Arama

Abdülhamide adanmış şiirler

’nin güç kaybettiği bir dönemdi. O ateşten gömlek giydi ve tahta çıktı. Osmanlı’nın yıkılması için kirli oyunlar oynanıyordu. 33 yıl tahtta kalan bu süre boyunca Osmanlı Devleti’nde köklü reformlar gerçekleştirdi, büyük hizmetler yaptı. Abdülhamid Han’ın vefatının 100’üncü seney-i devriyesinde onu minnetle anıyor ve Ulu Hakan’a yazılan şiirleri okuyoruz…

Ya Rabbi-i zü'lcelal-ü eya Halike'i beşer,
Senden gelür bu aleme madam hay ü beşer,
Sultan Hamid-i adile takdir-i hayr kıl,
Sultan Hamid'e malik ü memlûk olan bu halk,
Hiçbir zamanda behyemez reh-ber-i diğer.

Abdülhak Hamid Tarhan

Kaç zamandır gelmişken yade biz,
İşte geldik senden istimdade biz,
Öldürürler basarsak feryada biz,
Padişahım hasret olduk eski istibdade biz...

Süleyman Nâzif

Sen değil naaşın hükümdar olsa elyaktır bizlere
Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus

Ahmed Râsim

Neredesin Şevketli Sultan Hamid Han
Feryadım varır mı arigahına
Ölüm uykusundan bir lahza uyan
Şu nankör milletin bak günahına

Tahkire yeltenen tacü tahtını
Denedi bu millet kara bahtını
Sınadı sillenin nerm ve sahtını
Rahmet et sultanım suz-ahına

Tarihler ismini andığı zaman
Sana hak verecek hey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına

Padişah hem zalim, hem deli dedik
İhtilale kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belii dedik
Çalıştık fitnenin intibahına

Divane sen değil meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz
Sade deli değil edepsizmişiz
Tükürdük atalar kalbigahına

Sonra cinsi bozuk ahlakı fena
Bir sürü türedi girdi meydana
Nereden çıktı bunca veled-i zina
Yuh olsun bunların ham ervahına.

Bunlar halkı didik didik ettiler
Katliama kadar sürüp gittiler
Saçak öpmeyenler secde ettiler
Bir asi zabitin pis külahına

Bugün varsa yoksa...
Şöhretinde herkes fuzuli dellal
Alemi ma'na dan bakta ibret al
Uğursuz taliin şu gümrahına

Haddi yok açlıkla derde girenin
Sehpay-ı kazaya boyun verenin
La'netle anılan Cebabire'nin
Rahmet okuttu bu en küstahına

Çok kişiye şimdi vatan mezardır
Herkesin beladan nasibi vardır
Selametle eren pek bahtiyardır
Bu şeb-i yeldanın şen sabahına

Milliyet davası fıska büründü
Riday-ı diyanet yerde süründü
Türk'ün ruhu zorla asii göründü
Hem peygamgberine,hem Allahına

Sen hafiyelerle dem sürdün ancak
Bunlar her tarafa kurdu salıncajk
Eli,yüzü kanlı bir sürü alçak
Kemend attı dehrin mihr-u mahına

Bu itler -nedense- bana salmadı
Bahalıydı başım kimse almadı
Seyrandan başka işte kalmadı
Gurbet ellerinin bu seyyahına

Hoş oldu cilvesi Cumhuriyetin
Tadı kalmamıştı Meşrutiyetin
Deccala dil çalan böyle milletin
Bundan başka çare yok ıslahına

Lakin sen sultanım gays-ı ekbersin
Ahıretten bile himmet edersin
Çok çekti şu millet, murada ersin
Şefaat kıl Şahım meded-hahına

Rızâ Tevfik Bölükbaşı

Ey Şehriyar-ı atıfet-asar-ı muhterem,
Ey Tac-dar-ı ma'delet-efkar-ı zu'l-krem,
Sensin, o Padişah-ı dil-agah-ı pür -himem.
Kim vasf-ı HAzretin ' de sensin her ne söylesem.
Ahradır ey Halife -i pür -hurf-u ma 'delet.

Yahyâ Kemâl

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN