VAV TV CANLI YAYIN

İklim Krizi Türkiye'de Aşırı Yağışları Katladı

Yayınlanma Tarihi: 23.10.2026 13:49

İstanbul'u felç eden sel felaketinin ardından iklim bilimci Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim krizinin Türkiye'deki aşırı yağışları nasıl şiddetlendirdiğini bilimsel verilerle açıkladı. 13-15 Ekim'de metrekareye 48 saatte düşen 119,2 kilogram yağış, iki ayın ortalamasını tek seferde aştı. Boğaziçi Üniversitesi ekibinin 1950-2023 arası 80 meteoroloji istasyonunu kapsayan araştırması çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: Aşırı yağışlı gün sayısı yüzde 7,5, yağış büyüklüğü yüzde 12,5, toplam yağış içindeki payı ise yüzde 18,8 arttı. Her 1 derece sıcaklık artışı havanın su buharı taşıma kapasitesini yüzde 7 yükseltiyor. IPCC verilerine göre küresel ısınma 2 dereceye ulaştığında kuvvetli yağışlar 1,7 kat, 4 dereceye ulaştığında ise 2,7 kat daha sık yaşanacak. Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'in ısınması kıyı kentlerinde riski artırırken, Türkeş doğal alanların korunması ve bilimsel planlama ile zararların azaltılabileceğini vurguluyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğinin Türkiye'de aşırı yağış olaylarını nasıl şiddetlendirdiğini açıkladı. İstanbul'a 13-15 Ekim arasında metrekareye 48 saatte düşen 119,2 kilogram yağış, eylül ve ekim aylarının toplam ortalamasını aşarak iklim krizinin somut etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. İnsan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazları, yeryüzünden uzaya yayılan ısının daha fazla tutulmasına neden olarak atmosferi, karaları ve denizleri ısıtıyor ve su döngüsünü köklü biçimde değiştiriyor.

Türkeş ve ekibinin 80 meteoroloji istasyonunun 1950-2023 dönemi günlük yağış kayıtlarını incelediği kapsamlı araştırma, Türkiye'deki değişimin boyutlarını ortaya koyuyor. Aşırı yağışlı gün sayısında istasyonların yüzde 7,5'inde, aşırı yağışların büyüklüğünde yüzde 12,5'inde, yıllık toplam yağış içindeki payında ise yüzde 18,8'inde istatistiksel olarak anlamlı artış tespit edildi. Sıcaklık her 1 derece yükseldikçe havanın taşıyabileceği su buharı miktarı yaklaşık yüzde 7 artıyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) verilerine göre, 1950'lerden bu yana karaların büyük bölümünde sıcak hava olayları daha sık ve şiddetli hale gelirken, kara alanlarının çoğunda kuvvetli yağışların sıklığı ve şiddeti de artış gösteriyor. IPCC değerlendirmeleri, sanayi öncesi dönemde ortalama 10 yılda bir görülen kuvvetli günlük yağışın, küresel ısınmanın 2 dereceye ulaşması halinde karalarda yaklaşık 1,7 kat, 4 dereceye ulaşması halinde ise 2,7 kat daha sık gerçekleşebileceğini öngörüyor.

Denizlerin ısınması özellikle kıyı bölgelerinde kuvvetli yağışları artırıyor. Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz çevresindeki yağışlar bu etkileşimle değerlendirilmeli. Sonbaharda denizler yazdan kalan sıcaklığını korurken yüksek atmosferin soğuması, kuvvetli yağışlar için elverişli koşullar oluşturuyor. Sıcak denizler havaya daha fazla su buharı ve enerji aktarıyor; nemli hava soğuk hava kütleleriyle karşılaştığında yükselirken, su buharının yoğunlaşmasıyla açığa çıkan enerji fırtınaların güçlenmesine neden olabiliyor. Ancak sıcak deniz tek başına sel oluşturmuyor; nemi taşıyan rüzgarlar, havanın yükselmesi ve yağış sisteminin bir yerde kalma süresi belirleyici faktörler. Kıyılarda deniz seviyesinin yükselmesi ve fırtına kabarması da etkili olduğunda, yağmur ve akarsu sularının denize boşalması zorlaşabiliyor. Türkeş, afet risklerini azaltmak için havzaların, doğal akarsu yataklarının ve sulak alanların korunması, taşkın riski yüksek bölgelerde yapılaşmanın önlenmesi, yağmur suyunun bütüncül yönetilmesi, altyapının güncel iklim koşullarına göre düzenlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor. İstanbul'da yağışı karşılayacak doğal alanların ve su yollarının büyük ölçüde kaybedilmesi, yağışın afete dönüşmesinde insan kaynaklı faktörlerin payını açıkça gösteriyor.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.