İki görüş, iki yaklaşım biçimi
Tunus eski dışişleri bakanlarından ve Gannuşi'nin damadı Refik Abdussselam İran olaylarıyla alakalı şöyle bir değerlendirmede bulunuyor: "Elbette, İran uzun süren Amerikan kuşatmasından yorgun düşmüş durumda ve genel ekonomik durum ve hükümetlerin performansı konusunda kızgın gruplar da var, ancak İran, derin siyasi kökleri ve geniş bir toplumsal tabanı olan büyük bir devrimin ürünüdür ve bu taban, tehlike hissedildiğinde ve dış tehditler arttığında konsolide olur, kenetlenir, daha fazla harekete geçer. Bu nedenle Washington ve Tel Aviv ile bağlantılı bazı karışıklıklar çıkararak rejimi içeriden devirmeyi hedefleyen herkes bir seraba oynuyor demektir."
Öteki değerlendirme ise yine aynı ülkeden ve Yasemin Devrimi'nin ilk cumhurbaşkanı Münsif Marzuki'ye ait. Olaylara şöyle yaklaşıyor:
"Arap Baharı sırasındaki Arap halklarının kalkışmasını hatırlatan İran halkının ayaklanmasıyla karşı karşıya kalan Araplar, bu ayaklanmanın siyonizme ve Amerikan çıkarlarına hizmet ettiğini düşünebilir. Emperyalizmine karşı olan bir rejimi hedef aldığı gerekçesiyle şüpheli bir devrim olduğu görüşünü taşıyabilir veya sonucuna varabilirler. Belki de bu işin arkasında İsrail'in eli, Şah rejiminin kalıntıları ve düşman rejimleri ortadan kaldırma geçmişi olan Amerikan istihbarat teşkilatı vardır; tıpkı 1950'lerde Musaddak'ın devrilmesinde olduğu gibi. Bunlar, bazı insanların son ana kadar en büyük suçlu Beşar Esad'ın yanında durmasına ve bu sözde direniş rejiminin yıllarca süren iç işgal boyunca halkına çektirdiği korkunç acılara göz yummasına neden olan aynı acınası argümanlardır.
Aynı hatayı tekrarlama. Yolunu kaybetme.
Evet, biz emperyalizme ve siyonizme karşıyız.
Ancak biz, laik ya da dini olsun, her türlü istibdada ve zulme de karşıyız. Mazeretleri ve gerekçeleri ne olursa olsun İlgi alanlarımızla tesadüfi kesişmeler ne olursa olsun. Geçmişteki tarihi anlaşmazlıklarımız ne olursa olsun. Biz, halkların özgürlük, onur ve kendi kaderleri üzerinde etkin egemenlik hakkının yanındayız.
Özgürlük bölünmezdir.
Zulüm altında yaşayan halkların çektiği acılar aynıdır.
Artık çıkarların istikametinde ve hesaplı davranışların rüzgarının yönüne göre değişen tutumlardan İllallah dedik, usandık. Yeter. Bu nedenle, bugün tereddüt etmeden büyük İran halkının devriminin yanında yer almalıyız."
Şimdi gitmekte olan Esat'ın patronudur! Komplo ile hakikat değişmez. Kimileri Suriye'den sonra İran'da da yine ezbere sarıldı. Trump, Moğol çerisine benziyor. Bütün aleme nizamat vermeye kalkışıyor! Mevlana onlar karşısında şunu söylemiştir: Biz Moğollara değil Moğolları yaratan Allah'a tapıyoruz! Çelişkilere rağmen doğruyu bulabilmek, hikmeti yakalayabilmek büyük hünerdir.
Mustafa Özcan
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- İran, yol çatında (13.01.2026)
- Öteki versiyonlar (12.01.2026)
- Duvardaki Yazı (10.01.2026)
- Geçmişten günümüze megalo manyaklar! (08.01.2026)
- Çekiç ile örs arasında (05.01.2026)
- Cephe gerisinde satılan savaşlar (04.01.2026)
- İç müdahale mi, dış müdahale mi? (03.01.2026)
- Yeni bir dünyanın eşiğinde ya da 2026: Yol ayrımındaki dünya (29.12.2025)