Türk Edebiyatında Bir Yıldız: Bahaettin Karakoç
Bahaettin Karakoç, şiire ve sanata kattığı değerlerle "Dede Korkut" ve "Beyaz Kartal" olarak anılmaya devam ediyor. Eserlerinde beyaz şiirden aşk temasına uzanan derinliğiyle, edebiyat dünyasına bir armağan bıraktı. 17 Ekim 2018'de aramızdan ayrılan Karakoç'u, edebi yolculuğunda bıraktığı izlerle hatırlıyoruz.
◾ Türk edebiyatında "Dede Korkut" ve "Beyaz Kartal" olarak anılan şair ve yazar Bahaettin Karakoç'un vefatının üzerinden 8 yıl geçti. Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olarak 1930'da Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde dünyaya gelen Karakoç, ilkokulu sonradan Ekinözü adıyla ilçe olacak Cela köyünde, ortaokulu ise Düziçi ilçesi ile Ankara'daki Hasanoğlan Köy Enstitüsünde tamamladı. Erken yaşta edebiyat ve dil yeteneğiyle dikkati çeken Karakoç'un yazı ve şiir yolculuğu ilkokul yıllarında başladı.
◾ Memuriyete 29 Ağustos 1944'te başlayan şair, Kahramanmaraş'taki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle 1982'de görevinden emekli oldu. Bahaettin Karakoç, eserlerinde asıl adının yanı sıra "Baha Deliorman", "Said Yaylalı" ve "Ekinözülü Aşık Rahmani" mahlaslarını da kullandı. Usta kalem, Türk şiirine ve halk müziğine "Mihriban" gibi birçok önemli eseri kazandıran Abdürrahim Karakoç'un da ağabeyiydi. Şiirde biçimi bir enstrümana benzettiğini her fırsatta dile getiren Karakoç, üslubuyla çağdaş Türk şiirinde özgün bir hat oluşturdu.