Hiç kimse masum değil, hiç kimse masun değil!
Şarkıcı Sezen Aksu 'masum değiliz hiçbirimiz' derken çıplak gerçeğe parmak basmıştır. Masum değiliz, hiçbirimiz. Bu bize Hazreti İsa'nın Mecdelli Meryem'i taşlamak ve recmetmek için toplanan kalabalığa karşı söylediklerini hatırlatmaktadır. Sözleri, taş atmak üzere havaya kalkan elleri durdurur. Mesih onlara şöyle hitap eder: Aranızda ilk taşı hiç günaha bulaşmamış birisi atsın! Hamleye hazırlanan bütün eller zınk diye durur. Günahkar bir zeminden başka bir günahkar cezalandırılmaktadır. Bu adil bir cezalandırma değildir. Oysa orada turnike biçiminde herkesin cezalandırılması lazımdır. Adaletin iktizası budur. Bugünkü ifadesiyle çifte standartlık bir durum vardır. Cezalandırmanın ahlaki zemini yoktur. Hiç kimse masum değil sözünün tamlaması şöyledir: Hiç kimse masun değildir. Yani muaf ve ilişilmez değildir. Bunu söyleyen de Rus stratejik düşünür Alexander Dugin'dir. Dünya ahvalini böyle analiz ediyor. Bir tweetinde şöyle yazmaktadır: Bence çağımızda her şeyin az çok yolunda, istikrarlı ve iyi olduğu bir ülke, millet veya toplum yoktur. Herkes düşüyor, her şey çöküyor. İstisna yok. Tek açık soru, kimin önce öleceğidir.
İstisna yok diyor. Dünyadaki gelişmeleri bundan veciz ifade eden ve aktaran başka bir ifade yoktur herhalde. Oysaki bizde kimi yarım akıllılar İran'dan sonra sıranın Türkiye'ye geleceğini varsayıyorlar. Ezber laflara karşı Dugin ezber bozan bir laf söylemiştir. Mevzii değil küresel bir çöküntü vardır. İran sadece bunun bir başlangıcı ve parçası olabilir. Bu söz dolaylı olarak şu sözü çağrıştırır: Hatt-ı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır. Ve bu çöküntü ülkeleri deveran ediyor. ABD ile İsrail bu sondan, kapandan muaf değil. Belki çöküntünün merkez üssünü teşkil ediyorlar. Belki de ilk sıradakiler daha kaypak olanlar içinden çıkıyor. Küresel felaket sırasıyla üzerimize çöküyor. Eski sistemin sonuna geldik! Çöken kapitalizmdir. Bunun açılımlarından birini Gazze krizi üzerinden El Cezire'nin eski müdürü Vaddah Hanfer yapmıştır. Gazze'de dünya sisteminin iflas ettiğini ve çöktüğünü lakin buna ilaveten Dugin gibi batı medeniyetinin de çöktüğünü sözlerine eklemiştir.
Dugin başka bir tweetinde parçalı bir yaklaşımı benimser! Adeta kendilerini denklemin dışında tutar. Sanki Batı kuşağının çöktüğünü haber verir. Halbuki çöken kapitalizme dayalı globalizmdir. İlgili tweetinde şöyle yazmaktadır: "ABD'de, Batı'da ve İsrail'de her şey sorgulanmalı artık - siyaset, kitle iletişim araçları, kültür, ekonomi. Her şey ve herkes tehlikeye atılmış durumda. "Modern liberal batı uygarlığı" olarak bilinen sahtekarlığın son anıdır. Ölmesi gerekiyor."
Bu durumda dünya Çin ile Rusya'ya mı kalacak? Zorluhan Zorlu adlı okuru ona şöyle cevap veriyor: "Bu (Batılı) insanların Doğu'da da liberal olmayan karşılıklarının, benzerlerinin olmadığını mı akla getiriyor veya düşündürüyor? Bu, kontrolden çıkmış kapitalizmle, zenginlerin aşırı zenginleşmesiyle ve gerçeklikten, insanlıktan kopmasıyla ilgili bir durumdur.
Dünyanın seyrini özetleyen iki yorum ve bir rüya var. Yorumlar Vaddah Hanfer ile Dugin'e aittir. Rüya da Muhammed Ahmet el Mübeyyid'in oğlu İsa'nın Gazze ve kum saati rüyasıdır. Yaşananlar üçünün toplamıdır.
Bu arada Rus Dışişleri Bakanı Lavrov bir güzelleme yapmış daha doğrusu kendinden menkul faziletlerini bir kitapta derlemiş. 'Ruslar Kibar Bir Millettir' mealinde propaganda mahsulü bir kitap yazmış. Buna ayı kadar kibar olmak da denebilir!
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Kabusun dönüşü (29.01.2026)
- Kimi desteklemeliyiz? (28.01.2026)
- Vuruşarak Çekilmek (27.01.2026)
- Yapısal tıkanma ve yapısal krizler (23.01.2026)
- Rojava tatile çıktı! (21.01.2026)
- Ortak karakter, ortak ruh (18.01.2026)
- Rejim içinden alternatif arayışı (17.01.2026)
- Operasyon rafa mı kaldırıldı? (16.01.2026)