Kudüs'e Neden Gitmeliyiz?
Kudüs bir seyahat rotası değil, bir diriliş ve direniş kalesidir. Mescid-i Aksa'nın mahzun safları, işgale karşı direnen vakur esnafı ve omuzlarında koca bir davanın yükünü taşıyan Filistinliler bizi bekliyor. Kudüs'ün taş sokaklarında ecdadın izini sürmek, hüdhüd kuşlarını dinlemek ve Mescid-i Aksa'da omuz omuza saf tutmak... Her adımı sabır ve fedakârlık isteyen bu yolculuk, aslında emanete sahip çıkmanın ve insan kalabilmenin en somut adımıdır.
Kudüs'e gitmek
"Kudüs'e girilebiliyor mu? Mescid-i Aksa'ya bizi almıyorlar ki, neden gideyim? Ben Kudüs'e gidince ne değişecek? Korkmadın mı? Ya geri dönemeseydin?"
◼ Bu vesvese dolu sorular içinde beni tam kalbimden vuran asıl cümle şu: "Ben gidince ne değişecek?" Büyük bir teessürle, nefesim yettikçe bu soruya cevap vermeye, bu ataleti kırmaya çalışıyorum. Ne yazık ki bu asılsız korkular yüzünden Müslümanların çoğu Kudüs'e "gidilemez bir yer" olarak bakıyor. Oysa işgalci İsrail'in de tam olarak istediği algı budur: "Korkutalım, buraya kimse gelemesin ve biz de bu kutsal topraklarda dilediğimiz gibi hâkimiyet kuralım."