İki dostun altmış yıl saklanan mektupları

''Muhterem Efendim, Özlediğim Hocam'', ''Mütehassiri olduğum Muhterem Hocam''; ''Azizim, Uğurum, Dermanım!'', ''Benim Uğurlu Dermanım'' gibi muhteşem hitaplardan oluşan ve 60 yıl saklanan tarihi bir mektuplaşma…

Yayınlanma Tarihi: 26.06.2018 00:00 Güncelleme Tarihi: 26.06.2018 18:25

Uğur Derman, Süheyl Bey'in kendisine yazdığı mektupları 60 sene muhafaza etmiş. Süheyl Ünver de Uğur Bey'in kendisine yazdıklarını diğer pek çok evrakıyla birlikte Süleymaniye Kütüphanesi'ne bağışlamış... Böylece altmış yıl karşılıklı saklanmış bir mektuplaşmanın ürünü olarak ortaya çok güzel bir neşriyat çıkmış… Kubbealtı Neşriyat, Süheyl Ünver ile Uğur Derman arasındaki mektuplaşmaları Gurbetnâme adıyla yayımladı.

Öyle titizlikle saklanmış ki bu mektuplar, insanın aradan bunca yıl geçtiğine inanması hakikaten zor oluyor. Bunlar hoca-talebe mektupları olmanın çok ötesinde, aynı zamanda iki dostun ve gönüldaşın mektupları... Aralarındaki onca mesafeye karşın kopmamış bir bağın ve vefanın çok güzel örnekleri.

Mektuplar 1958-59 yılları arasında Süheyl Ünver'in devletin kendisine tanıdığı izinle Amerika'ya araştırma yapmak üzere gitmesinden sonra, Uğur Derman'a orada kendisini mektupsuz bırakmamasını söylemesinden sonra başlamış. Uluant; ''Süheyl Bey'in gündelik hayatındaki mesafeli duruşu bu mektuplarda vatan hasretinin de tesiriyle çok samimi ve hissi bir şekle dönüşecektir.'' diye belirtiyor.

Sunuş bölümünde, Süheyl Ünver ile Uğur Derman hakkında biyografik bilgiler veriliyor ve bu iki mümtaz şahsiyetin arasındaki kesişim noktaları açıklanıyor. Uğur Derman henüz 20'li yaşlarında güzel sanatlara meraklı bir eczacılık talebesidir ve Üsküdar Toygar Tepesi'nde mukim Necmeddin Okyay ile tanışmak ister, ısrarları neticesinde Üsküdar Valide-i Cedid Camii'nin kayyımı Saim Efendi onu Okyay ile tanıştırır. Zamanla baba-oğul münasebetine dönüşen ilişkileri Hoca'nın 1976 yılındaki vefatına kadar yirmi küsur sene sürmüş. Uğur Derman'ın Süheyl Bey ile tanışması ise 22 yaşına tesadüf eder. Necmeddin Okyay, Tuğrakeş İsmail Hakkı için yazdığı kabir kitabesini Uğur Derman'a vererek, ''Bunu Süheylime götür, göster ve kendisiyle tanış'' diye buyurunca onunla mülaki olan Derman, Süheyl Ünver'e hatla meşgul olduğunu söyleyince, ondan; ''O halde bundan sonra buraya da geleceksiniz.'' diye karşılık bulur.

"Bu Mektuplara Dair" başlığıyla Uğur Derman da çok kısa bir önsöz mahiyetinde yazı kaleme alır. Derman, Süheyl Hoca'nın 18 Nisan 1959 tarihinde kendisine gönderdiği mektubun sonunda ''Bir gün kitaplara geçecek mektuplarınızı muntazaman beklerim'' sözünü alıntılayarak bu kitabın müjdesinin daha o günlerden Süheyl Ünver tarafından verildiğini bildiriyor.

İLK MEKTUP

İlk mektup 10 Ekim 1958 tarihinde Uğur Derman tarafından postalanıyor. Mektuplarda geçen özel isimler dipnot şeklinde, şahısların doğum-ölüm yerleri ve tarihleri verilerek aktarılıyor. Ayrıca kimi yerlerde renkli bir formatta mektupların asılları ile Süheyl Ünver'in gönderdiği kartpostallardaki resimler, mektuplarda bahsi geçen hat levhaları, mezar taşları ve kitabeler kitaba konulmuş.

MERHUM FUZULİ, MERHUM BAKİ DER MİYİZ HİÇ?

Uğur Derman'ın Yahya Kemal'in merhum olduğunu Hocasına ifade etmesi, Süheyl Ünver'in yolladığı mektupta; ''Yahya Kemal Bey -merhum lafını hiç kullanmayın. Hiç Fuzuli, Baki merhum der miyiz? Ama yaşamayanlara söyleyebilirsiniz, rahmete onlar muhtaçtır.'' şeklinde mukabele buluyor.

KİTAPTAKİ İLGİNÇ DİPNOTLAR

Kitaptaki dipnotlardan öğreniyoruz ki Süheyl Ünver, hocaları dışında yaşı sekseni geçen dostlarını ''torunum'' diye anarmış. Uğur Derman hocasına bazen 4 sayfayı aşan mektuplarla memleketinden havadisler bildirir ve hocasının ona hatlarını yapması için tavsiyede bulunduğu kelam-ı kibar sözlerini büyük bir tevazu ile yerine getirmeye gayret eder. Bu süre zarfında Necmettin Okyay'ın yanına sık sık uğrayan Derman, onun yalnız kalmaması ve ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda büyük bir vefa borcu üstlenir.

Kitabın son kısmında ise Ekler var. Bu kısımda Uğur Derman'ın Türk Düşüncesi mecmuasında Peyami Safa'nın açtığı dini bir ankete Ali Fuat Başgil'in verdiği cevabı ile Hattat Sami Efendi'nin Kapalıçarşı'nın Nuruosmaniye kapısında bulunan hattı ile ilgili çeşitli fıkralar bulunmaktadır. (İki Dostun, İki Gönüldaşın 60 Yıl Saklanan Mektupları Bu Gurbetname'de, Dünya Bizim, Oktay Türkoğlu)

Fikriyat'ın kıymetli yazarlarından Prof. Uğur Derman'ın tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz...

Derlenmiştir.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.