Ayasofya’da beş padişah yatıyor

Bir Osmanlı külliyesi olan Ayasofya’da, ilk gömülen padişah II. Selim’idi. Ayasofya’da ayrıca III. Murad, III. Mehmed, I. Mustafa ve Sultan İbrahim’in yanı sıra yaklaşık 150 hanedan üyesinin mezarları bulunuyor

Yayınlanma Tarihi: 14.06.2020 10:39 Güncelleme Tarihi: 14.06.2020 12:03

İstanbul'da doğan ilk hükümdar olan II. Selim, aynı zamanda İstanbul'da ölen ilk padişah olacak ve Ayasofya'ya gömülecekti. Ayasofya'daki padişah türbeleriyle ilgili Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin ilgili maddelerinde teferruatlı bilgi vardır.

AYASOFYA'DA İLK TÜRBE

Osmanlı hükümdarı II. Selim Ayasofya'ya en fazla hizmet edenlerdendi. Sultan, 1573'te Ayasofya Camii'nin etrafını binalardan temizletip, payandalarla camiyi kuvvetlendirdi. Ayasofya'ya iki minare ve medrese ekletti. Bu inşaatlar sürerken emir vererek kendisi için bir türbe yaptırtmaya başladı. Ancak 1574'te vefat ettiğinde Ayasofya Camii'nin önündeki türbesinin inşaatı bitmemişti. Sultanın cenazesi aynı alanda kurulan otağ içine gömüldü ve 1576'da bitirilince türbesine nakledildi. Türbe, Mimar Sinan tarafından inşa edilmişti. Türbede II. Selim'den başka eşi Nurbanu Sultan, kızları Gevherhan, İsmihan, Fatma sultanlar ile şehzadeleri Süleyman, Osman, Cihangir, Mustafa, Abdullah ve III. Murad'ın oğulları ve kızları da yatmaktadır. Türbede günümüzde 42 sanduka mevcuttur.

ÇİNİLER ÇALINMIŞTI

Türbenin çini panolarının bir kısmı Fransız Albert Dorigny tarafından eksiklerinin tamamlanması bahanesiyle sökülüp, yerine taklitleri konulduktan sonra çalınıp Louvre Müzesi'ne götürülmüştü. Günümüzde Türkiye çinileri geri almak için mücadele ediyor.

II. Selim'den sonra oğlu III. Murad'ın gömüleceği yer olarak da Ayasofya seçildi. Türbesi olmadığı için III. Murad, 1595'te ölümünden sonra 19 şehzadesiyle birlikte önce Ayasofya Camii haziresine gömüldü. Daha sonra oğlu III. Mehmed'in emriyle Mimarbaşı Davud Ağa tarafından türbe inşa edilmeye başlandı ve 1599'da Dalgıç Ahmed Ağa tarafından tamamlandı. Türbe, beş şehzadenin medfun olduğu Şehzadegân Türbesi'yle birleştirilmişti.

Türbede Sultan Murad'dan başka eşi Safiye Sultan, 20 oğlu ve 23 kızıyla birlikte III. Mehmed'in iki kızı ve üç şehzadesi, I. Ahmed'in oğlu Kasım ile Sultan İbrahim'in bir oğlu ve iki kızıyla birlikte toplam 54 kişi medfundur.

III. Mehmed de babası ve dedesi gibi Ayasofya'nın bahçesindeki türbesine defnedilmiştir. Sultan'ın 1603'te vefatından sonra oğlu I. Ahmed emriyle Mimarbaşı Dalgıç Ahmed Ağa tarafından 1604'te türbenin inşasına başlanmış, Başmimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından 1608'de tamamlanmıştır. Türbede III. Mehmed'den başka eşi Handan Sultan, III. Murad'ın kızları ve I. Ahmed'in kızları ile şehzadeleri yatmaktadır. Kaynaklarda 30 kişinin türbe ve çevresinde medfun olduğu kayıtlıdır.

