VAV TV CANLI YAYIN
Mehmet Emin Ay

İslam kültüründe “zamanın kadrini bilmek”

10 Ağustos 2026

Geçen haftaki yazımızda son sözlerimizi, "zamanın kadrini bilme" hususunda kaybımızın büyük olduğunu; içinde bulunduğumuz mevcut durumumuzu ve çözüm önerilerini yüce dinimiz İslam ve onun şekillendirdiği kültürümüzden devşirerek sizlerle paylaşmayı arzu ediyoruz cümleleriyle tamamlamıştık. Bugün bu amaçla kaleme aldığımız yazıda, İslam âlimlerinin, mütefekkir ve sûfilerin konuyla ilgili manidar görüşlerini ele alacağız… Ama önce kısa bir durum tespiti yapmayı uygun görüyoruz.

Modern insan günlük hayatında kaç saatini sanal ortamda harcıyor?

TRT Haber Kanalı'nın 31 Ocak 2026 tarihli haberinde, "Modern insan, küresel ortalamada günlük yaklaşık 7 saatini internette ve bunun 2,5 ila 3 saatini doğrudan sosyal medyada harcamaktadır. Türkiye'de ise bu süreler dünya ortalamasının üzerine çıkarak günlük ortalama 7 saat 13 dakikayı; cep telefonunda harcanan süre ise yaklaşık 4 saati bulmaktadır." denilmektedir.

31 Ocak 2026 tarihinden bu yana geçen altı aylık süreç sonunda, yukarıda açıklanan sürenin bugün daha da arttığını söylemek mümkündür. Zira her geçen gün internet operatörleri, kullanıcı sayılarının arttığını "memnuniyetle" ifade etmektedirler. Ne var ki, ticari anlamda onları memnun eden bu durumun; sosyolojik, psikolojik ve biyolojik açılardan hiç de olumlu bir şey olmadığını söylüyor, konularında uzman kişiler… Evet, biz de üzülerek diyebiliriz ki, şu çağda insanlığın geldiği nokta, maalesef "varlık içinde yokluk ve kalabalıklar içinde yalnızlık"tır… Toplumun içinde ama toplumdan soyutlanmış, toplumdan uzak ve adeta tek başına… Çok şeye sahip ama en önemli şeylerden ikisi olan kanaat ve şükür erdemlerinden mahrum… Elindekiyle mutlu olamadığı için de ruhu hep ızdırap içinde… Konuya dair görüş beyan eden uzmanlar internet bağımlılığının şu üç sonucunun olduğunu söylüyorlar:

Bunlardan ilki, Otomatik Alışkanlık. Çünkü telefon kontrolü bilinçli bir eylem olmaktan çıkıp istemsiz bir reflekse dönüşüyor. İkincisi, Dijital Yorgunluk. Zira, sürekli alınan bildirimler ve akış takibi zihinsel enerji tüketimini artırıyor. Üçüncüsü ise Zaman Kaybı. Bu ise odaklanma süresinde meydana gelen bozukluk sebebiyle günlük iş verimliliği ve dinlenme kalitesinin düşmesi anlamına geliyor.

Araştırma ve bilgi edinme amacıyla bilinçli bir eylem olmaktan uzak, sadece istemsiz bir refleksle, kişinin dünyasına ve ahiretine faydası olmayan şeylerle internette vakit geçirmenin tek adı olabilir: Zaman israfı… İsrafın dozuna göre buna "zamanı harcamak" veya "zaman öldürmek" de denilebilir.

Zamanın değerini takdir etmek ve kadrini bilmek, zaman disiplinine sahip olmak erdemlerini kuşanmak ve Asr suresindeki ayetlerde dikkat çekilen "kaybedenler"den olmamak için ne/neler yapılmalı?.. Geliniz İslam âlimlerinin, mütefekkir ve sûfilerin konuyla ilgili görüşlerine başvuralım. Zira bu görüşleri besleyen İslam'ın ta kendisidir. Referans noktaları ya bir ayet-i kerime, ya bir hadis-i şerif ya da gönüllerine Allah Teâlâ'nın lütfettiği ilâhi ilhamlardır.

Kur'an-ı Kerim'de dikkat çekici bir ayet…

Zaman zaman yazılarımızda değindiğimiz konulardan biri de Kur'an-ı Kerim'in, çağlar üstü bir tazelikte olan rehberliğidir. On dört asır önce değindiği ve belirlediği hususlar bugün de geçerliliğini koruyan kılavuzlar gibidir. İşte bu mukaddes kitabın ayetlerinden biri, İsra suresi 36. ayeti, bu konudaki örneğimiz olacaktır.

"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi yaptıklarından sorumludur."

Ayet üzerine müfessirlerin verdiği bilgiler şunu ortaya koymaktadır. Burada insanın cezalandırılmasında en çok rol oynayan dilin zikredilmeyişinin sebebi, kulak organının zikredilmiş olmasıdır. Çünkü kulağın işittikleri aynı zamanda dilin söylediklerine temel teşkil etmektedir. Neticede hem kulak hem göz hem de gönül; kendilerinin ve sahibi olan insanın onlarla neler yaptığından sorguya tabi tutulacaklarını ifade etmektedir, bu ayet… Dolayısıyla, kişinin kulak verip işittiklerine, bakıp gördüklerine ve gönlünde yer verip düşündüklerine, benimseyip önemsediklerine dikkat etmesi gerekmektedir. Çünkü "Büyük Mahkeme"nin kurulacağı Mahşer meydanında kişi hesaba çekilirken, "ağızların mühürlenerek, ellerin konuştuğu; ve ayakların, kişinin yaptıklarına şahitlik edeceği" (Yâsin, 65) bir gündür, Mahşer Günü…

Gerek dünya hayatında yaşadığı bir ömürlük zaman diliminde İslam'ı güzel bir şekilde yaşayan kişi olmak ve gerekse "Hesap Günü" olarak da adlandırılan mahşer günündeki sorgulamada kurtuluşa erenlerden olmak için kişinin bu dünya hayatında kendisini ilgilendirmeyen, dünyasına ve ahiretine faydası olmayan şeylerle zamanı harcaması, İslam'ın yasakladığı "israf" kavramının içine dahil edilmiştir. Bir hadis-i şerifte ifade edildiği üzere "Kadri, gereğince bilinmeyen şeylerden biri olan zaman", maalesef çoğunlukla kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeylerle tüketilmektedir. Belki bu sebepten olsa gerek, on dört asır önce Sevgili Peygamberimiz (sav) şu hadisiyle önemli bir tavsiye buyurmuştu, ümmetine…

"Kişinin, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir."

Gelecek yazımızda buluşmak üzere, zamanı kendisine bereketlendirilen kullardan olmak dileğiyle…

Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.