Lacivert’in 136’ncı sayısı “Dijital sömürü/Makinenin gölgesinde insan kalmak” dosyasıyla raflarda.
Temmuz-Ağustos sayısı, son yıllarda hızla gelişen dijital teknolojilerini ve hayatımıza her geçen gün daha fazla yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni sömürü biçimlerini ele alan kapsamlı bir dosyayla okurla buluşuyor. "Dijital sömürü" temasıyla hazırlanan dosya, yapay zekâ teknolojilerinin kimin kontrolünde olduğunu, bu kontrolün dünyanın geri kalanı için ne tür tehditler barındırdığını ve modern dünyanın yeni savaş biçimleri arasında yer alan algoritma ile veri savaşlarını farklı bakış açılarıyla tartışmaya açıyor.
Ayrıca bu dosyada, 15 Temmuz darbe girişimi ve bu girişime karşı milletçe verilen direnişin 10. yılını anıyoruz.15 Temmuz darbe girişiminin ülkemiz için ne anlama geldiği, nelerin hedeflendiği, kazanılan zaferin 10 yıllık süreçte Türkiye'ye neler kazandırdığı gibi konu başlıkları, Ekrem Kızıltaş ile "15 Temmuz, Türkiye için bir milattır" başlıklı röportajda tartışılıyor. Cengiz Alğan'ın "Özgüven inşasında zirve" ile Bercan Tutar'ın "Neden 15 Temmuz gününü seçtiler?" isimli makaleleri, 15 Temmuz özel dosyasında yer alıyor.
Modern dünyanın yeni sömürü aracı
Dosyada Gökhan Ergür, "Makinenin gölgesinde insan kalmak" başlığıyla insanın düşünme ve üretme kabiliyetini yapay zekaya teslim ettiğinde ortaya çıkması muhtemel psikolojik sorunlardan bahsediyor. Emrah Atila, "Yeni sömürü düzeni: Algoritmalar" isimli yazısında algoritmaların bugün kişinin düşüncesini, kimliğini, tüketim alışkanlığını, şiddete yatkınlığını nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Utku Köse, günümüzde savaşların hangi cephelerde yaşanacağına "Siber savaşların geleceği" yazısıyla değiniyor. Çetin Kaya Koç ise "Dil modelleri anlamı kavrayabilir mı?" diyerek ChatGPT gibi yapay zekâ sistemlerinin işleyişini anlattığı bir yazı kaleme alıyor.
Gloria Shkurti Özdemir, "Yeni güç, yeni sömürü" yazısında yapay zekanın modern dünyanın en güçlü sömürü aracı olduğunu anlatıyor. Ufuk Karakullukcu ise "Trump'tan sonra gerçeklik değişti" yazısında yapay zekanın nasıl gerçeğin kendisini üreten bir teknolojiye dönüştüğünden bahsediyor. Yusuf Ziya Gökçek "Doğu'yu kim çerçeveler?" yazısında Doğu'ya dair algının dijital platformlar aracılığıyla nasıl inşa edildiğini anlatıyor. Rana Canan Cömert, İsrail'in dijital ortamlardaki stratejisini "Algoritmik savaşlar ve Hasbara" yazısıyla ele alıyor. Eda Gezmek ise "Afrika'nın verileri mi daha değerli, elmasları mı?" başlığı altında modern sömürgecilerin Afrika'nın genetik kodlarını ve sağlığını sömürmeyi hedeflediğinden bahsediyor. Gökhan Genç'in "Yapay zekâ çağında sanat ve olasılık çökertme" yazısının ardından Tevfik Uyar'ın "Teknokratik teokrasi" makalesi yer alıyor.
Dosyada ayrıca Betül Yeşil'in "Yapay zekâ haberleri bize ne yapar?", Ömer Beyoğlu'nun "Dikkat ekonomisi ve platform kapitalizmi", Safa Yılmaz'ın "Bulut derebeyliğinde okul", Sertaç Timur Demir'in "Dijitalden öte, hikmetten ziyade", Safa Uslu'nun "Dijital yüzyılın eşiğinde: Tahayyül, hâkimiyet ve istikbal" ve Hasan Kerim Güç'ün "Gerçeği sahteden ayırt edebilmek" başlıklı yazıları yer alıyor.
Ahmet Özhan'ın "Ses, Söz, Sevgili" köşesiyle zenginleşen dosya, Asabi Astrolog köşesiyle tamamlanıyor.