Surların Gölgesinde Bir Medeniyet Mirası: Yedikule Bostanları
Osmanlı Devleti'nin insanı, mimariyi ve doğayı mükemmel bir denge içinde tutan şehir kurgusunun en somut tezahürlerinden biri olan İstanbul bostanları; Yedikule surlarından dere vadilerine uzanan stratejik konumuyla kentin taze gıda ihtiyacını karşılayan, yangın ve sel gibi felaketlere karşı ekolojik bir tampon görevi üstlenen, mülkiyet ve istihdam yapısıyla toplumsal hayatı besleyen ve tarihi surların heybetli gölgesinde doğayı şehir yaşamının ayrılmaz bir parçası kılan eşsiz bir kültür ve sürdürülebilirlik mirasıdır. İşte İstanbul bostanları ile ilgili detaylar...
Surların Gölgesinde Bir Medeniyet Mirası: Yedikule Bostanları
◼ Osmanlı Devleti'nin şehir kurma felsefesi; insanı, mimariyi ve doğayı mükemmel bir denge içinde tutma üzerine kurulu. Bu dengenin en somut, en estetik ve işlevsel tezahürlerinden biri şüphesiz İstanbul'un sur dibi bostanları, bilhassa da Yedikule Bostanları'dır.
◼ Tarihi surların heybetli gölgesinde yüzyıllardır varlığını sürdüren bu yeşil bostanlar, Osmanlı kentsel tasarımında doğanın şehir yaşamından koparılmadığının, aksine onun ayrılmaz bir parçası kılındığının en açık kanıtıdır.