Bir irade terbiyesi olarak oruç
Oruç, yalnızca belli bir süre aç kalma eylemi değil; ruhun beden üzerindeki hakimiyetini ilan ettiği bir özgürleşme disiplinin ta kendisidir. İnsanın en temel içgüdülerini dizginleyerek kendi arzularına "hayır" diyebilmesi, dış dünyaya karşı örülen en güçlü savunma kalkanıdır. Bu zaman dilimi, bireyi pasif bir bekleyişten çıkarıp kendi nefsinin efendisi haline getiren gerçek bir irade miracına erişmesini sağlıyor. İşte, bir irade terbiyesi olarak oruç...
🔹 Oruç tutmak yüce Allah'ın (CC) kullarına bir armağınıdır. Bir Müslüman Allah'ın (CC) isteği üzerine dinin getirdiği bu faziletli ibadeti yerine getirir. Elbette bunun yanında da iman gücü de bulunmakta.
🔹 Bakara suresinin 183-184. ayetlerinde şöyle buyrulur: Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
AYETİN TEFSİRİ
Oruç Allah'ın buyruğunu yerine getirmek için veya farz yahut vâcip olmamakla birlikte O'nun hoşnutluğunu kazanmak için nâfile ibadet niyetiyle müminin, belirli bir süre zarfında her türlü yemeyi, içmeyi terk etmesidir. İslâm'ın getirdiği oruç, zamanı, süresi, şartları, hangi fiillerle ve davranışlarla bozulduğu, tanınan kolaylıklar bakımından daha önceki dinlerde ve milletlerde görülen oruçtan farklıdır.