Tayland Şeyhülislamlık Makamı
25 Ocak 2026 Salı günü, Tayland'daki ikinci günümüzdü. Bugün için, ev sahiplerimiz tarafından üç ziyaret planlanmıştı. Vakti iyi kullanarak planımızı gerçekleştirmek durumundaydık. Zira bugün aynı zamanda Tayland'daki son günümüzdü…
Tayland'daki Dinî Otorite: Şeyhülislamlık Makamı
%90 oranında Budizm'in hâkim olduğu Tayland'da, İslam ikinci büyük din. Ancak ülke genelinde müslümanların en fazla %10 oranına sahip olduğu düşünülse bile onları temsil makamının "Şeyhülislamlık" olması dikkat çekici doğrusu… Konuya dair anlatılanlar, sorularımıza verilen cevaplar ve gördüklerimiz, ülkede İslam'a ve Müslümanlara karşı herhangi bir olumsuzluk olmadığı, yönetimde olan krallığın bilakis Müslümanlara ve İslam'a sempatisinin var olduğu yönünde… Zaten daha havaalanında karşılaştığınız başörtülü görevliler, bu durumun ilk işaretçileri gibiydiler…
Tayland Kralı tarafından himaye edilen ve "Şeyhülislamlık" müessesesi olarak bilinen "Samnak Chularajmontri" Tayland'da yaşayan Müslümanları temsil etmektedir.
Tayland'da Müslümanların okul açma, cami yaptırma, fakir Müslüman ailelere yardım, gençlerin eğitimi gibi çalışmalar, ülkedeki tek dini otorite olan "Şeyhülislamlık" makamı üzerinden yürütülüyor.
Ülkedeki 75 vilayetin tamamında İslam Yüksek Merkezi adı altında kuruluşlar bulunuyor ve bu kuruluşlar, Müslümanların ihtiyaçları üzerine çalışmalar yaparak Bangkok'taki Şeyhülislamlık merkezine bilgi aktarımında bulunuyor ve koordinasyona katkı sağlıyor.
Tayland genelinde 4 binden fazla cami ve mescit var. Bunun yanında İslami eğitim veren 500 civarında okul olduğu belirtilirken, bu okulların birçoğu medrese şeklinde hizmet veriyor ancak okullarda aynı zamanda bazı pozitif ilimler de öğretiliyor.
Tayland'daki dinî hayat ve din eğitimine dair bilgileri bu satırlara sığdırmak mümkün olmayacağı için, geniş bilgi almak isteyenleri Jasmine Kassamara adlı öğrencimizin, Türkçe olarak henüz yayınlanan çalışması "Tayland'da İslami Eğitim" adlı eserine yönlendirerek biz Şeyhülislamlık makamından söz edelim isterseniz…
Saat 11:00'deki randevumuza vakitlice yetişmiş ve büyük bir alanda konuşlanmış olan Şeyhülislamlık makamına ulaşmıştık. Doğrusu, içinde büyük bir cami, konferans ve eğitim amaçlı büyük bir toplantı merkezi ve görevliler için düşünülmüş ikametgahların bulunduğu bir külliyenin, Şeyhülislamlık makamına tahsis edilmesi, İslam'a ve Müslümanlara verilen değerin göstergesiydi.
Tam vaktinde randevumuza yetişmiş ve Şeyhülislam tarafından kabul edilmişti. Şeyhülislam Muhammed Celâlüddin, bizi büyük bir nezaket ve muhabbetle karşılayarak Türkiye'den haberler ve havadisler duymak istediğini ifade etti. Ülkemize, Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve Ayasofya Camii başta olmak üzere, dini hayata ve din eğitimine dair bilgiler edinmek amacıyla sorulan sorular ve verdiğimiz cevaplar faslıyla muhabbet dolu bir vakit geçirdik. Osmanlı Devleti'nin işleyiş düzeninde Şeyhülislamlık makamının ağırlığını tarih okuyan herkes bilir. Tayland'daki Şeyhülislamlık makamını ziyaretimin bende bıraktığı izlenim şu oldu: Tarihi bilgiler eşliğinde yaşanan hayatı izlemeye ve anlamaya çalıştığınızda, herhangi bir ülkede dinî otoritenin varlığının ve etkisinin, o ülkedeki dinî hayat üzerinde son derece önemli bir unsur olduğunu, Tayland'da gördüklerimiz bir kez daha bariz bir şekilde ortaya çıkarmaktadır.
Güleryüzlü Şeyhülislam ve tüm çalışanların samimi ilgileriyle ağırlayıp-uğurladığı bizler, artık ikinci durağımıza doğru yola çıkmıştık.
Müslümanların Yoğun Olduğu Bölgede Kamalu'l-İslam Camii ve Külliyesi…
Bangkok'un, şehirden biraz uzakta ama müslümanların yoğun olarak yaşadıkları bölgede bizi davet eden bir külliyeye ve değerli sakinlerine kısa sürede ulaşmıştık. Kamalu'l-İslam Camii ve Külliyesi girişinde bizi bir heyet olarak karşılayan müslümanların kalplerindeki muhabbetini yüzlerinden okumak mümkündü. Ortak parolamız olan selamlaşmamız başka bir söze hâcet bırakmıyordu. Caminin imamı Hacı İsmail, ağır bir hastalıktan dolayı tedavi görmesine rağmen o günkü randevusunu birkaç saat ertelemiş ve bizimle beraber olmayı istemişti. Kendisinin bizzat talep ettiği şifa dualarını ve niyazlarını o günden itibaren dilimizde de kalbimizde unutmadık. Rabbimiz Teâlâ, kendisine eş-Şâfî ismiyle şifalar lütfeylesin…
Kısa bir süre dinlenerek namaza geçeceğimiz salonun karşısında bizleri karşılayan cami imamı ve cemaatiyle birlikte yaptığımız kısa sohbette, "camilerin, yeryüzünde Beytullah'ın yani Kabe-i Muazzama'nın birer şubesi olduğundan söz ettik. Camilerin bakımı ve temizliğinin Allah tarafından Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'e verildiğini ifade ederek, günümüzde camilerle ilgilenen her müslümanın, aslında bu peygamberlerin görevlerine talip ve mukaddes vazifelerine de varis olduklarını" hatırlattık… Bir şey dikkatimi çekti. Konuşmamı tercüme eden öğrencimden önce sanki benim Türkçe söylediklerimi anlıyor gibiydiler. "Gönülden gönüle konuşmak ve anlamak" dedikleri bu muydu yoksa? Diye düşünmekten kendimi alamadım doğrusu…
Artık öğle namazı vakti gelmişti… Benden ezan okumamı ve namaz kıldırmamı bekliyorlardı. Öğle namazı olması ve seferi olmam sebebiyle namazı kıldıramayacağımı ancak ezan okuyabileceğimi ifade ettim.
Ezan vakti girince daha ilk tekbirleri okurken sesin yankısı ve lebaleb dolu cemaatin coşkusu son derece etkileyiciydi… Geniş bir alanda kurulu Kamalu'l-İslam Camii'nden Tayland semalarına yükselen tekbirler ve şehadetlerle ezan okumak da şahsım için son derece değerli bir tecrübeydi. Cemaatin de bundan aynı şekilde memnuniyet duyduklarını ezan sonrasında onların yüzlerindeki ifadelerden anlamak ve sözlerinden hissetmek mümkündü diyebiliriz…
Anlatacaklarımıza burada bir nokta koyalım ve geri kalan izlenimlerimizi son yazımızda ele alacağımızı ifade ederek şimdilik sizlere sağlık ve afiyetler dileyelim efendim...
Mehmet Emin Ay
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Artık “Tayland-Türkiye İşbirliği Merkezi” adında bir merkezimiz var (09.02.2026)
- Rabbe yöneliş, günahlardan arınma ve Yüce Makam’a Arz-ı Hâl gecesidir, bu gece (02.02.2026)
- İdrak ettiğimiz, “Mübarek Geceler” Nasıl ihyâ edilmeli? (23.01.2026)
- “Mübarek Geceler” Müslüman için neler ifade eder? (19.01.2026)
- Kâbe’de okunan ilk hutbede verilen mesajlar (14.01.2026)
- Kabe’nin izzet ve şeref elbisesi giydiği gün: 11 Ocak 630… (12.01.2026)
- Mekke’nin Fethi’ne giden yolda yaşananlar (08.01.2026)
- Bugün, bundan 1396 yıl önce yaşananlar… (05.01.2026)