VAV TV CANLI YAYIN
Ahmet Ağırakça

Resulullah (SAV) ile Hz. Aişe'nin Evliliği

31 Ağustos 2026

Rasulullah (sav) Mekke'den hicret etmeden önce Hz. Ebu Bekir'in kızı Hz. Aişe ile nişanlanmış, nikâhları kıyılmış, ama zifaf Yesrib'e hicretten sonraya bırakılmıştı. Hz. Aişe'nin yanında büyüyen ve onun öğrencisi olan yeğeni Urve İbn Zübeyr'den gelen bilgiye göre oğlu Hişam İbn Urve şöyle anlatır: Hz. Aişe, Hz. Hatice'nin hicretten üç yıl önce vefat etmesinden bir müddet sonra Rasulullah (sav) tarafından istenmişti. Ancak evlilikleri ise, Medine'ye varmalarından sonra, Hz. Aişe dokuz yaşında iken hicretin birinci yılı Şevval ayında gerçekleşmiştir. (İbn Sa'd, VIII, 60; Buharî, "Menakıbu'l-Ensar", 44; Müslim, "Nikah" 69; Ebu Davud, "Edeb" 63). Büyük bir ihtimalle hicretten altı buçuk, yedi ay sonra düğün yapılmıştı. Düğün için herhangi bir merasim yapılmadı. Ensar ve Muhacirlerin hanımlarından bir grup Hz. Ebu Bekr'in evine giderek gelini hazırlayıp alıp getirmiş, bir düğün yemeği verme imkânı da olmamıştı. Sadece Hazrec'in reisi Sa'd İbn Ubade'nin kendi evinde hazırlattığı bir yemeği Resulullah'ın evine göndermesiyle mütevazı bir ikram olmuştu. (Ahmed İbn Hanbel, Müsned, VI, 211).

Hz. Aişe'nin kaç yaşında iken Rasulullah (sav) ile nişanlandığı ve kaç yaşında evlendiği konusunda hadis mecmuaları ile siyer ve tarih kaynaklarında çok erken bir yaşta nişanlandığına ve küçük yaşta evlendiğine dair bilgiler verilmektedir. Ancak bu kaynaklarda nişanlandığında altı yaşında, evlendiğinde dokuz yaşında olduğuna dair bilgiler olmakla birlikte "bunları ihtiyatla karşılamak gerekir" dersek bu kaynaklardaki bilgileri görmek istemediğimizi de ifade etmez.

Ancak Hz. Aişe'nin, Cubeyr İbn Mut'im ile nişanlandığında Hz. Peygamber'e (sav) Risalet gelmemiş olmalıdır. Zira Mut'im İbn Adiyy, dünürü ile bir görüşmesinde Hz. Ebu Bekir'e: "Oğlumu kendi dinine bağlaman için kızını onunla evlendirmek istiyorsun" demesi üzerine nişan bozulmuştu. Bu durumda muhtemelen Risalet'ten önce nişan olmuş nişanın bozulması da bu görüşmeden sonra meydana gelmiştir. O halde Hz. Aişe'nin babasının Müslüman olmasından önce nişanlandığı ileri sürülür ki, bu da İslam'dan önce sakıncası olmayan bir durumdu. Zira Hz. Peygamber 35 yaşlarında iken ve Risalet'ten önce kızlarını Ebu Leheb'in oğulları ile nişanlamıştı. Ama İslam gelip de vahdaniyet inancı öne çıkınca bu nişanlar bozulmuştu. Bununla ilgili bilgi yukarılarda kaydedilmişti. Muhtemelen aynı durum Hz. Aişe ile Cubeyr'in nişanının da bu sonuçtan dolayı bozulduğu görülmektedir. Zira Hz. Ebu Bekir Müslüman olduktan ve arada bir düşmanlığın ortaya çıkmasından ve Mut'im İbn Adiyy ile aralarında geçen konuşmadan sonra nişanın bozulduğu açıktır. Dolayısıyla bu nişanın İslam'dan evvelki günlerde olmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Resulullah'a Risalet geldiğinde ve İslâm'ın ilk günlerinde Hz. Aişe, Cubeyr İbn Mut'im ile nişanlı olduğunu ön görürsek, babası 33 yaşlarında iken 605 yılında doğmuş olması da kuvvetle muhtemeldir. Hz. Ebu Bekir Rasulullah'tan 2 yaş küçük olup 573 yılında doğmuş olması gerekir. Ümmü Ruman ile 32 yaşında evlenmiş ise 605 yılında bu evlilik gerçekleşmiş oluyor. Bundan bir yıl sonra Abdurrahman, 2 veya 3 yıl sonra Hz. Aişe doğmuşsa Hz. Aişe'nin yaklaşık olarak ve muhtemelen 608 yılından bir yıl önce veya bir yıl sonra doğmuş olması da mümkündür. Eğer Cubeyr'le nişanı Risalet'ten önce ise o zaman 2 veya 3 yaşında nişanlanmış olması gerekir bu da ne akla ne de geleneğe uygundur.

