Helva Sohbetlerinden Kar Kuyularına: Osmanlı’da Kış Hayatının Rengi
Osmanlı'nın karla örtülü dünyasına yolculuk yapmaya hazır mısınız? Kar, eski İstanbul'da yalnızca dondurucu bir soğuk değil; dostlukları pekiştiren helva sohbetlerinin sıcaklığı, yazın hararetini dindirecek kar kuyularının bereketi ve sokağın sesini değiştiren bozacı nidasının yankısıydı. Haliç'in donduğu o efsanevi kışlardan, saraydaki buz sefalarına; kuşlara uzanan merhamet elinden, gümüş mangalların başındaki edebi meclislere kadar Osmanlı'nın unutulan kış geleneklerini keşfediyoruz. Helva sohbetlerinden kar kuyularına uzanan bu nostaljik yolculukta, bir medeniyetin kışı nasıl sanata dönüştürdüğüne gelin birlikte tanıklık edelim...
Helva Sohbetleri
◾ Osmanlı'da sosyalleşme oldukça önemliydi. Kış gecelerinin en büyük eğlencelerinden ve sosyalleşme alanlarından biri olan "helva sohbetleri" oldukça meşhurdu.
◽ Maksat yalnızca tatlı yemek değildi elbette, burada şiirler okunur, fıkralar anlatılır, derin tarih sohbetleri yapılırdı. Entelektüel buluşmalar genel olarak kış gecelerinde ve Ramazan ayında yapılmaktaydı.