Arama

Sezai Karakoç

Dünyayı sürügn olarak gören şair

  • Doğum Tarihi 22 Ocak 1933
  • Doğum Yeri Ergani
  • Ölüm Tarihi 16 Kasım 2021
  • Ölüm Yeri İstanbul
Sezai Karakoç, şair, yazar ve mütefekkir olarak edebiyat tarihimize adını altın harflerle yazdıran bir isim. Onun ismi "Diriliş" kavramı ile özdeşleşmiş, dünya savaşlarından yenik çıkan İslam dünyasının "yeniden dirilişini" amaç edinmişti. Bu uğurda, yazı ve düşünce hayatı boyunca diriliş kavramı çevresinde zinde bir bilinç uyandırmaya çalıştı; başta şiir, siyaset ve düşünce olmak üzere, dünya Müslümanlarının uyanışına eserleriyle emek verdi. Fikir ve şiirleriyle çağımıza damga vuran, yaşamı boyunca ümmetin meselelerine odaklanan Türk edebiyatının dönüm noktalarından Üstad Sezai Karakoç Rahmet-i Rahman'a kavuştu. Mekânı cennet, makam-ı âlî olsun. Milletimizin ve ümmetin başı sağ olsun. Sezai Karakoç kimdir? Sezai Karakoç'un hayatı…

HAYATI

◼️ Sezai Karakoç, 22 Ocak 1933'te Diyarbakır'da doğdu. Babası Yasin Bey, Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas cephesinde çarpışırken Ruslara esir düşmüş olan orta hâlli bir tüccardı.

◼️ Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşına katılmış, Gazi Osman Paşa'nın takdirini kazanmış yiğit bir kişiydi. Annesi Emine Hanım ev hanımıydı.

EĞİTİM HAYATI

◼️ Sezai Karakoç'un çocukluğu Ergani, Maden ve Piran'da geçti. İlkokula Ergani'de başladı ve buradaki eğitimini 1944 yılında bitirdi. Maraş Ortaokuluna parasız yatılı olarak kaydoldu. 1950 yılında Gaziantep Lisesi'nden mezun oldu.

◼️ Aynı yıl, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Bu okulun Maliye Bölümünden 1955 yılında, bir yıl gecikmeyle mezun oldu.

YAZARLIK HAYATI

İlkokul, ortaokul ve lise yıllarında okulun en dikkat çekici öğrencisi oldu. İlkokul öğrenciliği yıllarında Battal Gazi kitaplarını, Ahmediye ve Muhammediyeleri okuyarak, dinleyerek büyüdü. Ortaokuldayken Namık Kemal, Ziya Paşa, Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, okuduğu, bildiği yazarlar arasındaydı. Lisede okuma listesine Batı klâsiklerini de ekledi.

Üniversite öğrenimine başladığında Doğu ve Batı klâsiklerinin çoğunu okumuştu. Üniversite öğrenimi sırasında, daha birinci sınıftayken asistanlık teklifi aldıysa da bu teklifin üzerinde durmadı. Liseyi bitirince felsefe öğrenimi görmek istemişti, sonra ilâhiyat okumak istedi. Ancak bu iki okulda öğrenim görmesi mümkün olmadı.

Sezai Karakoç Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavlarına girdi, sonuçları beklemek için İstanbul'a, Necip Fazıl'la tanışmaya gitti. Büyük Doğu'yla ise ortaokul yıllarında tanışmıştı. Ortaokul ve lise yıllarında tutkulu bir Büyük Doğu okuyucusu oldu.

◼️ 1950'li yıllarda bizzat tanıştığı Necip Fazıl'dan bir daha ömrü boyunca ayrılmadı. 1950'li yıllarda bir yandan Büyük Doğu'nun sanat edebiyat sayfalarını yönetti, bir yandan da Büyük Doğu'nun her işine koşturdu. Necip Fazıl'la, senetlerine kefil olacak kadar yakınlık kurdu.

◼️ SBF'den sonra, 30 Kasım 1955 tarihinde Maliye Bakanlığı'nda, Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümünde çalışmaya başladı.

◼️ Burada çalışırken girdiği maliye müfettiş yardımcılığı sınavını kazanarak 11 Ocak 1956'da maliye müfettiş yardımcısı oldu. 3 Şubat 1959'da İstanbul'a gelirler kontrolörü olarak atandı. Görevi gereği yurdun birçok yerini görme imkânı buldu.

