabetü Deccal' denilir. İnisiyatif kaybettikçe öfke patlaması büyür. Deccal'ın zuhuru da öfke nöbetiyle olur. Epstein skandalı karşısında zemin kaybeden İsrail namına Netanyahu da öfke nöbetleri geçirmekte ve dünyayı alarma geçirmekte ve davet etmektedir!
Epstein skandalı bumerang gibi geri tepti ve İsrail'i vurdu. Bu skandal en çok kime zarar verdi sorusunun muhatabı İsrail ve çıkarları olmalıdır. Tuğlası çekilen sistem dökülüyor ve çöküyor. Bu nedenle de hasarı büyümeden kontrol altına almak istiyorlar. Aksi takdirde sızıntı patlamaya dönüşecektir. Netanyahu satır aralarında imdat çığlıkları gönderiyor. Yardımın gecikmesi halinde Batı alemini tehdit ediyor. Ya bize yardım edersiniz ya da hesap verir, bedel ödersiniz mealinde garip laflar ediyor.
Yardım nasıl olacak?
Epstein skandalını minimize ederek veya örtbas ederek yardımcı olacaklar. İsrail'i daha fazla açıkta bırakmayacaklar! İsrail'in kaderiyle kenetlenecekler. Kaderiyle yüzleşmesinde tek başına bırakmayacaklar! Gazze soykırımında olduğu gibi müzahir olacaklar. Yahudi heybeti yara alır ve Yahudi aleyhtarlığı tabusu yıkılırsa veya kontrol dışına çıkarsa bedel ödeyeceklerini söylüyor. Burada kolektif bir dayanışmaya atıf var. Burada açıkça Batı alemini İslam dünyasının üzerine yönlendirme veya salma çabası ve niyeti seziliyor. Ya da en azından, ahlaksızlık karşısında intibaha gelen küresel odaklı zinde güçlerin üzerine gidilmesini ve sindirilmesini salık veriyor! Batı'nın uyanışına da ket vurmak istiyor. Almanya gibi ülkeler hala İsrail'e göbekten bağlı görünüyorlar. Çünkü kuruluş ayarlarında İsrail damgası var. Nisbi bağımsızlıklarını İsrail'in onayına borçlular.
Batı alemi masun değil. İsrail tarafından yarma/sızma harekatına maruzlar. İliklerine kadar sızılmışlar. Bu yüzden Netanyahu ne yaptığını biliyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sistem İsrail'i koruma odaklı. İngilizler Osmanlı sonrası Arap rejimlerine yol verirken onlardan gelecekte İsrail'e müzahir olacaklarına dair söz alıyor. Ama Allah'ın verdiği ontolojik süre doldu. Dünya yeni bir döneme doğru yelken açıyor.
Karayipler Bermuda Şeytan Üçgeni ile anılıyordu. Meğerse Pandoranın kutusu orada saklı imiş.
Bundan sonra olayın seyri nasıl gelişecek? Bu soruya cevap arayanlardan birisi de ünlü Amerikalı gazeteci Tucker Carlson! Epstein skandalının, Siyonistlerin Amerika üzerindeki hegemonyasına ve kurumlar ile karar alma merkezleri üzerindeki kontrolüne karşı ayaklanmanın ilk adımı, kıvılcımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. Ahlaksızlığın küresel üssü, siyonizme karşı isyanın da merkezi haline gelecek. Netanyahu 'hemen şimdi' kaydıyla iliştirdiği yardım çığlığı ve çağrısıyla organize ahlaksızlığa, ahlaksız odaklara karşı gelişen karşıt hamlenin başlamasından ve bu hamlenin ucunun kendilerine dokunmasından endişe ediyor.
Netanyahu Batı alemine gönderdiği çığlıkta şunları talep ediyor;
"Batılı hükümetlerden, Yahudi karşıtlığıyla mücadele etmek ve dünya çapındaki Yahudiler için güvenlik ve emniyet sağlamak için söylediklerimizi yapmalarını talep ediyorum."
"Uyarılarımızı dikkate almaları yerinde olur. Onlardan ŞİMDİ harekete geçmelerini talep ediyorum, aksi takdirde sonuçlarına katlanacaklar."
Aksi takdirde gök kubbe başınıza çöker demek istiyor.
Epstein rezaleti sonrası, yeryüzü kirlerinden temizleneceği bir dönemece giriyor. İsrail sonrası yeni bir dünya kuruluyor. Epstein skandalı bunun ayak sesleri.
Çanlar İsrail için çalıyor!
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Şeytan Adası mı, Deccal Adası mı? (08.02.2026)
- Küresel havuzdaki köpek balıkları (02.02.2026)
- Hiç kimse masum değil, hiç kimse masun değil! (01.02.2026)
- Kabusun dönüşü (29.01.2026)
- Kimi desteklemeliyiz? (28.01.2026)
- Vuruşarak Çekilmek (27.01.2026)
- Yapısal tıkanma ve yapısal krizler (23.01.2026)
- Rojava tatile çıktı! (21.01.2026)