Eyüpsultan'ın gizli kalmış manevi durakları
İstanbul'un kalbinde, her taşın bir dua, her köşe başının asırlık bir hikâye fısıldadığı Eyüpsultan'da, bilinenin ötesine geçmeye hazır mısınız? Osmanlı padişahlarının tahta çıkış rotası olan Cülus Yolu'nun vakur sessizliğinden, bir valide sultanın asırlardır sönmeyen şefkat ocağına uzanan bu gizemli güzergâh, sizi şehrin kalabalığından koparıp imparatorluğun en derin manevi mühürleriyle tanıştırıyor; zamanın durduğu, tarihin ise ruh bulduğu bu "saklı duraklarda" İstanbul'un gerçek çehresini keşfedeceksiniz. İşte, Eyüpsultan'ın gizli kalmış manevi durakları...
◾ İstanbul'un yedi tepesinden süzülüp gelen rüzgâr, Haliç'in kıyısında durduğunda sizi şehrin en kadim semtlerinden biri olan Eyüpsultan semti sizi karşılar.
◾ Cülus Yolu'nun vakur adımlarından, bir valide sultanın şefkatli imaretine; Mimar Sinan'ın dehasından, son padişahların hüzünlü vedasına uzanan bu güzergâh, bizi İstanbul'un bilinen çehresinden çıkarıp ruhun derinliklerine doğru eşsiz bir yolculuğuna davet ediyor. Gelin, Eyüpsultan'ın kalbinde saklı kalmış, tarihin ve maneviyatın sessizce iç içe geçtiği o durakları birlikte adımlayalım.