Ölüm size gelmeden siz kendinize gelin
Dünyayı avuçlarının içinde sımsıkı tuttuğunu düşünüyorsun ya, aslında her nefeste parmaklarının arasından kayıp gidiyor. Çünkü zaman işiyor ve kum saati sona yaklaşıyor. Evin, araban, unvanın baki kalacak sanıyorsan yanılıyorsun. Hiç bitmeyecekmiş gibi kurduğun hayaller; ölümün o vakur sessizliği karşısında birer gölgeden ibaret. Unutma; biz bu hayata sahip olmaya değil, şahit olmaya geldik. Giderken yanında götürebileceğin tek sermaye, kefeninin cebine sığmayan o tertemiz niyetlerin ve bıraktığın iyilikler olacak. O halde ölüm sana gelmeden sen kendine gel!
◾ Hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz, oysa doğumumuz bile ölümümüzün habercisi. Bu dünyaya yumruklarımızı sıkarak geldik, aldığımız ilk nefes bir lütuftu evet, ama aynı zamanda son nefesimize doğru başlayan geri sayımın da ilk saniyesiydi.
◾ Eller arasında doğduk, yine eller arasında veda edeceğiz; ektiğimiz, emek verdiğimiz bu dünya tarlasına...