Sünnet-i Seniyye Işığında Azla Yetinme Sanatı
Modern dünya bize her geçen gün daha fazlasına sahip olmamız gerektiğini fısıldıyor. Eşyanın kalbi kuşattığı, arzuların 'ihtiyaç' maskesi takarak zihni yorduğu bu gürültülü çağda; Sünnet-i Seniyye'nin asude ve sade mirası bize asıl hürriyetin kapılarını aralıyor. İktisadı yalnızca bir cüzdan hesabı olmadığını anlamamız gerekiyor. Peki siz, bereketi haneye ve ömre davet eden bir 'gönül disiplini' olarak yeniden okumaya ne dersiniz? Azla yetinmenin bir mahrumiyet değil, dünyanın ağır ve fani yüklerinden kurtulup ebedî menzile hafifleyerek varma sanatı olduğunu keşfedeceğimiz manevi bir reçete sizi bekliyor...
◾ Asıl iktisat, zihinsel ayrışmayla başlamakta. Modern dünya bize arzuları ihtiyaç gibi sunarak sürekli bir eksiklik hissi aşılıyor. Sünnet-i Seniyye ise bize gerçek ihtiyacın bedensel, sonu gelmez heveslerin ise nefsi olduğunu öğretir. Bu çizgiyi belirlemek, tüketim çarkından çıkmanın ilk adımı olarak kabul ediliyor.
◾ "Âdemoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister. Onun gözünü ancak toprak doyurur."
(Hadis-i Şerif)