Kütüphaneler Yaşam Alanına Dönüşüyor: Yeni Keşif
Türkiye'de her yıl mart ayının son haftasında kutlanan Kütüphaneler Haftası, 2024'te de okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve kütüphanelerin toplumsal yaşamdaki kritik rolünü vurgulamak amacıyla renkli etkinliklerle başladı. Ülke genelindeki halk kütüphaneleri, üniversite kütüphaneleri ve okul kütüphanelerinde düzenlenen özel programlar, yazar söyleşileri, kitap fuarları ve dijital okuryazarlık atölyeleriyle vatandaşlar bilgiyle buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen hafta boyunca, modern kütüphanelerin sadece kitap ödünç verme merkezi değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel buluşma noktaları olduğu mesajı veriliyor. Özellikle genç neslin okuma alışkanlığını geliştirmeye yönelik interaktif etkinlikler büyük ilgi görüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen ve bu yıl 30 Mart-5 Nisan arasında kutlanılan hafta kapsamında söyleşiler, sergiler, atölye çalışmaları ve kitap okuma etkinlikleriyle her yaştan bireyin kütüphanelerle buluşması hedefleniyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Derince Kütüphanesi'nde yaklaşık 2 yıldır görev yapan Çatpınar, kütüphane kültürünün son yıllarda önemli ölçüde dönüşüm geçirdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Eskiden kütüphaneler daha çok araştırma yapılan, ansiklopedilerin ağırlıkta olduğu mekanlardı. Günümüzde ise romanlar, çocuk kitapları ve Türk tarihine dair eserlerle ön plana çıkıyor. Kütüphaneler artık sadece bilgiye ulaşma noktası değil, aynı zamanda öğrencilerin yoğun olarak ders çalıştığı yaşam alanlarına dönüştü. Biz de bu dönüşümü desteklemek adına, özellikle öğrencilerle düzenlediğimiz etkinliklerle kütüphaneleri daha aktif ve canlı hale getirmeye çalışıyoruz."
- "Kütüphaneler artık çocukların dikkatini çeken bir yer oldu"
Çatpınar, kütüphanelere artık 7'den 70'e okurların geldiğine işaret ederek, "Yaşı büyük insanların sık sık gelip kitap aldığını, küçük çocukların aileleriyle kütüphanede kitap okuduğunu ve bundan da çok zevk aldıklarını görüyorum. Bu durum beni mutlu ediyor." dedi.
Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için kütüphane bünyesinde ayrıca kitap okuma atölyeleri düzenlediklerini aktaran Çatpınar, şöyle devam etti:
"Belli başlı kitaplar seçiyoruz. Bunları çocuklarla beraber inceliyor, yorumluyoruz. Karakterin yerine kendimizi koyuyoruz. Bunun dışında kütüphaneyi tanıtmak için ekstra geziler düzenliyoruz. Kütüphaneler artık çocukların dikkatini çeken bir yer oldu. Tabii ki her zaman kitap okumaya gelmiyorlar. Bazen sadece futbol kitaplarına bakmak için geliyorlar ya da kütüphanenin ortamını görmek istiyorlar. Biz de onlara kütüphaneyi gezdiriyor, kütüphane kurallarını anlatıyoruz, onlarla sohbet ediyoruz."
- "Kütüphane ortamı çok rahat gözlem yapabileceğim bir yer oldu"
Tuba Çatpınar, minik okurlara özel Karavan Çocuk'tan çıkan "Kütüphane Dedektifleri" başlıklı bir kitap kaleme aldığını da dile getirerek, "Kütüphanede çalışmak, benim bir yandan yazma sevdamı tetikledi. Hem öğretmen olduğum için hem de bir kütüphanede çalıştığım için çocuklarla çok fazla vakit geçiriyorum. Kütüphane ortamı çok rahat gözlem yapabileceğim bir yer oldu ve öğrencileri, yetişkinleri gözlemledim. İlk kitabım. Yazarken de çoğunlukla 'Ne yazabilirim?' diye kütüphanede hayaller kurdum." diye konuştu.
Kitabın hikayesinin kütüphane ortamında geçtiğine değinen Çatpınar, şunları anlattı:
"Kitabı yazarken, fen bilimleri öğretmeni olduğum için hem kendi alanımı kullanmak hem de çocukları okumaya sevk edecek bir şeyler yazmak istedim. Kitabımızın içerisinde daha çok Müslüman bilim adamları bulunuyor. Bu dehalar bize ne katmış? Bu konudan biraz fantastik bir şekilde bahsettim. Bir buçuk sene önce Büyükada'ya gitmiştim. Orada Büyükada Rum Yetimhanesi'ni gördüm ve 'Burası bir kütüphane olsaydı muhteşem olurdu' diye düşünmüş, kafamda onu da bir yere not etmiştim."
Çatpınar, kitapta Uhud Savaşı'nın çok bilinmeyen bir yönüne de yer verdiğini dile getirerek, "Bilim adamlarıyla birlikte bu hayal dünyasını çocuklarımızın eline bıraktım. Bilgiye ulaşmanın çok zor olmadığını ama doğru bilginin peşinde koşmanın bir dedektiflik işi olduğunu göstermeye çalıştım." ifadelerini kullandı.