Peygamberimiz Nasıl Bir Topluma Gönderildi?
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamberlikle vazifelendirildiği dönem, insanlığın ahlaki, sosyal ve inançsal anlamda derin bir çöküş yaşadığı "Cahiliye Devri" olarak adlandırılıyordu. Kendi elleriyle yaptıkları putlara tapan, güçlü olanın zayıfı acımasızca ezdiği, kadınların ve kız çocuklarının hiçbir değerinin olmadığı, kabilecilik asabiyeti yüzünden bitmek bilmeyen kan davalarının yaşandığı bu vahşi toplum, adeta zifiri bir karanlığın içindeydi. İşte bu içeriğimizde, İslamiyet'in getirdiği adalet, merhamet ve eşitlik ilkeleriyle o köhnemiş zihniyetin nasıl yıkıldığını, dünyanın en büyük ahlak ve inanç devriminin hangi şartlar altında gerçekleştiğini ve bu zorlu coğrafyadan nasıl örnek bir "Asr-ı Saadet" nesli filizlendiğini tüm detaylarıyla ele alıyoruz.
Peygamber Efendimiz'in Doğduğu Dönemde Dünya Nasıl Bir Karanlık İçindeydi?
🔹Milattan sonra 6. yüzyılda, dünyadaki hemen her toplum sosyal anlamda tamamen çürümüştü. Ahlaksızlık, adaletsizlik ve hukuksuzluk diz boyuydu; dünyanın adeta çivisi çıkmıştı. Milyonlarca insan, karanlıklar içinde sessizce bir kurtarıcı gözlüyordu. Gelişi, asırlar öncesinden müjdelenmişti.
🔹Yıllardan 571, Nisan ayının 21'i, bir Pazartesi günü... Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dünyamızı şereflendirdi. Maddenin her zerresi O'nun gelişini kutluyor, alem yaratılışından beri adeta bu anı bekliyordu. Nihayet küfür mağlup olacak, Hakk galip gelecekti. O gece Kisra'nın sarayında sütunlar yıkılmış, Zerdüştlerin bin yıldır sönmeyen ateşleri bir anda sönüvermişti. Efendimizin gelişi, yalnızca Hicaz bölgesindeki Mekke için değil, tüm dünya için köklü bir devrim niteliğindeydi. Peki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) nasıl bir topluma gönderilmişti?