VAV TV CANLI YAYIN

Mürşide Teyze'nin Ramazan Hatıraları I Ramazan'dan Anlar

Yayınlanma Tarihi: 17.03.2026 11:16 Güncelleme Tarihi: 17.03.2026 11:48

Mürşide Teyze, eski İstanbul kültüründe On Bir Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif'in yerini ve Ramazan ayına dair hatıralarını anlattı: "Ocak, ev demektir. Ocakta pişen yemek aileyi bir arada tutar. Evde peynir ve ekmekle de olsa eski sofra kültürümüze dönmemiz lazım. Çünkü o sofrada birleşme var, aileyi bir arada tutuyor."

11 ayın sultanı mübarek Ramazan-ı Şerif yaşantımızda çocukluğumuzdan bu yana çok önemli yer tutmakta. Tekerlemeler ve şiirlerde geçerdi. Ramazan ayının bilhassa ehemmiyeti İslam'ın beş şartından biri olan oruç mükellefiyeti ile bezenmiş olması ve Müslümanların bu ay boyunca oruç tutması. Ben Osmanlı coğrafyasından başlıyorum. Çünkü köklerimiz Osmanlı, ondan önceki de Selçuklu. Bu gelenek ve görenekten gelen, evde yaşanılan hayatta biz oruç tutmaya çok özenirdik. Annem, "sen çok zayıfsın, sıskasın, nasıl oruç tutacaksın" derdi. "Tutacağım" diye böyle tepinirdim. Yani daha oruç mükellefiyeti gelmeden oruç tutmaya bir özen vardı. İftar vaktini beklemek, topun atılışını dinlemek, Ezan-ı Muhammediye'yi işitmek ayrı bir lezzetti. Ezan-ı Muhammediye'nin sesini ancak biz 1951'den sonra zannediyorum Allahu Ekber'i duymaya başladık.

◾ İftar sofrasında aslolan ilk önce bir çorbadır. Türkiye'de hemen hemen bütün beldelerde iftariyelikten sonra ilk yediğimiz şey çorbadır. İkram çoktu. Yani komşular arasında yemek, içmek çok fazlaydı. Başta da dediğim gibi biz muhafazakar bir aile olduğumuz için yemeklere daha çok babam davet edilirdi. O yemeklerde son derece leziz idi. Bizim eve misafirler geldiğinde baş tatlımız güllaç idi. Ramazan-ı Şerif'e has bir tatlıdır güllaç. Ben de güllaç yapmayı öğrenmiştim. Ayrıca çay keyfi vardı. Teravihler çok güzeldi. Biz de topluca teravihlere giderdik. Teravihiler çocuklar için büyük bir neşeydi. Şerbetler dağıtılırdı. İstanbul'da diş kirası bir gelenek haline gelmişti. Ramazan ayı Anadolu'da da bir neşe kaynağı idi. Toplumda küslerin barıştığı, büyüklerin ziyaret edildiği bir manevi zamandı. Çocukların ellerindeki balonlar, şerbetler fisebilillah dağıtılırdı.

◾ Bir de şu edep vardı: Yahya Efendi'ye giden caddede sol tarafta bir meyhane vardı ve gayri müslimlere aitti. Şöyle yazardı vitrininde: Ramazan dolayısıyla kapalıyız. Bakın bir gayri müslim Müslümanların Ramazan ayına nasıl saygı gösteriyordu. Bizim yaşadığımız zamanlarda sokaklarda alabildiğine aleni olarak yemek içmek yoktu. Yani bir hürmet, bir saygı ve bir neşe var idi: Ramazan neşesi. O da bir değişik bir şey oluyor tabii huzur doluyor insanın içi. Eski İstanbul'da bilhassa Erenköy'de karşılaştığımız insanlar ile selamlaşırdınız, aleni oruç yenmezdi. Bir gizlilik, bir saygı bir de selamlaşma vardı. Öyle ki selamlaşmak çok yaygındı. Hatta Batılı bir yazar şöyle diyor: Dilencisi olmayan memleket. Peki, biz bu disiplini, bu nizamı, bu iş barışcılığı nasıl yapabiliyorduk? Herhalde İslam'ın getirdiği bir sosyal paylaşım var. Hani, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyor ya Efendimiz (SAV)... Erenköy'de evet zenginler çoğunluktaydı ama komşu komşuya ikram ederdi. Mesela Ramazan ayında en çok sevdiğimiz şey umreye gidenlerin -1970'ten sonra açıldı, umre o kadar çok gidilen bir mekan değildi- getirdiği tepsilerdi. Bir börek tepsisinin içinde gayet şık yüzükler -o zaman biz de genç kızız tabii, o yüzüklere bayılıyoruz- mis kokulu seylan çayları -o çayın kokusu yok şimdi, çay içiyoruz ama kokmuyor- ondan sonra hurmalar, -şimdi her yerde hurma var, o zamanlar yoktu- bulunurdu. Allah rahmet eylesin, babam eski dili çok güzel konuşurdu. Dili de İstanbul şivesiydi, o dili özlüyorum. Zat-ı aliniz, devlethaneniz, hanımefendi, hareminiz... Yani böyle kullanılan, okumuşların bir dili vardı. Mesela ben divan edebiyatına da çok özlem çekiyorum. Evimizde divan edebiyatı çok okunurdu. Ramazan gecelerinde ağabeyim okur, biz dinlerdik: Şeyh Galip, Nef'i, Fuzuli, Sabuti, Mevlana... İftardan sonraki sohbetler de güzel olurdu.

Editör: Özge Özkul

Kurgu: Günısığı Gülhan Salma

💠💠💠

FİKRİYAT.COM SOSYAL MEDYADA!

Fikriyat'ı aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edebilirsiniz;

👉 TWITTER

👉 INSTAGRAM

👉 FACEBOOK

👉 YOUTUBE 🔔

👉 Fikriyat.com mobil uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.