VAV TV CANLI YAYIN
Mehmet Emin Ay

Toprak neyle kirlenir, nasıl kötüleşir?

21.05.2026

Önceki yazımızda "Tayyib" kavramının ilişkili olduğu alanlardan birinin de çevre ve özellikle toprak olduğundan söz etmiş, asırlar önce inen Kur'an ayetlerinin, "yeryüzünde ve denizlerdeki bozulmaya" (Rûm, 41) dikkat çektiğini; "temiz toprakta yetişen bitkinin güzel olacağını, kötü toprağın ise ancak diken gibi faydasız şeyler bitireceğini" (A'râf, 58), ifade ettiğini belirtmiştik.

Günümüzde, ayetlerde bahsi edilen hususların birer birer gerçekleştiğine şahitlik etmekteyiz. Bugün yeryüzü ve denizlerde gözle görülür bir kirlenme ve bunun sonuçları olarak özellikle üretimde bozulmalar ve kötüleşmeler yaşanmaktadır. Söz gelimi, ağır metallerle, zararlı/zehirli atıklarla beslenen balıkların tüketilmesiyle insan vücudunda oluşan hastalıklar; birtakım zehirli ilaçlarla normal ve tabii florası zarar gören topraklarda yetiştirilen bitkiler; ve nihayet son zamanların baş belâsı GDO'lu ürünlerin insan ve hayvanların sağlığına olumsuz etkileri, artık modern insan için bu bozulma ve kirlenmenin son derece önemsenmesi gereken bir hal aldığını göstermektedir.

Bugünkü yazımızda, esasen Allah Teâlâ tarafından kullara büyük bir nimet olarak bahşedilen toprağın, neyle/nelerle kirletildiğini ve aslı "temiz / iyi / güzel" olduğu gibi "temizleyen/iyileştiren/güzelleştiren/ özelliklere sahip olan toprağın, nasıl "kötü" hale geldiğini incelemeye çalışacağız. Konu, "nimetin kadrini bilmek ve onu gereği gibi kullanmak" bağlamında, aynı zamanda dinî bir nitelik de arz etmektedir. Zira İslam, "nimetlere şükrün, onun devamına ve artmasına vesile olduğu gibi; nankörlüğün de o nimetin elde kayıp gitmesine sebep olduğuna" dikkat çeker (Bkz. İbrahim, 7). Şimdi geliniz, toprak kirliliği konusunda bilinen ya da bilinmeyen hususları ele alalım.

Toprak neyle kirlenir, nasıl kötüleşir?

İnsanlığın atası Hz. Adem'in (as) Kur'an-ı Kerim'de açık ve net bilgilerle ifade edildiği üzere topraktan yaratıldığı bilinen bir gerçektir. Ziraat konusunda bilgilendirilen ve toprakla haşır neşir olan ilk peygamber de tabii olarak Hz. Adem'dir. Aslında bu ilişki, toprağın ve tarımın insanla olan bağının ne kadar kadim bir geçmişe dayandığının da manidar bir ifadesidir.

İnsanlık, uzun yıllar tarım toplumları olarak toprakla çok güçlü bağlara sahip bir şekilde yaşadı. İnsanlar çağlar boyunca ne toprağı kirletmeyi düşündü ne de kirletme sebebi olacak unsurlara sahip oldu. Bunun yanında dünya nüfusunun azlığı, fazla üretim yapmak için toprağı hoyratça kullanmayı gerekli kılmıyor, sanayinin olmayışı ise zararlı atıkların onu kirletmesine sebep teşkil etmiyordu. Ancak özellikle yirminci yüzyılın ortalarına doğru hızlı nüfus artışıyla beraber hem tarım hem de diğer alanlarda sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesi, toprakta kirlenmenin başlamasına sebep oldu. Tüm insanlık için her alanda ve her konuda zararlı sonuçların oluşmasında baş rol oynayan Kapitalizm, daha çok üretmek için hiçbir engel tanımadığı için bir yandan yeryüzündeki temiz toprakları kirletme pahasına zararlı ve zehirli maddeleri "ilaç" ambalajlarında güya tarımın hizmetine sundu; diğer yandan, fabrikalardan çıkan bu türden atıkları derelere ve nehirlere akıtarak toprağın can suyunu zehre dönüştüren şenâatlere "teşvik"lerde bulundu…

Şimdi geliniz, özetleyerek aktardığımız bu acı tabloda sebepleri teşkil eden hususlara bakalım; toprağı kirleten, onun temiz vasfını ortadan kaldıran ve onu kötü hale getiren faktörleri birer birer sayalım.

