Yapısal tıkanma ve yapısal krizler
Bazen eski ifadesiyle bünyevi/ güncel ifadesiyle yapısal krizlerden geçiyoruz. Mesela İsmet İnönü için 'geldi İsmet, gitti kısmet' denilmiştir. Bu onun yapısal olarak elverişsiz kişiliğine bir göndermedir. Krizmatik bir lider olduğunu gösterir. Onun halefi olan Ecevit için de 'krizmatik lider' tabiri kullanılmıştır. Araplar bu gibi durumlar için 'eynema halle ve rahale' derler. Nereye konar ya da göçerse krizler eksik olmaz. Bazıları çözüme odaklıdır bazıları da krize! Son sıralarda yapısal tıkanma veya yapısal çürümüşlük veya bozukluk arz eden iki örnek verilmektedir. İran uzmanlarından Mehmet Akif Koç, TV5'te katıldığı bir programda İran'daki krizin iç boyutlarına değindi ve bünyenin ya da yapının sürekli olarak kriz ürettiğini ve kriz periyotlarının hızlandığını ve kısa aralıklara indiğini söylemiştir. Bazı devrim yandaşları krizin suni olarak Mossad ve benzeri örgütler tarafından üretildiğini savunmaktadır. Bu kafa konforuna ve kulağa hoş gelse de gerçeği tam olarak aksettirmemektedir. Bu olsa olsa meselenin bir parçasına temas etmektedir. Ya da gerçekleri sulandırmaktadır. Esasını ve özünü göz ardı etmektedir. Halbuki dış müdahalenin etkili olması iç zeminin müsait olmasına bağlıdır. İran zemini ve rejimi Mossad ajanlarının cirit atması için fazlasıyla müsaittir. Zira devrim tam olarak halkıyla bütünleşememiş ve onların talep ve beklentilerine cevap verememiştir. Aksini söylemek için körlemesine yandaş olmak gerekir!
Yabancıların müdahalesine maruz iken kendisi de komşu coğrafyaya sarkmakta ve müdahale etmektedir. Bizde bazıları Kasr-ı Şirin anlaşmasının barış ve istikrarı korumadaki faziletinden bahsediyorlar. Halbuki İran, Sofu Beyazıt döneminde olduğu gibi sınırların dışıyla değil daileri vasıtasıyla içiyle ilgilenmekte ve sınırların içini düzenlemektedir. Safevi dailerinin yerini günümüzde Hizbullah ve Haşd-i Şa'bi gibi vekalet güçleri almıştır.
İç bünye sağlam olursa dış güçler tesir etmez. İran rejimi kendini düzelteceği yerde kolaycılığa kaçıyor ve yel değirmenlerine savaş açıyor. Şizofrenik davranışlar sergiliyor. Belki de değişmeyeceğini bildiğinden dolayı dış güçler edebiyatına sarılıyor.
Kısaca İran yapısal bir bozukluk içindedir ve bunu tamir etmesi imkansızdır. Binaenaleyh bu rejim eninde sonunda gitmek ya da değişmek zorundadır. Krizlerle malul bir başka rejim ise Oslo mahsulü Filistin otoritesi veya Ramallah yönetimidir. Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü tarafından hazırlanan bir raporda bu idarenin Yapısal Tıkanma Belirtileri gösterdiğine değinilmektedir. Ramallah yönetiminin bir tıkanma hali yaşadığına temas edilmektedir. Temel nedeni yolsuzluklar ve kötü idaredir. Dış güçlerle birlikte çalıştığı ve onlara taşeronluk yaptığı halde yine de üzerinden bünyevi bozukluğu atamamaktadır. Yani dış müdahale bahane olmadığı gibi aynı zamanda işbirliği de selamet yolu değildir. Kapalı elit seçkinlerin tasallutunda olan Ramallah yönetimi, bunalım üretmektedir. Batı Şeria'da halk yoksunlukla darlıkla mücadele ederken Eriha'da bir avuç seçkin yolsuzluk sayesinde malikanelerde yaşamaktadırlar. Onların Filistin halkıyla hiçbir bağı kalmamıştır. İsral'in güvenliğini temin karşılığında keyiflerine bakıyorlar.
Mısırlı gazeteci Muhammed Moro, 1967 hezimetini analiz ederken klimalar altında serinleyen subayların güdümündeki ordunun bu sonucu ürettiğini ifade etmektedir. Savaşma azmi kalmamıştır. 'Vur patlasın çal oynasın' devridir. Ordunun başı olan Abdulhakim Amir, Verde gibi sanatçılarla gönül eğlendirirken vakıadan kopmuşlardır. Yenilmek mukadder olmuştur. Bugün de İsrail tarafından yemlenen Ramallah bürokrasisi benzeri bir haldedir. Yıkılacağı günün beklentisindedir. Bu yapısal bozukluk içinde olan rejimler yolsuzlukla gelip yolsuzlukla gidiyorlar.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Rojava tatile çıktı! (21.01.2026)
- Ortak karakter, ortak ruh (18.01.2026)
- Rejim içinden alternatif arayışı (17.01.2026)
- Operasyon rafa mı kaldırıldı? (16.01.2026)
- Değişim zamanı geldiğinde akıllar tutulur (15.01.2026)
- İki görüş, iki yaklaşım biçimi (14.01.2026)
- İran, yol çatında (13.01.2026)
- Öteki versiyonlar (12.01.2026)