Biyografi Öner Fikriyat Anasayfa

Hz. Zeyd

Hz. Zeyd

  • Doğum Tarihi MS 581
  • Doğum Yeri Yemen
  • Ölüm Tarihi MS 629
  • Ölüm Yeri Ürdün

Peygamberimize (SAV) vahyin gelmesinden 35 yıl kadar önce doğdu. Aslen Yemen menşeli Kelb kabilesindendir. Hz. Peygamber'den (SAV) sadece 10 yaş küçük olduğu halde evlatlığı olmasından dolayı önceleri Zeyd bin Muhammed diye anılırdı.

Hz. Zeyd

Lakabı

Ancak evlâtlıkların öz babalarının adıyla anılmasını emreden âyet (Ahzâb, 5) indikten sonra babası Hârise'nin adıyla anılmaya başlandı. Resulullah tarafından çok sevildiği için "hibbü Resulillâh" lakabıyla tanınırdı.

Hz. Zeyd

Kardeşi

İslam'ın ilk yıllarında Mekke'de Resulullah (SAV) tarafından Hz. Hamza (RA) ile kardeş ilan edildi. Hz. Hamza (RA) savaşa gitmeden önce öldüğü takdirde ne yapacağını Zeyd'e vasiyet ederdi; şehit olacağı Uhud günü de ona vasiyette bulunmuştu.

Hz. Zeyd

Kölelik yılları

Cahiliye döneminde henüz çocukken annesi Su'dâ ile birlikte Benî Ma'n'daki akrabalarını ziyarete giderken Benî Kayn mensupları tarafından kaçırıldı ve Ukâz panayırında köle olarak Hz. Hatice'nin (RA) yeğeni Hakîm bin Hizâm'a satıldı. Hakîm onu Mekke'ye götürdü ve halası Hatice'ye, Hz. Hatice de Resulullah'a hediye etti.

Diğer bir rivayete göre ise Zeyd'i kaçıranlar Mekke'nin Bathâ semtinde satmak istediklerinde Hz. Peygamber (SAV) kendisini görmüş ve Hatice'ye onu satın almasını tavsiye etmiş, o da satın alıp Resul-i Ekrem'e hediye etmiştir.  Zeyd'in kabilesinden hac için Mekke'ye gelenler kendisini görüp tanıdılar ve dönüşte durumu ailesine bildirdiler.

Babası Hârise ile amcası Kâ'b yanlarına Zeyd'in fidyesini de alarak Mekke'ye geldiler, Resûl-i Ekrem'den (SAV) onu geri istediler. Resûlullah (SAV), Zeyd'i ailesiyle görüştürdü ve dilerse kendileriyle gidebileceğini söyledi. Fakat Zeyd, Resûlullah'ın (SAV) yanında kalmayı tercih etti.

Hz. Zeyd

Taif yolculuğu

Resûl-i Ekrem'in (SAV) Tâif yolculuğunda Zeyd de bulunuyordu. Tâifliler, Resûl-i Ekrem'i (SAV) dinlemeyip şehirden çıkardıkları sırada üzerlerine atılan taşların Peygamber'e (SAV) isabet etmemesi için Zeyd kendi vücudunu ona siper etti ve yaralandı. Peygamber Efendimiz (SAV), kendisini himayesine alan amcası Ebu Talib'in ölümünün ardından müşrik Mekke halkından büyük eziyetler görmüş; düşmanca saldırılar, tahammül sınırlarını aşarak vahşet derecesine çıkmıştı.

Resulullah (SAV), takatini zorlayan bu durum karşısında yanına Zeyd'i de alarak Taif şehrine gitmiş ve onları İslam'a davet etmişti. Ancak Taifliler, iman etmek bir yana, Allah Resulü'ne (SAV) her türlü eza ve cefayı göstermişler; kölelere taşlatarak kovalamışlar ve Efendimizi şehirden çıkarmışlardı.