  1. Tarımsal mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler
    Ekosistemde toprak içinde yaşayan her şeyin bir görevi vardır. Allah Teâlâ hiçbir şeyi "boş yere yaratmamış", onları mutlaka bir sebebe bağlı olarak var etmiştir. Ancak daha çok ürün ve daha çok kazancı önemseyen kapitalist anlayış, buna engel gördüğü her unsuru düşman bellemiş ve onu yok etmeyi düşünmüştür. Böylece toprak, "tarımsal mücadele" adı altında kendisine ve çevreye zarar veren bir savaşın muhatabı olmuştur. Maalesef kısa sürede kazanan kapitalizm olmuş ve toprak mazlum ve mağdur; insanlık ise kaybeden durumuna düşmüştür. Artık topraktan "tabiî, naturel ve organik" vasıflarına sahip şifalı meyve ve sebzeler yerine, görünümüyle câzip ama tadı ve lezzetiyle sentetik ürünler hasat edilmeye başlanmıştır. Ne var ki, meyve ve sebzelerde kullanılan tarım ilaçları artık kanser gibi bazı hastalıkların en başta gelen müsebbibi olarak kabul edilir olmuştur.
  2. Zararlı gazların havaya yayılması ve rüzgarla toprağa taşınması
    Genel olarak araçlardan çıkan egzoz gazları, karbonmonoksit, kükürtdioksit, kurşun ve kadmiyum vs. gibi zehirli maddeler, havaya yayılmakta ve solunum yoluyla büyük bir kısmı canlılar tarafından vücuda alınmaktadır. Geriye kalanı ise, rüzgarlar ile uzak mesafelere taşınmakta ve yağışlarla yere inerek, toprak ve suları kirletmektedir. Bunlar yanında bazı ambalaj maddelerinde kullanılan ağır metaller de kanda yüksek düzeylere çıkarak çeşitli hastalıklara sebep teşkil etmektedir.
  3. Yerleşim birimlerine ait çöplerin doğaya gelişigüzel bir şekilde boşaltılması
    Bu şekilde çöplerin boşaltılması ve kanalizasyon şebekelerinin arıtılmaksızın doğrudan toprağa verilmesi de toprağın kirlenmesine sebep olmaktadır. Aynı durum, endüstri tesislerinden çıkan ve arıtılmaksızın havaya, suya ve toprağa verilen atıklar için de söz konusudur.
  4. Bilinçsizce yakılan anızın çevreye ve toprağa zarar vermesi.
    Her ne kadar 1993 yılından bu yana hasat sonrası tarlada kalan anızın yakılması yasaklanmış ise de yine bazı kimseler tarafından basit birtakım beklentilerle anızın yakılması, birçok yönden olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bunların başında, rüzgarın etkisiyle beklenmedik yangınlara sebep olması gelmektedir. Bunun yanında, anız yakımı pek çok yaban hayvanının telef olmasına, kara yollarında görüş emniyetinin ortadan kalkmasına, komşu tarlaların ürünlerine ve meyve bahçelerine zarar vermesine de yol açmaktadır.
    Anız yakmanın, özellikle toprağın sahip olduğu tabiî özelliklere olumsuz etkisi üzerinde bir nebze daha durmak istiyoruz. Anız yakılırken yüzeydeki toprağın organik maddeleri de yok edilmiş olmaktadır. Halbuki bu organik maddeler, yağış sularının emilmesini ve tutulmasını sağlar, kümeleşmeyi temin ederek erozyona maruz kalmayı önler ve toprağın havalanmasında işlev görür. Anızın yakılması esnasında toprağın 13 cm'lik üst katmanında ısı derecesi 75 Santigrat dereceye kadar çıkmaktadır. Bu ise topraktaki mikroorganizmaların %70'ine zarar vermektedir. Halbuki bunlar, topraktaki organik maddelerin parçalanıp ayrışmasına ve humus haline dönüşmesinde rol oynarlar. Sadece bu sebepler bile anız yakmanın toprağa ne denli olumsuz yansımalarının olduğunu ortaya koymaktadır. Yanı sıra yapılan araştırmalarda anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini bozduğu, verimini düşürdüğü ve biyolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediği de anlaşılmıştır vesselam…

Sonuç olarak, temiz toprak, gözü doymayan insan neslinin türlü türlü müdahaleleriyle maalesef kirlenmiş/kirletilmiştir. Kirlenmiş topraktan yetiştirilen yüksek orandaki zehirlerin kalıntılarını taşıyan aşırı "ilaçlı" sebze ve meyveler, "tayyib" vasfını yitirmişlerdir. Son zamanlarda bu "kötü" durumun farkına varılması ise ancak artan hastalıklar sebebiyle mümkün olabilmiştir. Halbuki İslam, esasen bir "nimet" olan ve bir nimet olarak kabul edilmesi gereken toprağın da korunmasını ve değerinin bilinmesini ister. Ona hoyratça davranmayı da onu sorumsuzca kirletmeyi de asla tasvib etmez; ve her şeyde olduğu gibi bu konuda da bir hesaba çekilme durumunun olacağını kişiye hatırlatır… Konuya farklı yönleriyle devam edeceğiz. Esenlikler dileğiyle…

Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.