◼️ 1 Temmuz 1960-30 Aralık 1961 tarihleri arasında askerlik görevini Ankara ve Ağrı'da tamamladı. Askerlik dönüşü memuriyete devam etti. Edebiyat çalışmalarına daha çok vakit ayırabilmek için 21 Haziran 1965 tarihinde resmî görevinden istifa etti; fakat altı yıl sonra, 1971 yılında tekrar bakanlıktaki görevine döndü ve gelirler kontrolörü oldu.

◼️ Daha sonra Gelirler Genel Müdürlüğü İdari Davalar Müşavirliği görevini yürüttü. Ne ki aynı gerekçeyle 1973 yılında resmî görevinden tekrar istifa etti. Bu tarihten itibaren herhangi bir resmî görev almadı.

DİRİLİŞ PARTİSİ

◼️ 26 Mart 1990'da şiir ve yazılarında, dergilerinde, kitaplarında ortaya koyduğu dünyayı gerçekleştirmek için Diriliş Partisi'ni kurdu.

◼️ Yedi yıl bu partinin genel başkanlığı görevini yürüttü. Diriliş Partisi, 19 Mart 1997'de siyasi partiler kanunu gereğince, Türkiye'deki il sayısının yarısında şubelerini açmadığı ve üst üste iki seçime katılmadığı gerekçesiyle kapatıldı.

YAZILARI

◼️ İlk yazıları 1950'li yıllarda Büyük Doğu'da yayımlanan Sezai Karakoç, 16 Aralık 1963'ten itibaren değişik aralıklarla Yeni İstanbul gazetesinde, "Karakoç" imzasıyla, "Farklar" başlığı altında günlük yazı yazmaya başladı.

◼️ Bu tarihten önce düzensiz aralıklarla haftalık Yeni İstiklâl gazetesinde de çeşitli yazıları çıkmıştı.

◼️ Sezai Karakoç'un günlük yazıları düzenli bir şekilde 1963'ten itibaren Yeni İstanbul gazetesinde başladı. 4 Aralık 1967'de Babıâlide Sabah gazetesinde yazmaya başlayan Sezai Karakoç'un buradaki yazarlığı on ay sürdü. 1 Temmuz 1974'te Millî Gazete'de "Sûr" başlığı altında devam eden gazete yazarlığı 31 Ağustos 1974'te tamamlandı. 

◼️ Diriliş'i tekrar çıkarabilmek için buradaki yazarlığına son verdi; bu tarihten itibaren Diriliş dergisi dışında hiçbir yerde yazmadı.

 

DİRİLİŞ DERGİSİ

◼️ Diriliş dergisi ve düşüncesi Sezai Karakoç adıyla özdeşleşti. Dünya savaşlarından yenik çıkan İslam dünyasının yeniden dirilişini amaç edindi.

◼️ Bu uğurda, yazı hayatı boyunca diriliş kavramı çevresinde zinde bir bilinç uyandırmaya çalıştı; başta şiir, siyaset ve düşünce olmak üzere, dünya Müslümanlarının uyanışına eserleriyle emek verdi.

◼️ Tüm edebiyat ve düşünce hayatını "diriliş nesli" dediği yeni bir gençliğin yetişmesine adayan Sezai Karakoç'ta diriliş düşüncesi, bir odak noktasıdır. Düşünce dünyasını sistematize eden diriliş kavramını ilk kez 1954 yılında kullandı. 1954 kışında bir arkadaşıyla birlikte Yeni Ay adlı bir dergi çıkarmaya karar verdi. Bu dergi edebiyat kadar, hatta daha ziyade, siyasete de yer verecekti.

◼️ Derginin ilk sayısında Sezai Karakoç'un Tunus ve Cezayir'deki bağımsızlık savaşlarını konu alan, "Bir Milletin Basübadelmevti" başlıklı bir yazısı vardı. Dönemin zor şartlarında, dergiyi dağıtıma vermeden önce prova baskıyı savcıya götürüp incelemesini istediler. Dergiyi inceleyen savcının kanaati şöyledir: "Siz deli misiniz? Derginiz derhal toplatılır ve siz de içeri girersiniz."

◼️ Bunun üzerine dergiyi dağıtıma vermekten vazgeçtiler. Savcının yanlarında yolladığı iki polis nezaretinde bütün dergiler imha edildi. Sezai Karakoç bu yazıyı, aynen, 1960'ta çıkan Diriliş'e aldı. Bu yazı, Mehmet Yasin imzasıyla Yeni İstiklâl'de bir kez daha yayımlandı. Böylece Sezai Karakoç'un ilk dergi denemesi sonuçsuz kaldı. Fakat bir yıl sonra, SBF son sınıftayken, Diriliş'ten önce, iki sayı süren Şiir Sanatı adında bir dergi çıkarmayı başardı.

