Uzaklardan bir nasihat: Tenbihü'l Gafilin
10. asrın en önemli isimlerinden olan Ebu leys Semerkandi, pek çok ilim dalında kendisini yetiştirmiş büyük bir alimdi. Onu asırlar boyunca en çok okunan alimlerden biri yapan özelliği ise "Gafillere Tenbihler" anlamına gelen Tenbihü'l Gafilin isimli eseriydi. Hadisler, alimlerin sözleri ile pek çok konuya değinen eser, asırlar boyunca Müslümanların başucu eserlerinden biri oldu.
Soru: Gaflet kavramı Tenbü'l Gafilin'de nasıl yer tutuyor?
Prof. Dr. İsmail Güleç:
Kitaptan önce gafletten bahsetmek gerekir. Gaflet "dalgınlık, dikkatsizlik, yanılma, ihmal" mânasında isim. "Nefsin kendi arzusuna uyması, zamanın boş geçirilmesi", "yeterince uyanık ve dikkatli davranılmadığı için insana ârız olan yanılgı hali"
Kur'ân-ı Kerîm'de maddî ve mânevî menfaatlerini bilen insanlara "zâkir" ve "ehl-i zikir", bundan habersiz olanlara da "gāfil" denilmiştir. Gaflet "unutma ve yanılma" mânasını da taşımakla birlikte aslında bu iki kavramdan farklıdır Bir şeyi bile bile terk etmek gaflet, bilmeden terketmek unutmaktır. Kur'an, hayvanlardan daha aşağı seviyede bulunan ve kalpleri mühürlü olanları gafil diye niteler (el-A'râf 7/179) ve müminlerden gafil olmamalarını isteyerek (el-A'râf 7/205) Allah'ın âyetlerinden gafil olanların cehennemlik olduklarını bildirir (el-A'râf 7/146; Yûnus 10/7-8).