Genel olarak bütün bilgileri göz önünde bulundurursak konuya diğer bir açıdan baktığımızda Hz. Aişe'nin ilk nişanlandığında en az altı yaşında olduğu kabul edilirse o zaman bu duruma göre Rasulullah (sav) onunla nişanlandığında Risalet'in onuncu yılı olduğuna göre o zaman yine en az 12-13 yaşında olmalıdır. Aksi takdirde Resulullah ile nişanlandığında altı yaşında olduğu bilgisini kabul edersek Risalet'in dördüncü yılında doğmuş olması gerekir. Halbuki Risalet'in beşinci yılında meydana gelen Habeşistan hicretleri sırasında babası Ebu Bekir'in hicret etmek istediğini ve babasının hicret anını hatırlayıp o anı anlattığını görüyoruz. (Ahmed İbn Hanbel, Müsned, IV, 198). Habeşistan hicretleri Risalet'in beşinci yılında meydana geldiğine ve bizzat kendisi babasının hicretinden söz ettiğine göre o sıralarda en azından olayı anlayıp aktaracak ve aklının erdiği bir yaşta olması gerekir. Diğer taraftan Hz. Aişe anne ve babasını tanıdığı ilk günden beri Müslüman olduklarını söylemesi de önemli bir bilgidir. Bir çocuğun anne ve babasının hangi dine mensup olduklarını anlayacak yaş, en az üç veya dört yaşı olmalıdır. Bu duruma göre de Rasulullah'ın (sav) Medine'ye hicreti Habeşistan'a hicretten yedi yıl sonra olduğuna göre Hz. Aişe'nin, muhtemelen en azından 11-12 yaşlarında olduğu söylenebilir. Eğer Hz. Aişe'nin Hicret esnasında sekiz yaşında olduğunu söylersek, Hz. Ebu Bekir'in Habeşistan'a hicret etmeye niyet ettiği sıralarda onun bir yaşında veya daha doğmamış olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Bu da diğer bilgilerle çelişir ve onun hicret sırasında 8 yaşında, Rasulullah (sav) ile evlenirken 9 yaşında olduğunu savunan bilgilerle tezat teşkil eder. O zaman da onun 9 yaşında evlendiğine dair bilgileri ister istemez yok hükmünde kabul etmemiz gerekmektedir. Kanaatimizce onun altı yaşında nişanlandığı ile ilgili verilen bilgilerde "on altı" denmek istenmiş, fakat ya lafızda veya imlada "on" sözcüğü düşmüş olmalıdır.

Diğer taraftan eğer Hz. Aişe, Cubeyr İbn Mut'im ile nişanlanırken 6 yaşında nişanın Risalet'in 10. yılında feshedildiğini iddia eden görüşe göre Hz. Ebu Bekr'in kızını bir müşrike nişanladığını kabul edeceğiz. Bu da Risalet'ten sonra asla mümkün değildir. Risalet'in ilk günlerinden itibaren Mut'im İbn Adiyy, Hz. Peygamber'e (sav) ve bütün Müslümanlara tam bir düşman idi. Onun da gelip düşman bildiği bir adamın kızını oğluna nişanlaması da çok makul gelmiyor. Her iki tarafın da Risalet'ten sonra böyle bir ilişkiye asla girmeyecekleri muhakkaktır. Ebu Leheb ve karısının Hz. Peygamber'in kızlarının nişanını atmaları ile ilgili tavrını ve müşriklerin Müslümanları ve Haşimoğullarını Şi'b-i Ebi Talip'te muhasara ederken koştukları şartlardan birisi de bunlara kız verilmeyecek ve onlardan kız alınmayacağı ile ilgili hükmü biliyoruz. Demek ki bu ilk nişan İslam'dan evvel olmuş olmalı ki bu da Hz. Aişe'nin yaşını ve doğum tarihini yaklaşık olarak ortaya çıkarır.

Diğer taraftan İbn İshak, İslâm'a ilk girenlerin listesini verip açıklamalar yaparken Hz. Aişe'nin adını, Habeşistan'a hicretten önce Müslüman olanlar arasında kaydetmektedir. (İbn Ishak, a.g.e., 124). Bu da onun ilk Müslümanlardan olarak Risalet'in ilk yıllarında yaşadığını gösterir. O halde Hz. Aişe, Rasulullah'ın Risâlet'ini ilan ettiği günlerde babasının hicret edeceği anda evdeki hüznü idrak ettiği ve olayı hatırlayıp nakledebilecek bir yaşta yani en az 4 veya 5 yaşında olduğuna göre Medine'ye hicret sırasında en az 12 yaşında olmalıdır. Demek ki 9 yaşında evlendiği bilgisi çok tutarlı gözükmüyor.

Bütün bu bilgilerden ayrı olarak bir tespit daha yaparsak; Hz. Aişe'nin ablası Esma binti Ebi Bekr, hicretin 73. yılında vefat ettiğinde yüz yaşında olduğu bilinmektedir. O halde Esma hicret günlerinde 27 yaşında idi. Zira Esma'nın Rasulullah'ın (sav) daveti ile İslâm'a girmiş on sekizinci Müslüman olduğu malumdur. İbn Hişam, Esma ile birlikte Müslüman olanları sayarken küçük yaşta olduğunu ifade ettiği Hz. Aişe'nin de adını kaydeder ve Habbab İbnu'l-Eret'ten önce Müslüman olduklarını gösterir. (İbn Hişam I, 271). Bu durumda neredeyse Risalet'in ilk günlerinde Hz. Ebu Bekir'den bir müddet sonra Müslüman olduğu görülen Esma'nın on beş yaşında olduğu ortaya çıkar. Zira Habeşistan hicretleri sırasında evli olduğu Zübeyr İbnu'l-Avvam ile hicret edemediği babasının evinde beklediği bilinmektedir. Hz.Aişe'nin üvey ablası Esma'dan on yaş küçük olduğu da ayrıca bilinen bir husustur. (İbn Sa'd, Tabakat, VIII, 58; Zehebi, Siyer A'lâm en-nubela', II, 288). Bu durumda Hz. Aişe'nin Habeşistan hicretleri sırasında 5 yaşında olduğu bu noktadan da tesbit edilmiş oluyor. Habeşistan hicretlerinden yaklaşık 5 yıl sonra Resulullah ile nişanlandığına göre en az nişan öncesinde 12 yaşlarında, evlenirken de 14 yaşlarında olmalıdır. Makul olanı ve verilen bilgilerin de bunu desteklediği görülmektedir.

Bir başka bilgi ile de bunun takviye edildiğini görüyoruz. Bir Iraklının Hz. Aişe'ye sorduğu birkaç soruya cevap verirken Kamer suresi 46. ayetindeki "Onlara vaat edilen vakit Kıyamet vaktidir. O kıyamet daha büyük bir bela ve daha da acıdır." Ayetinin indiği sırada kendisinin Mekke'de çocuk olduğunu anlatır. Ama aynı zamanda bu ayetin neden indiğini ve anlamını çok iyi kavrayacak bir yaşta olduğunu gösteren bir bilgidir. Bu bilgileri anlayacak ve olayları, ahireti inkâr edenlerin akıbetleri ile ilgili yorum yapabilecek yaş en azından temyiz yaşı yani 5 veya 6 yaşında olmalı değil midir? Kamer süresi hicretten beş yıl evvel indiğine göre (İbn Hacer, Feth, XV,26) Hz. Aişe de hicret sırasında en az 11 veya 12 yaşlarında olmalıdır dememiz mümkündür. Hatta hicretten sekiz ay sonra evlenirken yaklaşık olarak on 13 yaşının içindedir. Bu duruma göre gerek onun daha önce Cübeyr İbn Mut'im ile nişanlandığı yaşını, babasının hicret olayını anlatması ve Kamer süresindeki ayetlerle ilgili verdiği bilgiler ve üvey ablası Esma'dan on yaş küçük olduğuna dair bilgiler yan yana getirildiğinde onun Resulullah ile evlendiğinde bu kadar küçük yaşta olduğuna dair verilen malumatı ihtiyatla karşılayıp hatta kenara koymak gerekir. Diğer bir bilgi ve hesaplamaya göre de Hz. Aişe'nin evlenirken hiç de küçük olmadığını müşahede ediyoruz. Babası Hz. Ebu Bekir, annesi Ümmü Ruman ile evlenirken 28 yaşında idi. Çocukları Abdurrahman ve Aişe'nin bu evliliğin ilk 1 veya 3. yılında doğmuş olmaları gerekir. O zaman Hz. Ebu Bekir 33 yaşlarında olmalı, Resulullah da 35 yaşlarında idi. Peygamberlik ona kırk yaşında geldiğine göre Risalet'in gelişinden 5 yıl önce Hz. Aişe'nin doğduğunu ve bu duruma göre evlendiğinde 17 yaşlarında olduğunu söylemek bile mümkündür.