◼️ Fransız şairlerinden yaptığı çevirilerle, Garip akımının yalınlaştırdığı şiir ortamına bir lirizm aşısı yapan dergide; Sezai Karakoç, Cemal Süreya, Gülten Akın, Orhan Duru, Muzaffer Erdost, M. Rami Ayas, Seyfettin Başçıllar, Erdal Öz, M. Nuri Pakdil, Güner Başar, Nahit Güçlü, Baha Galip Tunalıgil, Abdullah Rıza Ergüven ve Şahinkaya Dil'in şiirleri yer aldı.

◼️ İki sayı çıkan ve geniş bir ilgi uyandırmasına rağmen dergi, ekonomik nedenlerle kapandı. Ekonomik gerekçe, sadece Şiir Sanatı'nın değil, Diriliş dergisi ve yayınlarının da yakasını hiçbir zaman bırakmadı, her zaman birinci dereceden önemli bir mesele olarak kaldı.

Sezai Karakoç'un adıyla özdeşleşen Diriliş dergisi yedi döneme ayrılarak incelenebilir:


1. Diriliş dergisi birinci dönem: Nisan 1960-Mayıs 1960: 2 sayı. Derginin ikinci sayısı bayilere dağıtılırken sıkıyönetim ilân edildi, 27 Mayıs 1960 darbesinin gergin ortamında dergi çıkarmanın zorlukları göz önüne alınarak derginin yayımına ara verildi.

2. Diriliş dergisi ikinci dönem: Mart 1966-Ocak / Şubat / Mart 1967: 12 sayı. Sezai Karakoç, 1965 yılında memuriyetten istifa etti; fakat umduğunu bulamadı. Ekonomik sorunlar yüzünden memleketi Ergani'ye dönmeye karar verse de bir arkadaşının Sezai Karakoç'u bu kararından vazgeçirmek için Diriliş'in tekrar çıkmasını sağlamasıyla memleketine dönmek fikrinden vazgeçti.

3. Diriliş dergisi üçüncü dönem: Ekim 1969 / Temmuz 1970: 12 sayı. Ekim 1970 / Ocak 1971: 4 sayı: Toplam 16 sayı. Dergi 16 sayı çıktıktan sonra dönemin karışık toplumsal olaylarının elvermemesi ve Karakoç'un iki kitabının yasaklanması sebebiyle bir kez daha kapandı. 17 Ekim 1967'de İslam'ın Dirilişi hakkında toplatma kararı çıktı. Sezai Karakoç bu kitabı yüzünden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 163. maddeden yargılanmaya başladı. Aynı yıl, bu davayla uğraşırken bu sefer Yazılar adlı kitabı toplatıldı. Sezai Karakoç, İslam'ın Dirilişi adlı kitabı sebebiyle sekiz yıl mahkûmiyetle yargılandı. İlk başta tutuklu olarak yargılandığı için bir süre sokağa çıkamadı. Sonradan tutuksuz yargılanmasına karar verildi, davalarına gidip gelmeye başladı.

Bu davalardan dolayı Sezai Karakoç, zor günler geçirdi. Davalar (namı diğer "Diriliş Davaları") 1967'den 1974'e kadar sürdü.

4. Diriliş dergisi dördüncü dönem: Eylül-Ekim 1974 / Şubat 1976: 18 sayı. 6 Mayıs 1976 / 3 Ağustos 1978: 42 sayı: Toplam 60 sayı. Diriliş dergisi bu dönemde 19. sayısından itibaren haftada iki gün (Pazartesi ve Perşembe) yayımlanan bir günlük gazeteye dönüştü. Bu dönem dergide İsmet Özel'in de dört şiiri yayımlandı. "Edebiyat dünyasında, ismen tanıyıp şiirine büyük değer verdiğim bir Sezai Karakoç vardı. Onunla tanışmanın yolunu arayıp buldum." diyerek Sezai Karakoç'a gelen İsmet Özel, hayatındaki yeni dönemin ilk şiiri olan "Amentü"sünü de Diriliş'te yayımladı.

5. Diriliş dergisi beşinci dönem: Ekim 1979-Eylül 1980: 12 sayı.

6. Diriliş dergisi altıncı dönem: 7 Ocak 1983-16 / 17 Haziran 1983: 161 sayı. Diriliş bu dönem günlük gazete olarak çıktı.