Peygamberimiz (SAV), yıllar sonra Taif yolculuğunda yaşadıklarının "Uhud gününden bile daha şiddetli" olduğunu söylemişti.Peygamber Efendimiz'in (SAV) mübarek ayakları kanlar içinde kalmış, ayakkabıları kanla dolmuştu.O'nu atılan taşlardan korumaya çalışan fedakâr sahabe Hz. Zeyd de yaralanmıştı. O, Allah Resulü'ne (SAV) atılan taşlara kendi vücudunu siper etmişti.

Hz. Zeyd

Peygamber duası

Peygamberimiz (SAV) ve Zeyd, kendilerini güçlükle Mekkelilere ait bir bahçeye, bir hurma ağacının altına atmışlardı. Hadis-i şerife göre, başta Cebrail olmak üzere melekler, Resulullah'ın (SAV) yanına gelerek "Yâ Resûlallâh! Emir buyur, bu kavmi helâk edelim!" dediler.

Rahmet ve merhamet Peygamberi, uğradığı bu kötü muameleye rağmen beddua etmeyip ellerini kaldırarak şu niyazda bulundu:

"Allâh'ım! Kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresizliğimi, halk nazarında hor ve hakir görülmemi Sana arz ediyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Eğer bana karşı gazaplı değilsen, çektiğim mihnet ve belâlara aldırmam! İlâhî! Sen kavmime hidayet ver; onlar bilmiyorlar. İlâhî! Sen razı oluncaya kadar işte affını diliyorum..."

Hz. Zeyd

Hendek Savaşı

Zeyd bin Hârise Bedir, Uhud, Hendek gazvelerine, Hudeybiye seferine ve Hayber'in fethine katıldı. Bedir zaferinin müjdesini Hz. Peygamber'in (SAV) devesi Kasvâ'ya binerek Medine'ye o ulaştırdı. Hendek Gazvesi'nde muhacirlerin sancaktarı idi. Karede Seriyyesi, Süleym kabilesi üzerine düzenlenen Cemûm, ayrıca Îs, Taref, Hismâ (Benî Cüzâm), Ümmü Kırfe (Benî Fezâre), birinci Vâdilkurâ, Medyen ve ikinci Vâdilkurâ seriyyeleri Zeyd'in kumandanlığında yapıldı.

Hicret'in 6. yılının Rebîülevvel ayı başında, Kureyş'in müttefiki olup Hendek Gazvesi'ne 700 kişilik bir kuvvetle katılan Benî Süleym kabilesini cezalandırmak üzere Cemûm'a gönderildi ve kabilenin üzerine baskın düzenleyerek çok sayıda esir ve ganimet elde etti. Ümmü Kırfe seferinden dönüşünde Resûl-i Ekrem'in (SAV) ona sarılıp öptüğü rivayet edilir.

Hz. Zeyd

Güvenilirliği

Sefevân ve Müreysî' gazvelerinde Resûlullah'a (SAV) vekâlet için Medine'de kaldı. Hz. Peygamber'in (SAV) Zeyd'e olan güvenine işaret eden Hz. Âişe, "Resûl-i Ekrem (sav), Zeyd'i bir ordu ile sefere gönderdiğinde mutlaka onu kumandan tayin ederdi. Eğer şimdi sağ olsaydı kendisini yerine halife bırakırdı" demiştir.

Hz. Zeyd

Mûte Savaşı

Resûl-i Ekrem (SAV), Mûte Savaşı için orduyu yola çıkarırken sancağı Zeyd'e vererek, "Eğer Zeyd şehid olursa sancağı Ca'fer bin Ebû Tâlib alsın, o da şehid düşerse Abdullah bin Revâha alsın" demişti. Üç sahâbî de bu sıraya göre şehid oldu.

Hz. Zeyd

Şehadeti

Resûl-i Ekrem şehadet haberini Medine'de ashabına gözyaşları içinde bildirdi ve şöyle dua etti: "Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım, Ca'fer'e mağfiret et! Allah'ım, Abdullah'a mağfiret et!"