Sohbet meclislerinde uyulması gereken edep kuralları
Manevi atmosferin solunduğu sohbet meclislerine girildiğinde, çoğu zaman kelimelerden önce davranışlar konuşur. "Sohbet" kelimesi aslında dostluk ve yarenlik etmekle aynı anlama gelir. Birisiyle sohbet etmek, sadece kelimelerin havada uçuşması değil, o kişiyle kader birliği yapmak ve paylaşımdır. Ancak gerçek bir sohbetin başlayabilmesi için önce "dinleme" eşiğinin aşılması gerekir. Kur'an-ı Kerim'de de vurgulandığı üzere, bir şeylerin bize mal olması ve onu anlamamız için önce kulak vermemiz ve susmamız gerekir. Peki, bir Müslümanın bu ortamlara girdiğinde pusulası ne olmalı?
➡ Görsel zekası kuvvetli bir ressamın, sıradan bir bakışın kaçırdığı detayları tuvale aktarması gibi; irfan meclisine giren kişi de "görsel bir okuma" yapmalıdır. Sohbeti yapan veya önde duran kişi nasıl oturuyor, bardağı nasıl tutuyor, söze nasıl başlıyor? Sır, işte bu "görsel kopyalama" sürecindedir. Buradaki temel nokta "edep"tir. Bir tekkeden diğerine, bir camiden ötekine şekil değişebilir ama öz aynıdır. Kimi yerde ayakkabılarınızı çeviren kişi sizden yaşça büyük olabilir; bu onun vazifesidir, bir hizmet terbiyesidir. O hizmeti reddetmek nezaket değil, o mekanın usulünü bilmemektir.