Biyografi Öner Fikriyat Anasayfa

Abdülkerim Kuşeyri

  • Doğum Tarihi MS 986
  • Doğum Yeri İran
  • Ölüm Tarihi Bilinmiyor
  • Ölüm Yeri Bilinmiyor
Mutasavvıf, kelâm, tefsir ve hadis âlimi Abdülkerim Kuşeyri, 986 yılında, bugün İran'ın Türkmenistan sınırı yakınındaki Kûçan kasabasının bulunduğu Üstüvâ yöresinde doğdu.
Abdülkerim Kuşeyri

Çocukluğu

Baba tarafından Arapların İran'ı istilâları sırasında Horasan'a gelip yerleşen Kuşeyr, anne tarafından Benî Süleym kabilesine mensuptur. Küçük yaşta babasını kaybedince akrabalarından Ebü'l-Kâsım el-Yemânî'nin himayesinde büyüdü.

Abdülkerim Kuşeyri

Eğitimi

Ebü'l-Kâsım el-Yemânî'den Arapça ve edebiyat bilgileri öğrendi. Biniciliğe ve silâh kullanmaya heves etti; iyi bir binici ve silâhşor oldu.

Abdülkerim Kuşeyri

Gençliği

Kuşeyrî, babasından miras kalan köyüne konulan ağır verginin hafifletilmesini sağlamak ve hesap öğrenip maliye memuru (müstevfî) olmak amacıyla genç yaşta Nîşâbur'a gitti. Burada bir rastlantı sonucu dönemin tanınmış sûfîlerinden Ebû Ali ed-Dekkâk'ın sohbet meclisine katıldı ve kendisinden etkilenerek müridi olmak istedi. 

Abdülkerim Kuşeyri

İlim tahsili

Dekkâk, ona önce ilim tahsil etmesini söyledi. Bunun üzerine Kuşeyrî Ebû Bekir Muhammed et-Tûsî'den Şâfiî fıkhını öğrendi. Ayrıca kelâm âlimi İbn Fûrek'in, onun vefatından sonra Ebû İshak el-İsferâyînî'nin derslerine devam etti.

 

Abdülkerim Kuşeyri

Vefatı

Son yıllarını refah içinde geçirdikten sonra 30 Aralık 1072'de Nîşâbur'da vefat etti. Mürşidi ve kayınpederi Ebû Ali ed-Dekkâk'ın medresesinin hazîresine gömüldü. Kabri günümüze kadar ziyaret edilegelmiştir.

Abdülkerim Kuşeyri

Eser incelemesi

İsferâyînî'nin kendisine derslerine devam etmesi gerekmediğini, kitaplarını okumasının yeterli olduğunu söylemesi, onun bu sıralarda kelâm ilminde oldukça ileri bir seviyeye ulaşmış olduğunu gösterir. Kuşeyrî bu dönemde Bâkıllânî'nin eserlerini inceleyerek Eş'ârî kelâmını benimsedi. İlimle meşgul olduğu bu yıllarda bir yandan da mürşidi Dekkâk'ın sohbetlerine devam ederek tasavvufî alanda kendini geliştirdi.

Dekkâk'ın kızı Fâtıma ile evlenerek medresesinde ders vermeye başladı.  

Abdülkerim Kuşeyri

Hadis ilmi

Hadis ilmiyle de uğraşan Kuşeyrî el-Müstedrek müellifi Hâkim en-Nîsâbûrî, Ebü'l-Hüseyin el-Haffâf, Ebû Nuaym el-İsferâyînî, Ebû Bekir Abdûs el-Müzekkî, Ebü'l-Hasan el-Ahvâzî gibi muhaddislerin derslerine devam etti. Hatîb el-Bağdâdî başta olmak üzere birçok tanınmış muhaddis kendisinden hadis rivayet etti.

Abdülkerim Kuşeyri

Hitabeti

Mürşidi Dekkâk'ın vefatından sonra Muhammed bin Hüseyin es-Sülemî'ye intisap ederek tasavvufî bilgisini ve tecrübelerini arttıran Kuşeyrî'nin etrafında çok sayıda öğrenci toplandı, ayrıca halkın saygı ve güvenini kazandı.

Ali bin Hasan el-Bâharzî, Kuşeyrî'nin güzel hitabeti ve etkili vaazlarından söz ederken taşa hitap etse onu bile eriteceğini, meclisine şeytan getirilip bağlansa tövbe edeceğini söyler.