7. Diriliş dergisi yedinci dönem: 23 Temmuz 1988 / 5 Şubat 1992: 133 sayı. Diriliş dergisi, son diyebileceğimiz bu döneminde, haftalık dergi olarak yayımlandı. Derginin bu döneminde Sezai Karakoç'un hatıraları da yer aldı. Bu dönem, 5 Şubat 1992'deki 131-132-133. birleşik sayıyla son buldu.

 

HAKKINDA

◼️ "Bir anlamda İkinci Yeninin babası sayılan ve sıkı şairlerden ya da sivil şairlerden Sezai Karakoç..."

Ece Ayhan

◼️ "Ruhun Dirilişi beni en çok etkileyen kitaptır. Yirmi ciltlik peygamberler tarihine gerek yok; Yitik Cennet var ya."

İsmet Özel

◼️ "Hızırla Kırk Saat'e destan ağırlığı taşıyan, insana bu baskıyı yapan bir roman diyeceğim gelir. Asırların amacı olarak biriken bir medeniyetin iç romanı. Fakat bir yerde de çabuk bir deyişle, bir açıklamayı da mümkün kılacağı için, bir opera."

Cahit Zarifoğlu

ŞİİRLERİ

◼️ ŞİİR: 

Körfez (1959),
Şahdamar (1962),
Hızırla Kırk Saat (1967),
Sesler (1968),
Taha'nın Kitabı (1968),
Gül Muştusu (1969),
Şiirler I (Hızırla Kırk Saat) (1974),
Şiirler II (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) (1974),
Şiirler III (Körfez, Şahdamar, Sesler) (1974),
Şiirler IV (Zamana Adanmış Sözler) (1975),
Şiirler V (Ayinler) (1977),
Şiirler VI (Leylâ ile Mecnun) (1980),
Şiirler VII (Ateş Dansı) (1987),
Şiirler VIII (Alınyazısı Saati) (1989),
Şiirler IX (Monna Rosa) (1998),
Gün Doğmadan (Bütün Şiirleri) (2000).

 

ESERLERİ

◼️ HİKÂYE: 

Hikâyeler I (Meydan Ortaya Çıktığında) (1978),
Hikâyeler II (Portreler) (1982).

***

◼️ ELEŞTİRİ: 

Edebiyat Yazıları I (1982),
Edebiyat Yazıları II (1986),
Edebiyat Yazıları III (1996).

◼️ İNCELEME-ARAŞTIRMA: 

Yunus Emre (1965),
Mehmet Âkif (1968), Mevlâna (1996).

***

◼️ TİYATRO: 

Piyesyer I (1982),
Armağan (1997).

***

◼️ DÜŞÜNCE: 

İslâm'ın Dirilişi (1967),
İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü (1967),
Dirilişin Çevresinde (1967),
Yazılar (1967),
İslâm (1967),
Kıyamet Aşısı (1968),
Mağara ve Işık (1969),
Allah'a İnanma ve İnsanlık (1970),
Ölümden Sonra Kalkış (1970),
Ruhun Dirilişi (1974),
Çağ ve İlham I (1974),
Yitik Cennet (1976),
İnsanlığın Dirilişi (1976),
Diriliş Neslinin Âmentüsü (1976),
Çağ ve İlham II (1977),
Gündönümü (1977),
Çağ ve İlham III (1980),
Makamda (1980),
Diriliş Muştusu (1980),
Çağ ve İlham IV (1986),
Düşünceler I (1986),
Fizik Ötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I (1995),
Fizik Ötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi II (1995),
Fizik Ötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi III (1995),
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I (1996),
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı II (1996),
Unutuş ve Hatırlayış (1996),
Varolma Savaşı (1997),
Düşünceler II (Kurumlar) (1997),
Samanyolunda Ziyafet (2004).

***

◼️ GÜNLÜK YAZILAR: 

Sütun I (1967),
Farklar (1967),
Sütun II (1969),
Sûr (1975),
Gün Saati (1986).

***

◼️ ÇEVİRİ: 

Batı Şiirinden (Şiir) (1976),
Şiir Anıtlarından (Şiir) (1976),
Çağdaş Batı Düşüncesinden (1997),
Armağan (Fuzûlî'nin Hadîkat'üs-Suadâ'sından uyarlama) (1997).

***

◼️ RÖPORTAJ: 

Tarihin Yol Ağzında (1996).

***

◼️ KONFERANS: 

Çıkış Yolu I (2002),
Çıkış Yolu II (2002),
Çıkış Yolu III (2003).

Biyografinin daha detaylı halini okumak için tıklayın

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN