VAV TV CANLI YAYIN
Mehmet Emin Ay

Yediklerimizde israf etmeme bilincinin oluşmasında Sünnet-i Seniyye’nin önemi

29.06.2026

Günümüz dünyasında yapılan araştırmalarda ortaya çıktığı üzere, en çok israfın, yiyecek ve içecek tüketiminde yaşandığı herkesçe bilinen bir gerçektir. Yeryüzünde belirli coğrafyalarda kıtlık ve kuraklık sebebiyle süregelen açlık dramı yaşanırken, başka coğrafyalarda birtakım ülkelerin, yiyecek ve içecek tüketiminde diz boyu bir israf içinde olduğu da bir başka acı gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Burada asıl manidar olan husus, mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'deki ayetler; ve onları müminlere tebliğ eden Hz. Peygamberin hadislerinde "yadırganan, hoş görülmeyen ve haram kılınarak yasaklanan" bir konu olan "israf" davranışının, müslüman ülkeler ve milletler nezdinde, hak ettiği bir şekilde anlaşılmayışı ve önemsenmeyişidir. Doğrusu, İslam dininde bu kadar açık ve net mesajların olduğu israf konusunda, gönül isterdi ki, en hassas ve en özenli kişiler müslümanlar olsun… Ama maalesef, özellikle yeme-içme konusunda israf hususunda sıralamadaki yerimiz hiç de iç açıcı değil. Bugünkü veriler, ülkemiz de dahil olmak üzere, toplumların önemli bir kesiminin %65'inin, obezite problemi yaşadığını, bunun da düzensiz ve özensiz beslenmeden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Özellikle müslüman toplumlarda bunun sebepleri araştırıldığında, israf etmeden yeme-içme hususunda, hem küçük yaştan itibaren yeterli ve doğru bir din eğitimi alamayışımızın; hem de Sevgili Peygamberimizin "israf etmeme" bilinci kazandıran Sünnet-i Seniyyesi'ni bilemeyişimizin önemli rolü var. Bugünkü yazımızda Peygamber Efendimizin (sav) hayatından ve ifade buyurduğu hadislerinden örnekler vererek, yeme-içme davranışlarımızda israftan uzak durmamızı telkin eden Sünnet-i Seniyyesi'nde bu konunun nasıl ele alındığından söz etmeye çalışacağız.

İsimlerinden biri de "el-Muallim" olan Peygamberimiz (sav) insan için tabii bir davranış olan yeme-içme faaliyetinde müminlere israftan kaçınma hususunda da örnek teşkil eden sözler söylemiş ve uygulamalarda bulunmuş, ümmetine, bu önemli hususta onların faydasına olacak şeyleri öğretmiştir. Onun hayatına bakıldığında, israf etmeden tüketmenin de mümkün olduğunu görmek kabildir. Çünkü "sözleri ve davranışları" anlamına gelen Sünnet-i Seniyye'sinde, her alanda olduğu gibi yeme-içme konusunda da birtakım prensiplerin göze çarpmaktadır. Bundan sonraki satırlarda maddeler halinde bunlara değinilecektir.

Ölçülü ve dengeli beslenmek

Kur'an-ı Kerim, müslümanları "Ümmeten Vasaten" yani ölçü ve denge sahibi bir topluluk" olarak tanıtırken (Bakara, 143) Hz. Peygamber (sav) de "Her işte ve her şeyde en "hayırlı" (en değerli/en doğru/en makbul) olanın, "orta" olanı, yani ölçülü ve dengeli olanıdır" buyurmaktadır. Beslenmek gibi önemli bir konuda İslam'ın, insanı başı boş bırakması, kendi haline terk etmesi düşünülemez. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav) bu konuda da ümmetine el-Muallim vasfıyla, ümmeti için en hayırlı olanı öğretecektir ve öğretmiştir de... Nitekim Sünnet-i Seniyye, yedikleri helal ve temiz şartlarını haiz olsa da onlarla "ölçülü ve dengeli" bir şekilde beslenmeyi tavsiye etmektedir. Bir hadisinde Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

"İnsanoğlu, midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Hâlbuki insanın belini doğrultmasına birkaç lokma yeter. Eğer mutlaka daha fazla yemeği düşünüyorsa, o zaman midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın."

Bu hadis, açık ve net bir biçimde -yedikleri helal de olsa- insanın yeme-içmede haddi aşmamasını yani israfa düşmemesini kendisine bir prensip olarak belirlemesini tavsiye etmektedir. Burada mide organını, "doldurulacak bir kap" gibi vasıflandıran Resul-i Ekrem (sav) vücudun içindeki bu kaba, özenli davranmayı telkin etmiş; tıka basa doldurularak çalışamaz hale getirilmesinden sakındırmıştır. Tıp ilminin sınırlı bilgilere sahip olduğu bir dönemde mideyi bir kap olarak tasavvur eden ve onun, görevini iyi bir şekilde yapabilmesi için bir "nefes boşluğu"na sahip olmasını dile getiren Hz. Peygamber (sav) bu tavsiyesiyle mide organımızın, yediklerimizi başarıyla sindirebilmesinin yolunu göstermiştir. Zira insanın, yediklerinden en üst seviyede istifade etmesi, başarılı bir sindirim ile mümkündür ve sindirim önce midede başlamaktadır.

Öte yandan mideyi tıka basa doldurmanın tıbbî açıdan birçok zararının olduğu bugün artık bilinen bir gerçektir. İyi ve verimli çalışamayan mide, karaciğere yük; bağırsaklara sıkıntı kaynağı olmaktadır. Dolayısıyla birçok hastalığa kaynak teşkil eden dengesiz beslenme ve buna bağlı olarak gelişen obezite, bugün için Peygamberimizin konuya dair tavsiyelerini önemsememizi ve dikkate almamızı gerekli kılmaktadır. Zira daha ziyade aşırı kiloya sahip kimselerde ortaya çıkan tembellik, fazla uyku, uyuşukluk ve rehavet gibi olumsuz durumlar, ölçüsüz ve dengesiz beslenmeden kaynaklanmaktadır. Bu durumun, en fazla yedikleri ve içtiklerine özen göstermeyen ve midelerini haddinden fazla yemek yüküne maruz bırakan kimselerde olduğu bilinmektedir. Kısacası, ölçüsüz ve dengesiz beslenmek, bir israf türüdür ve çeşitli hastalıklara kapı aralayan önemli bir haddi aşma biçimidir diyebiliriz.

Konuya devam edeceğiz. Sağlık ve afiyet dileklerimizle…

Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.