Abdülkerim Kuşeyri

Yorumladığı tefsirler

İbn Hallikân'ın tefsirlerin en iyisi ve en açık olanı diye nitelendirdiği et-Tefsîrü'l-Kebîr adlı eserini Sülemî'nin sağlığında 1019 yılından önce yazmaya başlayan Kuşeyrî, bu dönemde Ahmed bin Hüseyin el-Beyhakî ve İmâmü'l-Haremeyn Ebü'l-Meâlî'nin babası Rüknülislâm el-Cüveynî'nin de aralarında bulunduğu bir grupla hacca gitti.

Yolculuk esnasında Bağdat ve Hicaz'daki âlimlerden hadis dinledi.

Abdülkerim Kuşeyri

Hocalığı

Kuşeyri, Nîşâbur'daki medresesinde ders vermeye ve vaaz etmeye devam etti. 1045'te başladığı hadis derslerini ölümüne kadar 27 yıl boyunca sürdürdü. Bu arada Tûs, Ebîverd ve Merv gibi Horasan şehirlerini ziyaret etti.

Abdülkerim Kuşeyri

Er-Risale

er-Risâle: Tasavvuf tarihinin en önemli kaynaklarından sayılan eserde Kuşeyrî, tasavvufun temeli olan konuların Sünnî akîdeye tam anlamıyla uyduğunu ortaya koyarak sûfîlerin Sünnî çevrelerde uğradıkları eleştirilere cevap vermek, ayrıca onların bu çerçeve dışına çıkmalarını önlemek istemiştir.

et-Tahbîr fi't-tezkîr: Esmâ-ül hüsnâyı şerhettiği bu eserinde Kuşeyrî tasavvufî görüşlere geniş yer vermiştir. Kitap bu alanda yazılan ilk tasavvufî şerh olup bu tür şerhlere örnek olması bakımından önemlidir.

Tertîbü's-sülûk fî tarîki'llâh: Zikir âdâbına dair dokuz bölümden meydana gelen risâlenin metni Fritz Meier tarafından Almanca tercümesi ve bir inceleme ile birlikte yayımlanmıştır. Risâle, Pîr Muhammed Hasan'ın neşrettiği er-Resâʾilü'l-Ḳuşeyriyye içinde (Karaçi 1964) Urduca tercümesiyle beraber yer almaktadır.

Abdülkerim Kuşeyri

Et-Tefsîrü'l-Kebîr

et-Tefsîrü'l-kebîr (et-Teysîr fî ʿilmi't-tefsîr): Kuşeyrî'nin torunu Abdülgâfir ile İbn Hallikân'ın kaydettiği bu eserin Kuşeyrî'nin oğlu Ebû Nasr Abdürrahîm'e ait olduğu da rivayet edilmektedir.

Letâʾifü'l-işârât: Kuşeyrî, 1042'de yazmaya başladığını söylediği bu eserinde Sülemî'nin Hakâʾiku't-tefsîr'ini örnek almıştır. Ancak kitap Sülemî'nin tefsirinden daha düzenli ve kapsamlıdır. İşârî tefsir yazan müellifler Letâʾif'ten yararlanmıştır.

Nahvü'l-kulûb: Gramer terimleri ve kurallarının tasavvufî tarzda yorumlandığı ilginç bir eserdir.

Abdülkerim Kuşeyri

Kitâbü'l-Miʿrâc

Şikâyetü Ehli's-sünne bi-hikâyeti mâ nâlehüm mine'l-mihne: Kuşeyrî, Tuğrul Bey döneminde Eş'arîler'e karşı Vezir Kündürî'nin başlattığı hareket üzerine kaleme aldığı bu uzunca mektupta Eş'arî'nin düşüncelerini savunmaktadır. Tek nüshası Kastamonu İl Halk Kütüphanesi'nde bulunan mektubu Sübkî, Eş'arî aleyhtarları tarafından yok edileceğinden korktuğunu söyleyerek Tabakâtü'ş-Şâfiʿiyyeti'l-kübrâ'sına almıştır.

el-Lümaʿ fi'l-iʿtikâd: Eş'arî akaidinin güzel bir özetini ihtiva eden risâle İngilizce tercümesiyle birlikte Richard M. Frank tarafından yayımlanmıştır.

el-Fusûl fi'l-usûl: Her biri bir iki satırlık seksen beş fasıldan meydana gelen risâle önceki eser gibi Eş'arî itikadına dair olup o risâleyi neşreden araştırmacı tarafından yayımlanmıştır

Kitâbü'l-Miʿrâc: Mi'rac hakkında genel bilgiler ihtiva eden eserin yedinci bölümünde sûfîlerin bu konudaki görüşlerine yer verilmiştir.

BİZE ULAŞIN