Tasavvuf Kültürü Dersi
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında imam-hatip liselerinde okutulmak üzere Tasavvuf Kültürü Dersi konulduğu ve öğretim programı hazırlandığını görünce çok heyecanlandım ve sevindim. Bildiğim kadarı ile tasavvuf ilk defa müstakilen bir dersin konusu oluyordu. Medreseleri de düşünecek olursak belki de bu topraklarda ilk defa tasavvuf kültürü bir ders olarak müfredata dahil oldu.
Ders hakkında bilgi veren broşür veya kitapçıkta derste hangi konuların üzerinde durulacağı ve nasıl öğretileceği açıklanmış. Buna göre dersin amacı öğrencilerin tasavvufu temel kaynaklara dayanarak doğru bir şekilde tanımalarını, tasavvufun Müslümanların yaşamındaki yerini ve önemini fark etmelerini, aynı zamanda millî ve manevi bilinci yüksek bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Bunu da beceri temelli bir anlayışla ele alıp öğretilmesi gerektiği söylenmiş. Bireyin manevi gelişimini esas alan bir yaklaşımla aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim bireylerin yetiştirilmesini, öğrencilerin mütevazılık, sevgi, saygı, merhamet ve vatanseverlik gibi temel insani ve ahlaki değerleri içselleştirmeleri hedeflenmiş. Bu hedefleri hem amaç hem de uygulama bakımından pek gerçekçi bulmadığımı üzülerek ifade etmeliyim
Program çıktıları
Kitapçığa göre ders ile öğrencilere kazandırılması gereken ve benim tasavvuf kültürü ile ilgi kurmakta zorlandığım bilgi ve beceriler şunlar:
1. Tasavvufun kaynağının Kur'an ve sünnet olduğunu bilmek,
2. Tasavvufun mahiyetini çözümlemek
3. Tasavvufun tarihsel gelişimini özetlemek,
4. Tasavvufi eğitimde dinî kavramları bağlamına uygun kullanabilmek,
5. Tasavvufi düşüncenin gelişiminde öne çıkan şahsiyetleri tanımak
6. Kültürümüzde etkili olan tasavvufi yorumları mukayese edebilmek,
7. Ahlakın tasavvufi hayattaki yerini sentezleyebilmek,
8. Tasavvufta bilgi ve varlık konularını idrak edebilmek,
9. Tasavvufun İslam medeniyetine ve kültürümüze yansımalarını müşahede edebilmek,
10. Türklerin İslam'ı kabul etmesinde tasavvufun rolünü öğrenmek,
11. Tasavvufun günlük hayata etkisini gözleme dayalı tahmin edebilmek.
Bırakın lise öğrencisini İlahiyat fakültesi öğrencisine bile bu çıktıların hepsini kazandırmanın pek mümkün olmadığını düşünmekle birlikte denemenin faydalı olacağını, bekleyip gördükten sonra tekrar gözden geçirilebileceğini kabul ederek devam edelim.
Ders kitabı "Tasavvufu Tanıyalım" "Tasavvufi Eğitim ve Yorumlar", "Tasavvufta Ahlak, Bilgi ve Varlık Anlayışı" ve "Tasavvufun Hayata Yansımaları" olarak dört ünite olarak tasarlanmış. Daha sonra her bir ünitede nelerin nasıl öğretileceği ve ölçüleceğine dair bilgiler tüm teferruatıyla verilmiş.
Henüz ders kitabı hazırlanmadığı için bir değerlendirme yapamamakla birlikte ünitede belirlenen konular ile tasavvuf kültürü arasında bir ilişki kuramadığımı ifade etmeliyim. Bunun üç sebebi var. İlki tasavvuftan daha çok züht anlayışını benimseyen bir yaklaşımın öne çıkmasıdır. İkincisi bu çıktılara ve kazanımlara göre hazırlanan kitabın arzu edilen amaca hizmet etmeme ihtimali olmasıdır. Üçüncü farklı düşündüğüm konu ise dersin içerinin tasavvuf kültüründen daha çok tasavvufa giriş kabilinden bilgi vermek ağırlıklı olmasıdır.
Dersi kim öğretecek?