VAFTİZHANE'DEN TÜRBEYE

17. yüzyılda ise ilginç bir gelişme oldu. I. Mustafa tahttan indirildikten sonra 15 yıl boyunca sarayda hapis tutuldu. 20 Ocak 1639'da bir sara kriziyle vefat etti. Ölümünden sonra cenazesi 17 saat musalla taşında kaldı. Cenazesinin gömülecek bir yer arandı. Sonunda Evliya Çelebi'nin babası saray kuyumcusu Mehmed Zılli'nin tavsiyesiyle Ayasofya'nın eski vaftizhanesine Hasbahçe'den toprak getirtilerek defnedildi. Vaftizhane, Ayasofya camiye dönüştürülünce, kandil yağlarının depolandığı bir yer olarak kullanılmaktaydı. I. Mustafa'nın defninden sonra bir hanedan türbesi olacaktı.

1. Mustafa'nın Ayasofya'nın vaftizhanesine defnedilmesi Osmanlı hanedanı türbe geleneğinde bir değişiklikti. İlk defa bir padişaha ayrı bir türbe yapılmamıştı. Sultan İbrahim de 1648'de öldürülünce Ayasofya'da amcası Sultan Mustafa'nın yanına gömüldü. İki padişah tarihe psikolojik problemleriyle geçmişti. Muhtemelen bu yüzden diğer padişah türbelerine gömülmemişlerdi. Ancak bu duruma rağmen Evliya Çelebi, iki sultanın türbesini özellikle kadınların yatır gibi ziyaret ettiklerini anlatır.

Türbede iki padişahla birlikte Sultan İbrahim'in oğlu Şehzade Selim, IV. Mehmed'in oğlu Şehzade Selim, II. Ahmed'in oğlu Şehzade İbrahim, Sultan I. Ahmed'in kızları, Hanzâde Sultan ve Âtike Sultan ve IV. Murad'ın kızı Kaya ve İsmihan Sultan olmak üzere 18 hanedan mensubu medfundur.

150 HANEDAN ÜYESİ

Beşi padişah 150'ye yakın hanedan mensubunun mezarını barındıran Ayasofya'daki türbeler yıllarca kapalı kaldı. Uzun süre kapalı kalan türbeler rahmetli hocamız Haluk Dursun'un büyük çabaları sonucu restore edilerek 2009'da açıldı.

Türbelerin restorasyonu sırasında tahta sandukaların üzerindeki kılıflar değiştirilirken kılıf ile sanduka arasında Kâbe örtüleri ve elbiseler bulunmuştu. Osmanlı mimarisinin en güzel türbe örnekleri günümüzde rahmetlinin sayesinde ücretsiz olarak gezilebiliyor.

Ayasofyalar

İstanbul'un fethinden sonra şehrin en büyük mabedi olan Hagia Sophia Kilisesi Fatih Sultan Mehmed tarafından Ayasofya adıyla fethin sembolü olarak camiye çevrildi. II. Bayezid döneminde Sergios ve Bakhos Kilisesi camiye dönüştürülünce Küçük Ayasofya diye zikredildi. Bunun üzerine Ayasofya, Ayasofya-i Kebir Camii, yani Büyük Ayasofya Camii olarak anılırdı.

Daha sonraki tarihlerde de fethedilen diğer şehirlerdeki kiliseler camiye çevrildiklerinde en büyüğü Ayasofya adıyla anılmaya başlandı. Bu camilerin bir kısmı kiliseyken Hagia Sophia diye anılırken, bir kısmına da Türkler tarafından fethe işaret olması için bu isim yakıştırılmıştı. Yani orijinal ismi Ayasofya değilken Türkler tarafından Ayasofya diye anılmıştı.

Osmanlı döneminde Ayasofya adını taşıyan birçok cami vardı. Yunanistan'da Benefşe ve Selanik'te, Makedonya Ohri'de, Bulgaristan'da Sofya'da, Kıbrıs Lefkoşe'de, Edirne Kaleiçi'nde, Edirne'nin Enez İlçesinde, İznik'te, Trabzon'da, Kırklareli'nin Vize ilçesinde Ayasofya adını taşıyan camiler vardı.

Erhan Afyoncu- SABAH

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.