Hitit Üniversitesi'nden İlaç Devrimi: Doz Azalacak
Kanser tedavisinde yeni dönem, çığır açacak bir proje hayata geçiriliyor. Bilim insanları akciğer kanseri ilaçlarını doğrudan tümör dokusuna taşıyacak yenilikçi bir sistem geliştiriyor. Ocak 2025'te başlayan ve 2027'ye kadar sürecek projede, harici manyetik alan kullanılarak ilacın hedefe yönlendirilmesi hedefleniyor.
Hitit Üniversitesi'nde yürütülen çığır açıcı bir proje, kanser tedavisinde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) desteğiyle başlatılan çalışma kapsamında, akciğer kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini artırırken yan etkilerini minimize edecek yenilikçi bir "manyetik taşıyıcı sistem" geliştiriliyor. Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Tıp Fakültesi'nden üç akademisyen, Doç. Dr. İlknur Tosun Satır, Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Dönmez Güngüneş ve Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Hayırlı Özyol, disiplinler arası bir işbirliğiyle bu önemli projeyi hayata geçiriyor.
Ocak 2025'te başlayan ve 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan proje, akciğer kanseri tedavisinde biyoyararlanımı düşük olan ve şu anda yurt dışından temin edilen bir ilacın hedef dokuya kontrollü şekilde ulaştırılmasını sağlayacak. Manyetik özellikli nanopartikül teknolojisi kullanılarak geliştirilen taşıyıcı sistem, harici manyetik alan yardımıyla ilacı doğrudan tümör dokusuna yönlendirecek. Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Dönmez Güngüneş'in açıklamalarına göre, bu yöntem sayesinde ilacın çok daha etkili şekilde kullanılması, yan etkilerin azaltılması ve hastalara verilecek dozun düşürülmesi hedefleniyor. Proje üç temel aşamadan oluşuyor: İlk aşamada ilaç taşıyıcı nanopartikül sentezlenmesi ve manyetik özellik kazandırılması, ikinci aşamada ilacın bu nanopartiküllerle etkileştirilmesi ve tutunma kapasitesinin belirlenmesi, son aşamada ise biyolojik uyumluluğun test edilmesi ve manyetik alana yanıt verme özelliğinin doğrulanması yer alıyor.
Projenin en önemli hedeflerinden biri, kanser tedavisinde kullanılan yüksek maliyetli ilaçların dozunu azaltarak hem tedavi maliyetini düşürmek hem de hastaların yaşam kalitesini artırmaktır. Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Hayırlı Özyol, geliştirilen nanomalzemenin sadece akciğer kanseri tedavisinde değil, ilerleyen dönemlerde farklı hastalıklar ve ilaçlar için de kullanılabilme potansiyeli taşıdığını vurguluyor. Bu özellik, projeyi Türkiye açısından stratejik öneme sahip kılıyor ve ülkenin ilaç alanında yurt dışına bağımlılığını azaltma yolunda önemli bir adım oluşturuyor. Ayrıca Doç. Dr. İlknur Tosun Satır'ın belirttiği gibi, proje çevre dostu üretim yöntemleri kullanılarak zararlı kimyasallar ve çözücüler olmadan gerçekleştirilecek, bu da sürdürülebilir tıp alanında önemli bir örnek teşkil edecek. Çorum'dan dünyaya açılacak bu yenilikçi teknoloji, kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.