Diğer taraftan Hz. Ebu Bekr'in oğlu Abdurrahman ilk yıllarda İslam'ı kabul etmemiş ve hatta Bedir savaşında müşriklerin safında yer almıştı. Bu durum çerçevesinde de meseleyi incelersek; Hz. Aişe ile anne bir olduklarına göre Abdurrahman Hz. Aişe'den en fazla 2 veya 3 yaş büyük olabilir. Hz. Aişe eğer evlendiğinde 9 yaşında ise Abdurrahman da en fazla 12 yaşında olmalıdır. Siyer kaynaklarındaki bu anlatım dikkatimizi çeker: "Hz. Ebu Bekir'in oğlu Abdurrahman, Kureyş müşrikleriyle birlikte Bedir'e gelmişti. Kendisi, müşriklerin en cesaretlilerinden ve keskin ok atıcılarından idi. Abdurrahman, meydana çıkıp kendisiyle çarpışacak er dileyince, Hz. Ebu Bekir oğluyla çarpışmak üzere hemen ayağa kalktı. Resulullah ona:"Biz, senden yararlanıyoruz! Bize lazımsın" buyurarak, onun oğlu ile çarpışmasına müsaade etmedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, oğlu Abdurrahman'a seslenerek: "Ey kötü adam! Bana olan nisbetin nerede kaldı?" deyince Abdurrahman, son derece kaba ve saygısızca bir eda ile: "Aramızda; silahtan, uzun endamlı, hızlı koşan attan ve yolunu sapıtmış ak saçlı ihtiyarları öldüren keskin kılıçtan başka bir şey kalmadı!" dedi, (Halebî, Uyûn,II, 414). Bu sözleri 15 yaşından küçük birisinin söylemesi mümkün değildir. Eğer Hz. Aişe evlendiği zaman 9 yaşında idiyse Abdurrahman ondan birkaç yaş büyük olduğuna göre 10-11 yaşında olmalıdır. Ancak bu yaşlarda olan birisinin müşrik ordusunda bunca müşrik cengâvere rağmen en iyi ok atan kişi diye anlatılması tuhaf değil midir? İyi ok atan ve meydana çıkıp er dileyen "karşıma çıkacak kimse var mı" diyen birisi en az 18-20 yaşlarında olmalı değil midir? Eğer Abdurrahman en az 18-20 yaşlarında kabul edilirse bu durumda Hz. Aişe de en az 16-17 yaşlarında olmalıydı, dememiz mümkün hale gelir.

Bu duruma göre Risalet'in geldiği günlerde 1 yaşında olduğunu söylemek gerekecek bu da diğer hesaplama ve bilgilerle çelişir. Peki, Hz. Ebu Bekir bu kadar yetişkin kişinin Müslüman olmasına vesile olmuş da 1 yaşından beri elinde büyüyüp yetişen oğluna İslam'ı nasıl telkin edememiş. Bu durumda hz. Aişe: "Ben kendimi bildim bileli annem babam Müslüman idiler" dediğine bakarsak Abdurrahman da o yaşlarda olmalıdır. Ama Bedir'de savaştığına göre o sırada en az 15 yaşlarında olması gerekir ki bu duruma göre kız kardeşinin de Bedir savaşı öncesinde en az 13 yaşında olması gerekir. Demek ki Hz. Aişe Resulullah ile evlendiğinde 9 yaşında olamazdı. Dediğimiz gibi bütün bu hesaplamaları göz önünde bulundurursak en azında 13, 14 hatta en doğru bilgi olarak da 17 yaşında olmalıdır.

Ahmet Ağırakça

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.