Tasavvuf kültürü dersini bekleyen diğer sorun dersi verecek hocaların kim olacağıdır. Daha önceki ve mevcut uygulamalara bakarak derse meslek dersleri hocaları arasından ders yükü en az olanlar veya norm fazlası kalma ihtimali olanların girme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan dersin, dersin hocasına bağlı olmakla birlikte bilgi aktarmak ve birkaç ödevle geçiştirilecek olması ve gereken değer ve ilginin gösterilmeme ihtimali ise bu konuda duyduğum bir diğer endişe.
İlahiyat fakültelerinden mezun olan meslek dersleri hocalarının tasavvuf konusunda aldıkları dersi ve bu derste öğrendiklerini biliyoruz. Büyük bir kısmının tasavvuf konusunda mesafeli olduklarını da biliyoruz. Tasavvufu kitaplardan öğrenmiş ve mesafeli duran birinden tasavvuf kültürünü aktarmasını beklemek sizce ne kadar doğru?
Tasavvuf kültürü dersine girecek hocaların tasavvuf karşıtı olmamasına dikkat edilmeli ve mutlaka öncesinde dersin nasıl verileceği konusunda bir seminere alınmalıdır. İlk defa verileceği için uygulamada bir standart olması bakımından da seminer düzenlenmesi son derece önemlidir.
Tasavvuf kültürü nedir?
Program kitapçığında gördüğüm bir diğer sorunlu alan dersin adı ile içeriği arasında bir uyum olmamasıdır. Bu haliyle dersin adı Tasavvufa Giriş veya benzer bir isim olmalıydı.
Tasavvuf kültürü denildiğinde sadece bilgisi değil o bilgi etrafında tarih içinde oluşan ve gelişen yaşam biçimi, aktarılan tecrübe anlaşılır. Kültür dediğimiz şey hayat içinde ve insanla kurduğu ilişki ile teşekkül eden bir olgudur. Dolayısıyla öğrenilen değil edinilen bilgi ve becerilerdir. Namaz kılmak inançla ilgili husus iken cami mimarisi kültürle ilgilidir. Kültür inançların icra edildikleri ortam, biçim ve ritüellerdir. Dolayısıyla tasavvuf kültürü öğretilecekse tasavvufun yaşandığı ortamlar, yaşam biçimi ve gelenekleri merkezinde olmalıdır.
Her kültür gibi tasavvuf kültürünün de kendine has bir dili ve terminolojisi vardır. Sembollerle zenginleştirilmiş bu dil özel davranış kalıpları oluşturur. Bunlar da yazılı olmayan kurallar olup sohbetler, deyimler, gelenekler, derviş kisvesi denilen kıyafetler ve tüm bunları ihtiva eden hikaye ve menkıbelerle bütünlük içinde öğretilir.
Tasavvuf kültürü bir hayat tarzıdır ve sadece inanç ve düşüncelerden ibaret değildir. Eğer tasavvuf kültüründen bahsedilecekse dervişten, tekke hayatından, dil ve edebiyatından, musikisinden, estetik anlayışından, güzel sanatlara katkısından ve en önemlisi gündelik hayata dair edep ve erkandan bahsedilmelidir. Ders içeriğinde bunlara değinilmemesi kanaatimizce büyük bir eksikliktir.
Sözlerimi toparlayayım. Tasavvuf Kültürü dersinin konulmasını tarihi bir gelişme olarak görüyor ve önemsiyorum. Bununla birlikte hem hazırlanması düşünülen ders kitabının içeriği hem de o kitabı okutacak hocalarla ilgili ciddi endişelerim olduğunu belirtmek isterim. Gereksiz yere endişelenmiş olmayı can u gönülden temenni ediyorum.
İsmail Güleç
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Hızır yaşıyor mu? (14.02.2026)
- Tahta Kılıç (07.02.2026)
- Erik dalı gevrektir ne demek? (31.01.2026)
- Batan şeyleri sevmeyen bir ârif: Ayaşlı Şakir Efendi (24.01.2026)
- Zikir meclisleri bize neler öğretir? (17.01.2026)
- Ahilik ahlakını bugüne aktarmak mümkün müdür? (10.01.2026)
- Dijital vicdan yahut ekmeğin kenarı gözyaşından daha iyi değildir (03.01.2026)
- Mehmet Akif’in entelektüel biyografisi yazıldı mı? (27.12.2025)